Gece Masalı Oyuncuları
Üç arkadaş yastıklardan yaptıkları kaleden Masal Diyarı'na düşerler.
Bir varmış bir yokmuş, uyku saati geldiğinde uyumak yerine fısıldaşarak oyun oynamayı seven üç sıkı dost varmış: Maceracı Selim, akıllı Dilara ve şakacı Rümeysa.
Bir Cuma gecesi, Selim'in odasında toplanmışlar. Yastıklardan, çarşaflardan ve sandalyelerden kocaman bir "Gece Kalesi" yapmışlar. Selim, elindeki feneri açıp, "Hazır mısınız? Bu tünelin ucu bilinmeyen diyarlara çıkıyor!" demiş. Rümeysa yeşil dinozor tulumunun kapüşonunu düzeltip kıkırdayarak, "Umarım orada pizza vardır," demiş. Dilara da gözlüğünü düzeltip, "Hadi girelim!" demiş.
Üç arkadaş, yastık tünelinin içine emekleyerek girmişler. Tünelin sonuna geldiklerinde "Hooop!" diye kaydırak gibi bir yerden kayıp kendilerini yemyeşil, ama biraz tuhaf bir ormanda bulmuşlar. Burası Masal Diyarı'ymış ama bildikleri masallara hiç benzemiyormuş!
Karşılarına aniden Kötü Kurt çıkmış! Çocuklar korkuyla birbirine sarılmış. Ama Kurt, gözlüğünü takmış, elindeki şişlerle pembe bir kazak örüyormuş.
Kurt, "Aaa misafir!" demiş nazikçe. "Kusura bakmayın, hava biraz serinledi de büyükanneye değil, kendime kazak örüyorum. Siz de üşüdünüz mü?"
Çocuklar şaşırmış. Dilara, "Şey... Siz insanları yemiyor musunuz?" diye sormuş.
Kurt gülmüş: "Yok canım, o eskidendi. Şimdi vejetaryenim, sadece brokoli çorbası içiyorum."
Çocuklar gülerek yola devam etmişler. Karşılarına devasa bir mağara çıkmış. İçeriden dumanlar yükseliyor, "Güm güm!" sesleri geliyormuş.
Selim, "Dikkatli olun, kesin ateş püskürten bir ejderha var!" demiş.
Mağaradan dışarı, kafasında aşçı şapkası olan, önlük takmış kocaman yeşil bir Ejderha çıkmış. Ama ağzından ateş değil, mis gibi hamur kokusu geliyormuş.
Ejderha, "Of ya! Yine pizzanın kenarını yaktım!" diye söylenmiş. Çocukları görünce, "Hey ufaklıklar! Ateşimi kontrol edemiyorum, pizzalarım yanıyor. Bana yardım eder misiniz?" demiş.
Rümeysa sevinçle atılmış: "Pizza mı? Ben hallederim!"
Birlikte Ejderha'ya pizzayı ne kadar ateşte tutması gerektiğini öğretmişler. Ejderha onlara teşekkür edip, "Dünyanın en acı soslu ejderha pizzasından" ikram etmiş. Tadı harikaymış!
Tam o sırada yer sarsılmış. "GÜM! GÜM!"
Karşıdan bir Dev geliyormuş. Ama bu Dev, elinde kocaman bir sulama kabı taşıyormuş ve parmaklarının ucunda, çiçekleri ezmemek için balerin gibi yürüyormuş.
Dev, incecik sesiyle, "Pardon, minik papatyalarımı gördünüz mü? Onlara ninni söylemem lazım," demiş.
Selim, Dilara ve Rümeysa birbirlerine bakıp kahkaha atmışlar. Bu Masal Diyarı'nda her şey tersineymiş! Kötü bilinenler iyi, korkunç bilinenler komikmiş.
Sabahın ilk ışıkları belirmeye başlayınca, yastık kalesinin girişi havada parlamış. Ejderha, Kurt ve Dev onlara el sallamış.
"Yine gelin! Bir dahaki sefere saklambaç oynarız!" diye bağırmışlar.
Çocuklar tünelden geçip Selim'in odasına geri dönmüşler. Yataklarına yattıklarında hala gülüyorlarmış.
Rümeysa, "Rüya mıydı?" diye sormuş.
Selim, pijamasının cebinden Ejderha'nın verdiği bir dilim pizzayı çıkarmış. "Sanırım değildi," demiş.
O gece üç arkadaş, dış görünüşün ne kadar aldatıcı olduğunu öğrenerek mışıl mışıl uyumuşlar.
Gökten üç yastık tüyü düşmüş: Biri örgü ören Kurt'a, biri aşçı Ejderha'ya, biri de hayal güçleri sınır tanımayan bu üç arkadaşa.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
39
Beğenmedim
4
Sevdim
33
Güldüm
12
Kızdım
1
Üzüldüm
1
Şaşırdım
14
