En Zor Bilmeceler

Horoz Foghorn, efsanevi Altın Mısırı bulmak için yola çıkar.

En Zor Bilmeceler - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş... Neşeli Çiftlik'te, sabahları herkesten önce uyanan, göğsünü gere gere yürüyen, beyaz tüylü, kocaman bir horoz yaşarmış. Adı Foghorn imiş. Foghorn, konuşmayı çok severmiş. "Beni dinle evlat, sana diyorum bak!" diyerek sürekli etrafındaki küçük tavuklara nutuk çekermiş. Kendisinin çiftliğin en akıllısı olduğunu düşünürmüş.

Bir gün çiftlikteki yaşlı bir tavuk, efsanevi Bilgelik Tepesinden ve oradaki Altın Mısırdan bahsetmiş. Bu mısırı yiyen, dünyanın en zeki horozu olurmuş! demiş.
Foghorn bunu duyar duymaz bir anda tüylerini kabartmış: "Ben zaten zekiyim ama o mısır tam bana göre! Gidip onu alacağım, beni iyi izleyin!" demiş ve yola koyulmuş.

En Zor Bilmeceler - Masal Oku

Tepeye giden yolun üzerinde daracık bir tahta köprü varmış. Köprünün başında ise Foghorn'un eski dostu (ve bazen rakibi) olan uykulu yüzlü Köpek Barni nöbet tutuyormuş.
Foghorn, "Çekil yolumdan köpek kardeş, ben Altın Mısır'a gidiyorum!" demiş.

Barni, sakin sakin kulaklarını kaşımış: "Hop dedik Horoz Kardeş! Bu köprüden sadece 'Düşünenler' geçebilir. Sana üç bilmece soracağım. Bilirsen geçersin, bilemezsen kümese dönersin." O yüzden aklını iyi kullan ve söyleyeceklerimi iyi dinle demiş.
Foghorn gülmüş: "Hah! Bana bilmece soracakmış! Sor bakalım, ben hepsini bilirim!"
Köpek Barni ilk bilmecesini sormuş:

En Zor Bilmeceler - Masal Oku

"Kanadım var uçarım, iğnem var ama dikemem. Bil bakalım ben neyim?"
Foghorn önce, "Kartal! Yok yok, uçak!" demiş. Sonra durmuş. "İğnesi var ama dikemez..." diye düşünmüş. Kafasını kaşımış. Sonunda aklına gelmiş:
"Buldum! Bu bir Arı! Kanadı var, iğnesi var!"
Barni başını sallamış: "Doğru. Sıra ikinci bilmeceye geldi şimdi soruyorum iyi dinle."
"Sadece bir rengim var ama her şekle girerim. Güneş varken ortaya çıkarım, karanlıkta kaybolurum. Ben neyim?"

En Zor Bilmeceler - Masal Oku

Foghorn, "Bu çok kolay!" diyecekmiş ama cevabı hemen bulamamış. Düşünmüş düşünmüş güneş varken ortaya çıkan ne olabilir demiş? Sağa bakmış, sola bakmış. Kendi karartısını yerde görmüş.
"Tabii ya! Bu benim Gölgem! Güneşte var, karanlıkta yok!" demiş.
Barni, "Aferin, sonuncusu en zoru," demiş.
"Bilgi doludur ama konuşamaz, yaprakları vardır ama ağaç değildir. İçini açarsan dünyaları gezersin. Bu nedir?"

Foghorn bu sefer çok zorlanmış. "Yapraklı ama ağaç değil... Marul mu? Lahana mı?" diye volta atmaya başlamış. "Düşün Foghorn, düşün!" demiş kendine. "İçini açınca dünyaları geziyorsun..."
Birden gözleri parlamış: "Buldum! Bu bir Kitap! Sayfaları yaprak gibidir, okuyunca her yeri öğrenirsin!"
Barni gülümsemiş ve köprüden çekilmiş: "Tebrikler Foghorn. Sen sandığımdan da zekiymişsin. Geçebilirsin."

En Zor Bilmeceler - Masal Oku

Foghorn köprüyü geçmiş ve tepedeki Altın Mısır'ı bulmuş. Ama onu yememiş. Çünkü anlamış ki; onu asıl zeki yapan o mısır değil, bilmeceleri çözerken düşünmekmiş. Mısırı alıp çiftliğe dönmüş ve onu küçük civcivlerle paylaşmış.
O günden sonra Foghorn yine çok konuşmuş ama artık konuşmadan önce birazcık düşünmeyi de ihmal etmemiş.
Gökten üç mısır tanesi düşmüş: Biri akıllı Foghorn'a. Biri bilmececi Barni'ye. Biri de bilmeceleri hemen çözen zeki çocuklara.

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 47
Beğenmedim Beğenmedim 10
Sevdim Sevdim 44
Güldüm Güldüm 10
Kızdım Kızdım 4
Üzüldüm Üzüldüm 3
Şaşırdım Şaşırdım 8