Tavşan ve Fil

Küçük tavşanın büyük file boyun önemli olmadığını ispatladığı masaldır.

Tavşan ve Fil

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, gür bir ormanda hayvanlar yaşarmış. Bu ormanda kocaman bir fil varmış. Fil çok büyükmüş, çok güçlüymüş. Hortumunu salladığında "Vıııışşş!" diye ses çıkar, ağaçlar sallanırmış. Ayakları öyle kalınmış ki yürürken "Güm güm güm!" diye yer titrermiş. Fil çok kibirliymiş, kendini herkesten üstün görürmüş.

Ormanda küçük bir tavşan varmış. Tavşan minicikmiş, tüyleri pamuk gibi yumuşakmış, kulakları uzun uzunmuş. "Zıp zıp zıp!" diye ormanın her yerine koşarmış. Çok nazik ve kibar bir tavşanmış. Bütün hayvanlarla dostluk kurmak istermiş. Ama fil tavşanı görünce gülmüş: "Ha ha ha! Ne kadar küçüksün! Sen bir hiçsin!" demiş kaba bir şekilde.

Tavşan üzülmemiş, gülümsemiş: "Küçük olmak sorun değildir. Herkesin bir değeri vardır" demiş. Ama fil dinlememiş: "Ben büyüğüm, güçlüyüm! Sen ne yapabilirsin ki?" diye sormuş alaycı bir şekilde. Tavşan sakin sakin: "Büyüklük her zaman güç demek değildir. Bazen küçük dostlar da çok işe yararlar" demiş. Fil kahkaha atmış: "Bana mı yardım edeceksin sen? Güldürme beni!" demiş.

Günler geçmiş, fil her gün ormanı dolaşırmış. Herkese emir verirmiş, kimseye saygı göstermezmiş. "Ben en güçlüyüm, ben en büyüğüm!" diye böbürlenirmiş. Ama bir gün fil yürürken dikkatsizce dev bir ağın içine düşmüş. Avcıların kurduğu bir tuzakmış bu. "Paaaat!" Ağ filin üzerine kapanmış. Fil çırpınmış: "Yardım edin! Yardım!" diye bağırmış.

Bütün güçlü hayvanlar gelmiş. Aslan çekmiş, kaplan çekmiş, ayı çekmiş. "Hııırrr!" Ama ağ çok sağlammış, kimse koparamamış. Fil umutsuzluğa düşmüş: "Ne yapacağım ben?" diye ağlamış. Tam o sırada küçük tavşan gelmiş. "Merak etme, sana yardım edeceğim" demiş. Fil şaşırmış: "Sen mi? Ama sen çok küçüksün!" demiş. Tavşan gülümsemiş: "Küçüklük bazen avantajdır" demiş.

Tavşan keskin dişleriyle ağı kemirmeye başlamış. "Gıcır gıcır gıcır!" Küçük ağzıyla ağın iplerini tek tek kesmiş. Saatlerce çalışmış, yorulmamış, ısrarla devam etmiş. Sonunda ağda büyük bir delik açmış. "İşte oldu! Şimdi çıkabilirsin!" demiş sevinçle. Fil delikten çıkmış, özgür olmuş. "Yaşasın!" diye sevinmiş bütün hayvanlar.

Fil utanmış, tavşanın önünde eğilmiş. "Beni affet küçük dostum. Sana kötü davrandım, küçümsedim. Ama bugün sen bana en büyük yardımı yaptın. Anladım ki büyüklük boyda değil, kalpte ve davranışlardadır" demiş. Tavşan gülümsemiş: "Önemli değil, hepimiz birbirimize değer veririz. Küçük ya da büyük, herkesin kendine göre gücü vardır" demiş nazikçe.

O günden sonra fil farklı olmuş. Artık kimseye kibir yapmazmış, herkese saygılı davranırmış. Tavşanla çok iyi dost olmuşlar. Fil her zaman dermiş: "Kimseyi küçümsemeyin. Herkesin bir değeri vardır. Bazen en küçük dost, en büyük yardımı yapabilir." Ormandaki bütün hayvanlar bu dersi öğrenmişler. Artık kimse kimseyi küçümsemezmiş.

Gökten üç havuç düşmüş: Biri kalp olmuş, çünkü asıl büyüklük bedende değil, iyi kalpte olurmuş. Biri masalı dinleyen çocukların kalbine saygı olmuş. Biri de hepimiz değerliyiz mesajı olmuş.

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 6
Beğenmedim Beğenmedim 2
Sevdim Sevdim 4
Güldüm Güldüm 2
Kızdım Kızdım 0
Üzüldüm Üzüldüm 0
Şaşırdım Şaşırdım 0