Deniz Kızı ile Denizci

Denizci Eşref, fırtınalı bir günde denize düşer ve Deniz Kızı Nisan ile tanışır.

Deniz Kızı ile Denizci - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş... Dalgaların martı seslerine karıştığı, masmavi sularla kaplı güzel bir sahil kasabasında Eşref adında genç ve neşeli bir denizci yaşarmış. Eşref, denizleri çok sever, küçük teknesiyle her gün sulara açılır, rüzgarın şarkısını dinlermiş.

 Bir öğleden sonra Eşref, balık tutmak için ağını denizin serin sularına fırlatmış. Ağı bir süre bekledikten sonra çekmeye çalışmış ama ağ o kadar ağırmış ki yerinden milim oynamıyormuş! Eşref, "Aman Allah'ım, herhalde dev bir hazine sandığına takıldı!" diyerek var gücüyle asılmış. Fakat aniden denizin altından gelen garip, güçlü bir çekim kuvvetiyle Eşref dengesini kaybetmiş ve "CUMBURLOP!" diye denizin derin sularına düşüvermiş.
 Eşref, suyun içinde nefesini tutarak çırpınırken karşısında inanılmaz bir şey görmüş. Yanına doğru süzülerek gelen, mor saçları suyun içinde dalgalanan, yeşil ve mavi ışıklar saçan bir deniz kızı varmış! Bu deniz kızının adı Nisan'mış.

Deniz Kızı ile Denizci - Masal Oku

 Nisan, Eşref'in nefessiz kaldığını görünce hızla yanına yüzmüş. Cebinden, parıl parıl parlayan, mavi incilerle süslü sihirli bir bileklik çıkarmış ve Eşref'in bileğine takmış.
 Bileklik Eşref'in tenine değdiği an bir mucize olmuş! Eşref bir anda suyun altında, tıpkı karadaymış gibi rahatça nefes almaya başlamış. Şaşkınlıkla etrafına bakınmış.

Nisan kıkırdayarak konuşmuş: "Merhaba Denizci! Ben Nisan. Ağına kazara benim en sevdiğim dev deniz kabuğum takılmıştı, onu çekerken sen düştün. Benim dünyama hoş geldin!"
Eşref, suyun altında konuşabildiğini fark edince daha da şaşırmış. "Bu inanılmaz! Bileklik sayesinde balık gibi nefes alıyorum. Teşekkür ederim Nisan."

Deniz Kızı ile Denizci - Masal Oku

Nisan, "Gel sana yaşadığım yeri göstereyim," diyerek Eşref'in elinden tutmuş. Birlikte okyanusun derinliklerine doğru yüzmüşler. Eşref gördüğü manzara karşısında büyülenmiş. Burası sıradan bir deniz altı değilmiş; burası muazzam bir Su Altı Şehri'ymiş!
 Şehirdeki evler, çok eskiden batmış devasa korsan gemilerinden ve yelkenlilerden yapılmıştı. Ancak bu gemiler hiç de korkutucu değildi; üzerleri rengarenk, fosforlu mercanlarla, parlayan pembe yosunlarla kaplanmıştı. Pencerelerden deniz yıldızları sarkıyor, sokak lambası yerine ışık saçan denizanaları kullanılıyormuş.

 Eşref ve Nisan bu renkli gemi-evlerin arasında yüzmüşler. Eşref, deniz kaplumbağalarıyla selamlaşmış, saksafon çalan yengeçleri izlemiş ve yunuslarla saklambaç oynamış. Okyanusun altı, üstünden çok daha eğlenceli ve cıvıl cıvılmış.

Deniz Kızı ile Denizci - Masal Oku

Zaman su gibi akıp geçmiş. Ancak Eşref, bir süre sonra suyun üstündeki evini ve teknesini özlediğini fark etmiş.

 "Nisan," demiş Eşref. "Senin dünyan bir masal gibi, burayı çok sevdim. Ama benim evim yukarıda, rüzgarı hissetmem ve gökyüzünü görmem gerek."
Nisan anlayışla gülümsemiş. "Biliyorum Eşref. Her canlının ait olduğu bir yuva vardır. Seni tekneye geri götüreceğim. Ama sana taktığım o inci bileklik sende kalsın. Ne zaman okyanusu özlersen, o bilekliğe bak ve bizi hatırla. Ve lütfen, yukarıdaki insanlara denizin altının bir çöp tenekesi değil, bizim güzel evimiz olduğunu anlat."

Deniz Kızı ile Denizci - Masal Oku

Eşref, "Söz veriyorum Nisan. Denizleri her zaman koruyacağım ve temiz tutacağım," demiş.
Nisan, Eşref'i hızla suyun yüzeyine çıkarmış. Eşref teknesine çıktığında, bileğindeki mavi inci bileklik güneşin altında parlıyormuş. Denize doğru bakıp Nisan'a el sallamış.

 Eşref o günden sonra sadece iyi bir denizci değil, aynı zamanda denizlerin en büyük koruyucusu olmuş. Su altı dünyasının o renkli, mucizevi güzelliğini hiç unutmamış.
 Gökten üç inci tanesi düşmüş: Biri farklı dünyaları birleştiren Nisan'a. Biri denizi evi gibi koruyan Eşref'e. Biri de doğaya ve içindeki tüm canlılara saygı duyan güzel çocuklara.

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 39
Beğenmedim Beğenmedim 4
Sevdim Sevdim 56
Güldüm Güldüm 9
Kızdım Kızdım 0
Üzüldüm Üzüldüm 2
Şaşırdım Şaşırdım 12