Ori ve Hayat Ağacı Masalı
Nibel Ormanı'nın kalbi olan Hayat Ağacı'nın ışığı sönünce, ormanın koruyucu ruhu minik Ori ve yeni dostu sevimli ayıcık Bambu işe koyulur.
Bir varmış bir yokmuş... Görkemli dağların ardında, ağaçların gökyüzüne şarkı söylediği büyülü Nibel Ormanı varmış. Bu ormanın tam kalbinde, tüm canlılara enerji ve neşe veren devasa bir Hayat Ağacı bulunuyormuş. Hayat Ağacı'nın yaprakları bembeyaz parlar, kökleri ise mavi bir ışık saçarmış.
Bu ulu ağacın çocuklarından biri, ormanın koruyucu ruhu olan Ori imiş. Ori; küçük, bembeyaz, tavşan ile peri arası çok sevimli bir varlıkmış ve etrafına yumuşacık, sihirli bir ışık saçarmış. Ori, ormanda koşturur, çiçekleri sever ve her şeyin uyum içinde yaşamasını sağlarmış.
Ancak bir gece, ormana kara bulutlar çökmüş. Soğuk ve şiddetli bir fırtına "Vuuuu!" diyerek esmiş. Fırtına o kadar güçlüymüş ki, Hayat Ağacı'nın kalbindeki en büyük "Işık Kristali"ni koparmış ve ormanın en karanlık, en uzak köşesine fırlatmış. Işık Kristali gidince, Hayat Ağacı solmuş.
Pırıl pırıl orman aniden grileşmiş, çiçekler boynunu bükmüş, sular kurumuş.
Ori çok üzülmüş ama pes etmemiş. "Ormanımı ve Hayat Ağacı'nı kurtarmalıyım. O ışığı geri getirmeliyim!" diyerek minik bedeniyle o karanlık ormana doğru yola çıkmış.
Ori, karanlık ve ürkütücü ağaçların arasında ilerlerken, bir çalılığın arkasından bir ağlama sesi duymuş. Yaklaştığında, karanlıktan korktuğu için gözlerini kapatmış, tüylü, kahverengi yavru bir ayıcık görmüş. Bu, ormanın sevimli sakini Bambu imiş.
Ori, kendi beyaz ışığıyla Bambu'nun yanına yaklaşmış. "Korkma Bambu, ben buradayım," demiş.
Bambu gözlerini açmış. Ori'nin sıcak ve güven veren ışığını görünce rahatlamış. "Orman çok karanlık Ori. Evimi bulamıyorum," demiş.
Ori, "Ben Hayat Ağacı'nın ışığını arıyorum. Eğer o ışığı bulursak, orman tekrar aydınlanacak ve evini bulabileceksin. Bana yardım eder misin?" diye sormuş.
Bambu, Ori'nin bu cesaretinden etkilenmiş. "Benim kocaman pençelerim var, senin de ışığın! Birlikte her şeyi başarabiliriz!" demiş.
İki yeni dost, zorlu bir maceraya atılmışlar. Karşılarına, fırtınanın yıktığı kocaman dikenli ağaçlar çıkmış. Ori'nin boyu onlardan atlamak için çok kısaymış. Bambu hemen öne geçmiş, o güçlü kollarıyla dikenli dalları kenara iterek Ori'ye yol açmış.
Daha sonra, geçmeleri gereken karanlık ve derin bir nehirle karşılaşmışlar. Bambu sudaki tehlikeleri göremiyormuş. Bu sefer Ori, bir yıldız gibi havaya yükselip nehrin üzerini aydınlatmış. "Buradaki taşlara basarak geçebilirsin Bambu!" diyerek ona güvenli yolu göstermiş.
Biri gücünü, diğeri ışığını kullanarak tüm engelleri aşmışlar. Sonunda ormanın en yüksek ve en karanlık tepesine varmışlar. Orada, kurumuş bir kayanın üzerinde sönmek üzere olan Işık Kristali duruyormuş.
Ori kristale dokunduğu an, kristal Ori'nin sevgisini ve saflığını hissederek yeniden pırıl pırıl parlamaya başlamış. Bambu, kristali dikkatlice sırtına almış, Ori de yolu aydınlatmış.
Hızla Hayat Ağacı'nın yanına dönmüşler. Ağaç tamamen kurumak üzereymiş. Ori, Işık Kristali'ni alıp Hayat Ağacı'nın kalbine nazikçe yerleştirmiş.
İşte o an bir mucize olmuş! "WUUUUSHH!" diye bir ses duyulmuş ve Hayat Ağacı'ndan gökyüzüne devasa bir mavi-beyaz ışık dalgası yayılmış.
Ormanın gri rengi bir anda silinmiş. Çimenler tekrar yemyeşil olmuş, çiçekler açmış, nehirler coşkuyla akmaya başlamış.
Bambu sevinçle zıplamış. Ormandaki tüm hayvanlar yuvalarından çıkıp Hayat Ağacı'nın etrafında toplanmış.
Hayat Ağacı, dallarını sallayarak onlara teşekkür etmiş. Ori ve Bambu birbirlerine sımsıkı sarılmışlar.
Ori o gün anlamış ki; bir kalpteki küçük bir umut ışığı, en zifiri karanlığı bile aydınlatabilirmiş. Ve bu ışık, iyi dostlarla paylaşıldığında dünyayı kurtaracak kadar büyürmüş.
Gökten üç sihirli yaprak düşmüş: Biri içindeki ışığı hiç söndürmeyen Ori'ye. Biri dostuna güç veren Bambu'ya. Biri de doğayı koruyan, umut dolu güzel çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
54
Beğenmedim
1
Sevdim
45
Güldüm
9
Kızdım
1
Üzüldüm
3
Şaşırdım
9
