Turuncu Dinozor Masalı
Dinozorlar zamanında yaşayan turuncu yavru dinozor Rino, yaz mevsimini çok sever. Ancak kış gelip her yer bembeyaz karlarla kaplanınca çok üzülür.
Bir varmış bir yokmuş... Zamanın çok ama çok eski olduğu, devasa eğrelti otlarının gökyüzüne uzandığı, volkanların uzaktan duman tüttürdüğü "Dinozorlar Vadisi"nde pırıl pırıl bir yaz günüymüş. Bu vadinin en neşeli sakini, her yeri turuncu renkte, sırtında minik mavi benekleri olan yavru dinozor Rinoymuş.
Rino yaz mevsimine bayılırmış. Bütün gün parlak güneşin altında koşar, dev yaprakların gölgesinde saklambaç oynar ve ılık göllere atlayarak serinlermiş. Rino için hayat, sıcacık ve yemyeşil bir oyun alanından ibaretmiş. En yakın arkadaşı olan, sırtı yumuşak dikenlerle kaplı açık mavi renkli yavru dinozor Maviş ile birlikte akşama kadar gülüp eğlenirlermiş.
Ancak günler geçmiş, aylar birbirini kovalamış. Vadideki o sıcak hava yavaş yavaş değişmeye başlamış. Rüzgar artık serin esiyor, dev ağaçların yaprakları sararıp dökülüyormuş. Bir sabah Rino mağarasından dışarı çıktığında gözlerine inanamamış. Her yer bembeyaz, soğuk ve yumuşacık bir battaniyeyle kaplanmış! Gökyüzünden lapa lapa kar yağıyormuş. Dinozorlar zamanında ilk defa kış geliyormuş.
Rino, turuncu bedeniyle o bembeyaz karların ortasında çok şaşkın duruyormuş. Patisini kara basmış, "Brrr! Bu çok soğuk!" diyerek geri çekilmiş. Rino çok üzülmüş. "Bütün göller dondu, yapraklar döküldü. Artık saklambaç oynayamam, yüzemem. Kış çok sıkıcı bir mevsim!" diyerek mağarasına saklanmış ve dudaklarını büzüp oturmuş.
O sırada dışarıdan neşeli bir ses gelmiş.
Rino mağaranın ağzından dışarı bakmış. Arkadaşı Maviş, kurumuş dev bir palmiye yaprağının üzerine oturmuş, karlı bir tepeden aşağıya doğru hızla kayıyormuş! Maviş kıkır kıkır gülerek Rino'nun yanına gelmiş.
"Rino! Neden içeride oturuyorsun? Dışarı çıkıp bu beyaz tozun tadını çıkarsana!" demiş.
Rino somurtarak, "Ama hava çok soğuk ve yaz bitti. Eğlence de bitti," demiş.
Maviş, Rino'nun elinden tutmuş. "Eğlence bitmedi Rino, sadece şekil değiştirdi! Yazın gölde yüzüyorduk, şimdi karda kayacağız.
Yazın çamurdan kaleler yapıyorduk, şimdi kardan dinozorlar yapacağız. Her mevsimin kendine has bir sihri vardır, yeter ki oynamayı bil!"
Maviş'in bu neşeli sözleri Rino'ya cesaret vermiş. Rino derin bir nefes alıp karların içine zıplamış. Önce kar tanelerini diliyle yakalamaya çalışmış. Sonra Maviş ile birlikte dev yaprakların üzerine oturup "Vınnn!" diye yüksek tepelerden aşağıya kaymışlar. Karların içinde yuvarlanmışlar, birbirlerine yumuşacık kartopları atmışlar. Rino o kadar çok eğlenmiş, o kadar çok koşmuş ki soğuğu tamamen unutmuş, içi sıcacık olmuş.
Akşama doğru iki arkadaş, kardan kocaman, komik bir dinozor heykeli yapmışlar. Rino yorgun ama çok mutlu bir şekilde kardan heykele bakmış.
"Haklıydın Maviş," demiş gülümseyerek. "Yazın sıcağı çok güzeldi ama kışın bu beyaz örtüsü de bir harikaymış. Sanırım dünyadaki her mevsim, bizim için yeni bir oyun parkı demek."
O günden sonra Rino, ne yazın bitişine ne de kışın gelişine üzülmüş. Doğanın her halini kucaklayarak, arkadaşıyla birlikte her mevsimin tadını doya doya çıkarmış.
Gökten üç kar tanesi düşmüş: Biri her mevsimde neşe bulan turuncu Rino'ya. Biri ona kışın güzelliğini öğreten Maviş'e. Biri de değişikliklerden korkmayıp her anın tadını çıkaran akıllı çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
53
Beğenmedim
1
Sevdim
45
Güldüm
14
Kızdım
2
Üzüldüm
2
Şaşırdım
12
