Kirpi Ailesi ve Yeni Yıl
Yılbaşı gecesi ormana taşınan Kirpi Ailesi, dikenleri yüzünden endişe eder.
Bir varmış bir yokmuş, her yerin pudra şekeri serpilmiş gibi bembeyaz karlarla kaplandığı, çam ağaçlarının buzdan kolyeler taktığı "Kristal Vadi Ormanı"nda yılbaşı heyecanı varmış. Ormanın en enerjik sakini turuncu tüylü Sincap Kiri ve onun en yakın dostu, siyah-beyaz çizgili, yumuşak kalpli Kokarca Penda, ormanın meydanındaki dev çam ağacını süslemekle meşgulmüş.
Hava buz gibiymiş, rüzgar "vuuuu" diye esip herkesin burnunu kızartıyormuş. Tam o sırada, ormanın girişindeki patikada, sırtlarında minik bohçalarıyla, soğuktan titreyen yeni bir aile belirmiş. Bunlar, ormana yeni taşınan, sırtları dikenli, minik burunlu Kirpi Ailesiymiş. Anne Kirpi, Baba Kirpi ve yavruları minik Pıtırcık, soğuktan korunmak için birbirlerine sokulmuşlar ama dikenleri yüzünden tam olarak sarılamıyorlarmış.
Pıtırcık, meydandaki ışıl ışıl ağacı ve eğlenen hayvanları görünce iç geçirmiş:
"Anneciğim, bak ne kadar güzel eğleniyorlar. Keşke biz de gidebilsek. Ama baksana, bizim her yerimiz diken. Yanlarına gidersek balonlarını patlatırız, canlarını yakarız diye bizi istemezler, değil mi?"
Annesi üzgünce başını sallamış: "Belki de haklısın yavrum, biz şimdilik şu kütüğün arkasında duralım."
Ağacın en tepesine parlayan bir yıldız yerleştirmeye çalışan Sincap Kiri, aşağı baktığında titreyen aileyi fark etmiş. Hemen aşağı inip Kokarca Penda'nın omzuna dokunmuş.
"Penda bak! Yeni komşularımız gelmiş ama çok üşümüş görünüyorlar. Üstelik kimse onlara 'merhaba' dememiş!"
Penda, "Yılbaşı gecesi kimse dışarıda ve yalnız kalmamalı! Hele ki yeni taşınmışlarsa," demiş. Hemen kamp ateşinin üzerinde kaynayan kazandan, mis gibi kokan sıcak fındık çorbasını büyük kupalara doldurmuşlar.
Kiri ve Penda, ellerinde dumanı tüten çorbalarla Kirpi ailesinin yanına koşmuşlar. Baba Kirpi, onları görünce çekinerek geri çekilmiş.
Ama Penda en tatlı gülümsemesiyle, "Merhaba! Ben Penda, bu da arkadaşım Kiri. Ormanımıza hoş geldiniz! Size ısınmanız için 'Hoş geldin çorbası' getirdik," demiş.
Kirpi ailesi bu sıcaklık karşısında şaşırmış. Çorbaları minik patileriyle tutup içerken içleri ısınmış, yanaklarına renk gelmiş. Minik Pıtırcık, cesaretini toplayıp sormuş:
"Şey... Teşekkür ederiz. Ama biz partiye gelebilir miyiz? Yani... Bizim dikenlerimiz var, yanlışlıkla bir şeye zarar veririz diye korkuyoruz."
Sincap Kiri kahkaha atmış, kuyruğunu neşeyle sallamış:
"Ohoo! Dikenler mi? Asıl biz sizi kıskandık! Neden biliyor musun? Çünkü senin dikenlerin, yılbaşı süslerini taşımak için harika birer askı!"
Pıtırcık şaşkınlıkla gözlerini kocaman açmış. Kiri, cebinden çıkardığı kırmızı kurdeleli, kurutulmuş bir elma dilimini nazikçe Pıtırcık'ın dikenlerinden birine asmış. Penda da renkli bir kozalak takmış. Pıtırcık bir anda yürüyen, minik ve sevimli bir yılbaşı ağacına dönüşmüş!
Bunu gören diğer hayvanlar da neşeyle yanlarına gelmiş. Tavşanlar havuçlu kek getirmiş, kuşlar Pıtırcık'ın dikenlerine minik çiçekler takmış. Pıtırcık o kadar renkli ve güzel olmuş ki, partinin en gözde misafiri haline gelmiş.
O gece ormanda muhteşem bir şölen yapılmış. Kirpiler, dikenlerine taktıkları meyveleri diğer hayvanlara ikram etmişler, dans etmişler. Herkes anlamış ki; yeni yılın en güzel süsü, ağaçlardaki ışıklar değil, kalplerdeki sevgi, paylaşma ve dostlukmuş.
Gökten üç kar tanesi düşmüş: Biri misafirperver Kiri ve Penda'ya. Biri yeni yıla umutla giren Kirpi ailesine. Biri de kapısını ve kalbini farklılıklara açan tüm sevgi dolu çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
56
Beğenmedim
2
Sevdim
32
Güldüm
9
Kızdım
1
Üzüldüm
0
Şaşırdım
2
