Galaksinin Koruyucuları

Dört uzay vatandaşı Kayıp Kuyruklu Yıldız'ı kurtarmak için bir araya gelir.

Galaksinin Koruyucuları

Bir varmış bir yokmuş... Yıldızların arasında vızır vızır uzay gemilerinin dolaştığı, gezegenlerin rengarenk olduğu kocaman bir galakside, "Yıldız Tozu İstasyonu" adında bir mola yeri varmış. Burası galaksinin en kalabalık yeriymiş.

İstasyonun kafeteryasında, kırmızı ceketli, havalı kaskı olan genç pilot Astro oturuyormuş. Astro'nun çok hızlı bir gemisi varmış ama gemiyi tek başına uçurmaktan sıkılmış. Yan masada, turuncu tüylü, kocaman pilot gözlükleri takan ve sürekli bir şeyleri tamir eden dahi sincap Pırpır, bozulan bir tost makinesini tamir ediyormuş.

Köşede ise, taştan yapılmış gövdesiyle dev gibi görünen ama aslında karıncayı bile incitmeyen mavi renkli Kaya, elindeki minik bir çiçeği seviyormuş. O çiçeği ona veren ise, saçları yapraklardan oluşan, yemyeşil tenli, doğa aşığı Flora imiş.

Aniden istasyonun hoparlörleri cızırdamış: "DİKKAT! DİKKAT! Galaksinin neşe kaynağı olan 'Gülümseyen Kuyruklu Yıldız', Somurtkan Uzay Korsanları tarafından 'Yapışkan Nebula'da tuzağa düşürüldü! Eğer kurtarılmazsa galaksi sonsuza kadar mutsuz olacak!"

Herkes korkuyla birbirine bakarken, Astro ayağa fırlamış: "Ben gidiyorum! Ama bir ekibe ihtiyacım var!"
Tamirci sincap Pırpır, İngiliz anahtarını havaya kaldırmış: "Benim gemim yok ama her şeyi tamir edebilirim! Ben varım!"

Dev Kaya, "Benim kaslarım güçlü, ben de gelirim," demiş gür sesiyle.
Flora ise, "O nebulanın bitkilerini ben konuşarak açabilirim," diye eklemiş.
Birbirini hiç tanımayan bu dörtlü, Astro'nun "Mavi Şimşek" adlı gemisine binip yola çıkmışlar. Motorlar "Vınnnnn!" diye kükremiş ve ışık hızına geçmişler!

Yapışkan Nebula'ya vardıklarında her yer mor bir jöleyle kaplıymış. Ortada, parlaklığı azalmış zavallı Kuyruklu Yıldız duruyormuş. Etrafını ise Somurtkan Korsanların gri gemileri sarmış. Korsanlar, "Kimse gülmesin! Herkes somurtsun!" diye bağırıyorlarmış.

Astro gemiyi ustaca kullanarak korsanların arasından sıyrılmış. Ama birden gemi jöleye saplanmış! "Eyvah! Motorlar durdu!" diye bağırmış Astro.
Sıra Pırpır'daymış. Pırpır, geminin paneline dalmış, kabloları birleştirmiş, düğmelere basmış ve "Çalıştı!" diye bağırmış. Motorlar yeniden güçlenmiş.

Tam Kuyruklu Yıldız'a yaklaşacaklarken, devasa uzay sarmaşıkları yollarını kapatmış. Flora hemen geminin önüne geçmiş, ellerini uzatmış ve sarmaşıklara nazikçe fısıldamış. Sarmaşıklar Flora'nın sevgi dolu sözlerini duyunca gevşemiş ve yolu açmış.

Ama Kuyruklu Yıldız'ın üzerinde kocaman bir kaya varmış ve hareket edemiyormuş. Astro geminin kapısını açmış. Dev Kaya, uzay boşluğuna atlamış (korkmayın, onun özel derisi varmış). O devasa kayayı güçlü kollarıyla itmiş, itmiş ve "HOOOP!" diye fırlatıp atmış!

Kuyruklu Yıldız serbest kalmış! Bir anda etrafa o kadar güçlü, o kadar neşeli bir ışık yaymış ki, Somurtkan Korsanların bile yüzünde istemsizce bir gülümseme belirmiş. Korsan Kaptanı, "Hah hah ha! Aslında gülmek güzelmiş yahu, biz neden somurtuyoruz ki?" demiş.

Astro, Pırpır, Kaya ve Flora birbirlerine "Çak!" yapmışlar. Onlar artık sadece yolcu değil, "Galaksinin Neşeli Koruyucuları" olmuşlar.

Gökten üç yıldız tozu düşmüş: Biri cesur pilot Astro'ya, biri zeki Pırpır ve güçlü Kaya'ya, biri de sevgi dolu Flora ve bu masalı dinleyen kahraman çocuklara.

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 19
Beğenmedim Beğenmedim 3
Sevdim Sevdim 23
Güldüm Güldüm 4
Kızdım Kızdım 0
Üzüldüm Üzüldüm 6
Şaşırdım Şaşırdım 3