Elsa ve Mevsim Ülkeleri
Karlar Kraliçesi Elsa ve kardeşi Anna, Sonbahar Ülkesi'nden gelen solgun bir yaprak bulurlar.
Bir varmış bir yokmuş... Karların pırıl pırıl parladığı Arendelle Krallığı'nda, Karlar Kraliçesi Elsa ve cesur kardeşi Anna, sarayın en yüksek balkonunda oturmuş, serin rüzgarın tadını çıkarıyorlarmış. Elsa, parmak uçlarıyla buzdan minik heykeller yaparken, rüzgar birdenbire yön değiştirmiş ve balkonun zeminine gri, kurumuş, üzgün görünen bir çınar yaprağı düşürmüş.
Anna yaprağı eline almış, rengi solmuş yaprağı incelemiş: "Elsa, bak! Bu yaprak Sonbahar Ülkesi'nden geliyor ama rengi turuncu değil, gri! Sanki hiç su içmemiş gibi kurumuş."
Elsa, yaprağa dokunmuş ve gözlerini kapatmış. "Haklısın Anna," demiş. "Sonbahar Ülkesi'nin nehirleri kurumuş, oradaki denge bozulmuş. Eğer Sonbahar gelmezse, doğa uyuyamaz ve Kış da gelemez. Onlara yardım etmeliyiz!"
İki kardeş hemen hazırlanıp yola çıkmışlar. Karlı dağları aşıp, Sonbahar Ülkesi'nin sınırına gelmişler. Ancak oraya girmek o kadar kolay olmamış. Karşılarına, kurumuş yaprakların ve tozun döndüğü devasa bir Rüzgar Labirenti çıkmış! Rüzgar o kadar sertmiş ki göz gözü görmüyormuş.
Anna, "Buradan nasıl geçeceğiz Elsa? Önümüzü göremiyoruz!" diye bağırmış.
Elsa, "Bana güven!" demiş. Ellerini havaya kaldırmış ve "Fışşş!" diye bir buz dalgası göndermiş. Havada uçuşan tozları ve yaprakları dondurarak onları yere indirmiş. Rüzgar Labirenti durmuş ve yol açılmış.
Labirenti geçtiklerinde, yerde bitkin halde yatan, susuzluktan dili damağına yapışmış minik bir Sincap görmüşler. Sincapçık o kadar halsizmiş ki, yanındaki cevizi bile yiyemiyormuş.
Anna hemen matarasını çıkarmış. "Korkma minik dostum," diyerek sincaba su içirmiş. Sincap suyu içince gözleri parlamış, kuyruğunu sallayarak onlara teşekkür etmiş ve ağaca tırmanıp yolu göstermiş.
Sonunda kurumuş nehir yatağının olduğu vadiye varmışlar. Manzara çok hüzünlüymüş. Ağaçlar boynunu bükmüş, toprak çatlamış.
Elsa, "Benim gücüm buz yapmak," demiş, "Ama buz aslında donmuş sudur! Eğer gücümü doğayı uyandırmak için kullanırsam, size su verebilirim."
Elsa, kurumuş nehir yatağının en tepesine, dağın zirvesine çıkmış. Derin bir nefes almış. Ellerini havaya kaldırmış ve tüm gücüyle devasa, dağ gibi, kristalden bir Buz Kütlesi yaratmış. Buz o kadar büyükmüş ki, güneşte elmas gibi parlıyormuş.
Anna ve orman perileri, ellerindeki aynalarla güneş ışığını buza yansıtmışlar.
Isınan buz yavaş yavaş erimeye başlamış.
"Şırıl şırıl..."
Eriyen buzlar, tertemiz ve serin bir su olarak nehir yatağına dolmaya başlamış! Su aktıkça ağaçların kökleri doymuş. O gri, solgun yapraklar bir anda canlanıp parlak turuncuya, kırmızıya ve sarıya dönüşmüş. Minik sincap ve ailesi neşe içinde ağaçlarda koşuşturmaya başlamış.
Sonbahar Ülkesi tekrar o eski cıvıl cıvıl haline dönmüş. Rüzgar, renkli yaprakları dans ettirerek Elsa ve Anna'ya bir teşekkür şarkısı fısıldamış.
Elsa ve Anna, doğanın bir bütün olduğunu ve bir mevsimin diğerine her zaman yardım etmesi gerektiğini anlamışlar.
Gökten üç renkli yaprak düşmüş: Biri sihirli Elsa'ya. Biri merhametli Anna'ya. Biri de doğayı koruyan tüm çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
64
Beğenmedim
7
Sevdim
92
Güldüm
11
Kızdım
4
Üzüldüm
11
Şaşırdım
11
