Minik Kalpler ve Kış Mevsimi
Kasabalı çocuklar, ilk kar yağışıyla sevinmiş. Kışın tadını çıkarmış.
Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar uzaklarda, bembeyaz çatıları ve bacalarından tüten dumanlarıyla şirin mi şirin bir kasaba varmış. Bu kasabada, kış mevsimi gelmeden önce, çocuklar pencereden "hımmm" diye gökyüzünü izlermiş. Herkes sabırsızlıkla ilk kar tanesinin düşmesini beklermiş. Minik kalpleri "pır pır pır" diye atar, kışın getireceği eğlencelerin hayalini kurarmış.
Bir sabah, Kasaba'nın en neşeli çocuğu Elif, penceresine koşmuş. Bir de ne görsün? Gökyüzünden "pıt pıt pıt" diye minicik, pamuk gibi kar taneleri düşmeye başlamış! Elif sevinçle "Yaşasın, kar yağıyor!" diye bağırmış. Koşarak annesi ve babasının yanına gitmiş, "Anne, baba, bakın, kar yağıyor!" diye heyecanla onlara sarılmış.
Tüm kasaba uyanınca, herkesin yüzünde bir gülümseme belirmiş. Kasabanın sokakları ve evlerin çatıları bembeyaz bir örtüyle kaplanmaya başlamış. Çocuklar, okula gitmek için hazırlanırken, pencereden dışarı bakarak kar tanelerinin "fır fır fır" süzülüşünü izlemişler. Her bir kar tanesi, sanki gökyüzünden gelen birer hediyeymiş gibiymiş.
Okul yolunda arkadaşlarını gören Elif, hemen onlara koşmuş. "Hadi, okula yetişelim ama sonra hemen kar topu oynayalım!" diye bağırmış. Okul bahçesi bile bembeyaz olmuş. Ders zili "çın çın çın" çalmış, ama çocukların aklı hep dışarıdaki karda kalmış. Öğretmenleri, çocukların heyecanını görmüş, onlara karın güzelliklerini anlatmış.
Öğle arası ve okul çıkışı, kasabanın meydanı bir anda şenlenmiş. Çocuklar, "Oley!" diye bağırarak kendilerini karların arasına atmışlar. Minik elleriyle "şap şap şap" kar topları yapmışlar. Kahkahalarla "şut!" diye birbirlerine atmışlar. Bazıları kızaklarını kapıp tepelerden "vızır vızır" kaymaya başlamış. Kasabanın her köşesinden neşe sesleri yükselmiş.
Akşam olunca, her yer bembeyaz bir örtüyle kaplanmış, sokak lambaları "ışıl ışıl" parlamış. Çocuklar, yorgun ama mutlu bir şekilde evlerine dönmüşler. Anneleri onlara sıcak süt ve "mis mis" kokan kurabiyeler hazırlamış. Pencereden dışarı bakarken, karın hala usulca yağdığını, her yeri daha da güzelleştirdiğini görmüşler.
Elif ve arkadaşları, o gece yataklarına girince, kışın getirdiği bu neşeyi ve arkadaşlığın sıcaklığını düşünmüşler. Kar, sadece soğuk ve beyaz bir örtü değilmiş. Aynı zamanda arkadaşlığı, oyunları ve aile sıcaklığını da beraberinde getiriyormuş. Kış, minik kalpleri sıcacık eden bir sihirmiş. Onların kalpleri "küt küt küt" diye atmış.
Kasabada kış boyunca birçok eğlence yaşanmış. Kardan adamlar yapılmış, donmuş gölde paten kayılmış. Herkes birbirine daha çok kenetlenmiş, sıcak çaylar ve sohbetlerle kışın tadını çıkarmış. Kış mevsimi, kasabaya sadece kar değil, aynı zamanda kocaman bir mutluluk getirmiş.
Gökten üç pırıl pırıl kar tanesi düşmüş: Biri çocukların kalbine neşe olmuş, çünkü kış mevsimi oyun ve eğlence getirirmiş. Biri masalı dinleyen çocukların kalbine arkadaşlık olmuş. Biri de herkesin kalbine aile sıcaklığının ve bir arada olmanın güzelliği olmuş.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
14
Beğenmedim
1
Sevdim
4
Güldüm
2
Kızdım
1
Üzüldüm
0
Şaşırdım
0
