Saat Kulesi Masalı

Saat Kulesinin Sırrı ve Cesur Onarıcı, durmuş bir kulenin ardındaki gizemi çözen genç bir onarıcının cesaret, sabır ve dürüstlük dolu büyülü serüvenini anlatır.

Saat Kulesi Masalı - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş, yamaçlara kurulmuş rüzgârlı bir kasabanın tam ortasında, gökyüzüne uzanan koca bir saat kulesi varmış. Bu kulenin gölgesinde, mor sarmaşıklarla örtülü küçük bir tamir dükkânında Ezgi adında genç bir onarıcı yaşarmış. Saçları bakır teli gibi kızıl, gözleri meraktan parıldayan, önlüğünün cebi hep minik tornavidalar ve pirinç dişlilerle dolu olan Ezgi, bozulan ne varsa sabırla düzeltmeyi severmiş. Kırık bir müzik kutusu bile onun elinde yeniden neşeyle tıkırdamaya başlarmış.

Saat Kulesi Masalı - Masal Oku

Derken bir sabah, kasabanın kalbi sayılan saat kulesi durmuş; koca sarkacı öylece asılı kalmış, çanları soluğunu tutmuş gibi susmuş. Halk telaşa kapılmış, çünkü herkes tarlaya gitme, fırın açma, kuyudan su çekme vaktini o çanlardan öğrenirmiş. Yaşlı belediye başkanı, "Bu kuleyi kim onarabilirse kasabamızın kahramanı olacak!" diye seslenmiş. Nice usta merdivenleri tırmanmış, ama içerideki devasa çarkların karmaşasından korkup geri dönmüş. Ezgi ise küçük çantasını omuzlamış, "Korkmadan bakmadıkça hiçbir arıza çözülmez," diyerek loş taş basamakları birer birer çıkmaya başlamış. Yukarıda rüzgâr, taşların arasından hışırdayarak esiyormuş.

Saat Kulesi Masalı - Masal Oku

Kulenin tepesine vardığında Ezgi, tozdan kararmış devasa dişliler arasında yolunu kaybetmiş gibi olmuş, ama pes etmemiş. Saatlerce her çarkı tek tek incelemiş, kulağını soğuk metale dayayıp en küçük tıkırtıyı bile dinlemiş. Sonunda görmüş ki, kilit dişlinin arasına yıllar önce düşmüş küçücük bir pirinç anahtar sıkışmış ve bütün mekanizmayı tutukluk yaptırıyormuş. Tam o sırada, aşağıdan bir ustabaşı bağırmış: "Boşuna uğraşma, o kuleyi baştan yıkmak gerek, söyle herkese senin de becerin yetmedi!" Ezgi bir an durup düşünmüş; yalan söyleyip kolay yolu seçebilirmiş, ama dürüstlüğünden vazgeçmemiş. Alnındaki teri silip anahtarı büyük bir dikkatle yerinden çıkarmış, kırılan minik yayı da kendi elleriyle yeniden şekillendirmiş. Derken koca sarkaç yavaşça sallanmaya başlamış, çarklar bir orkestra gibi uyum içinde dönmüş ve kule, tüm vadiyi çınlatan gür bir "dang dong" sesiyle yeniden hayata dönmüş.

Saat Kulesi Masalı - Masal Oku

Kasabanın meydanı sevinçten uğuldamış; insanlar el çırpmış, çocuklar kulenin altında halka olup dönmüş. Ezgi başaklardan yapılmış bir çelenkle onurlandırılmış, ama o gururlanmak yerine gülümseyerek şöyle demiş: "Kahramanlık, korkuyu yenmek, sabırla çalışmak ve doğruyu söylemekten geçer." O günden sonra kasabanın çocukları da bir şey bozulduğunda hemen umutsuzluğa kapılmayı bırakmış; her sorunun mutlaka bir çözümü olduğunu öğrenmişler. Gökten üç parlak pirinç dişli düşmüş; biri korkusuzca zorluğa çıkan cesur onarıcıya, biri sabırla emek verip dürüstlükten şaşmayanlara, biri de masalımızı dinleyip vazgeçmemeyi öğrenen tüm çalışkan çocuklara.

Saat Kulesi Masalı - Masal Oku

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 12
Beğenmedim Beğenmedim 4
Sevdim Sevdim 11
Güldüm Güldüm 0
Kızdım Kızdım 0
Üzüldüm Üzüldüm 2
Şaşırdım Şaşırdım 1