Don Kişot Masalı
Şövalye olmayı hayal eden Don Kişot'un sadık dostu ile masalıdır.
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, İspanya'nın güneşli topraklarında yaşlı bir beyefendi varmış. Adı Don Kişot'muş. Don Kişot çok fazla şövalye hikayesi okurmuş. Sabahtan akşama kadar "Hışır hışır!" diye sayfaları çevirir, şövalyelerin maceralarını okurmuş. O kadar çok okumuş ki kafası karışmış, gerçek ile hayali ayırt edemez olmuş.
Bir gün Don Kişot'a bir fikir gelmiş. "Artık ben de şövalye olacağım! Kötülere karşı savaşacağım, zayıfları koruyacağım!" demiş kararlı bir şekilde. Evde eski bir zırh bulmuş, paslanmış bir kılıç almış. Ahırda zayıf, yaşlı bir at varmış. Atın adını Roci koymuş. "Sen benim cesur atımsın!" demiş ata okşayarak. At "İİİhh!" diye kişnemiş ama çok yaşlı ve zayıfmış.
Komşusu Sanço Panza adında tombul, iyi kalpli bir köylü varmış. Don Kişot ona demiş: "Sanço, benimle gel! Sen benim sadık yardımcım olacaksın!" Sanço başta tereddüt etmiş ama Don Kişot onu ikna etmiş: "Sana bir ada vereceğim, oranın valisi olacaksın!" demiş. Sanço sevinmiş: "Vay be, vali mi? Tamam geliyorum!" demiş. Küçük eşeğine binmiş, yola koyulmuşlar.
Ovada ilerlerlerken Don Kişot uzakta bir şeyler görmüş. Tepede büyük yel değirmenleri dönüyormuş. "Fııır fııır fııır!" diye kanatları rüzgarda dönüyormuş. Ama Don Kişot'un gözünde bunlar dev görünmüş. "Bak Sanço! Şu devlere saldıracağım!" diye bağırmış heyecanla. Sanço şaşırmış: "Hangi devler efendim? Onlar değirmen!" demiş. Ama Don Kişot dinlememiş.
"Bu devler kötülük yapıyor! Onları yenmeliyim!" diye haykırmış Don Kişot. Mızrağını almış, atını mahmuzlamış. "Hadi Roci, devlere saldır!" demiş. Zavallı yaşlı at "Tık tık tık!" diye koşmaya başlamış. Sanço arkadan bağırmış: "Durrrr! Onlar değirmen, zarar görürsünüz!" demiş. Ama Don Kişot dinlememiş, değirmenlere doğru atılmış.
Don Kişot mızrağını değirmenin kanadına saplamış. Ama kanat dönüyormuş. "Fıııırrr!" diye kanat Don Kişot'u havaya kaldırmış, sonra "Düüüşşt!" diye yere düşürmüş. Don Kişot yerlere yuvarlanmış: "Ahhh!" demiş. Sanço hemen yetişmiş, eşekten inmiş: "Söylemiştim size! Bunlar dev değil, yel değirmeni!" demiş endişeyle. Don Kişot kalkmış, silkinmiş: "Hayır hayır! Bunlar kötü bir büyücünün devleri!" demiş inatla.
Sanço başını sallamış: "Efendim, siz çok kitap okudunuz, aklınız karıştı. Gerçeği göremiyorsunuz artık" demiş üzgün bir şekilde. Don Kişot tozları silkmiş: "Ben şövalyeyim! Görevim kötülükle savaşmak!" demiş. İkisi bir ağacın altına oturmuşlar. Sanço ekmeğini çıkarmış, peynirini çıkarmış, birlikte yemişler. "Nam nam nam!" diye yemişler.
Akşam olmuş, yıldızlar çıkmış. Don Kişot gökyüzüne bakmış, düşünmeye başlamış. Sanço demiş: "Efendim, belki bazen hayal kurmak güzeldir ama gerçeği de görmeliyiz. Siz iyi niyetlisiniz, cesursunuz ama yel değirmenleri dev değildir." demiş. Don Kişot sessizce dinlemiş. Belki de Sanço haklıymış. Ama hayalleri vardı, pes etmek istemiyormuş.
"Sanço" demiş Don Kişot, "belki haklısın. Ama hayaller de güzeldir. Önemli olan iyi niyetli olmak, doğruyu savunmaktır. Sadece gerçek ile hayali karıştırmamak gerekir" demiş düşünceli bir şekilde. Sanço gülümsemiş: "İşte şimdi daha akıllıca konuştunuz efendim!" demiş. İkisi de gülmüşler. O gece yıldızların altında uyumuşlar. Ertesi gün köye dönmüşler.
Gökten üç mızrak düşmüş: Biri kitap olmuş, çünkü hayal kurmak güzelmiş ama gerçeği de görmek gerekiyormuş. Biri masalı dinleyen çocukların kalbine hayal gücü olmuş. Biri de herkesin kalbine mutluluk olmuş.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
4
Beğenmedim
0
Sevdim
1
Güldüm
3
Kızdım
0
Üzüldüm
0
Şaşırdım
0
