Elsa ile Kahvaltı Masalı
Karlar Ülkesi'nin kraliçesi Elsa, şatosuna ziyarete gelen çocuklara enerji vermesi için Arendelle'in en meşhur üç kahvaltısını hazırlar.
Bir varmış bir yokmuş... Her yerin bembeyaz, pırıl pırıl karlarla kaplı olduğu Arendelle Krallığı'nda, dağların en tepesinde buzdan bir şato varmış. Bu şatoda, dokunduğu her şeyi buza çevirebilen ama kalbi sıcacık olan Karlar Kraliçesi Elsa yaşarmış.
Kışın en soğuk günlerinden birinde, kasabadan iki küçük çocuk Elsa'yı ziyarete gelmiş. Çocuklar şatoya girdiklerinde burunları kızarmış, soğuktan tir tir titriyorlarmış.
Elsa onları şöminenin yanına oturtmuş. "Hoş geldiniz küçük dostlarım! Bugün dışarıda harika bir kar var, kardan adam yapıp kızakla kayacağız.
Ama önce," demiş Elsa gülümseyerek, "Kışın soğuğuna dayanabilmek ve güçlü olmak için Arendelle'in en meşhur süper güç kahvaltısını yapmalıyız!"
Çocuklar şaşırmış: "Süper güç kahvaltısı mı?"
Elsa, devasa buzdan mutfağına geçmiş ve çocuklara o meşhur üç sihirli yemeği hazırlamaya başlamış.
Biraz sonra buzdan yapılmış, ışıl ışıl parlayan yemek masasına harika tabaklar gelmiş.
Elsa birinci yemeği çocukların önüne koymuş: "İşte Arendelle'in Karadutlu Sıcak Yulaf Lapası! İçinde ormanın en tatlı meyveleri var."
Çocuklar yulaftan birer kaşık almışlar. İçi o kadar sıcacıkmış ki, yedikçe mideleri ısınmış.
Elsa anlatmış: "Yulaf, vücudumuzun odunudur çocuklar. Bize uzun süre bitmeyecek bir enerji verir. Karadutlar ise vitamin doludur, bizi hastalıklardan, öksürükten korur."
Sonra Elsa ikinci tabağı getirmiş. Tabakta, güneş gibi sapsarı, yıldız şeklinde kesilmiş Buz Kristalli Yumurtalar varmış.
"Yumurta, kaslarımızın en iyi dostudur," demiş Elsa. "Koşarken yorulmamanızı, kardan adam yaparken kollarınızın güçlü olmasını sağlar. Yumurta yiyen çocuklar, fırtınaya bile meydan okur!"
Çocuklar yumurtalarını afiyetle yemişler.
En son sıra içeceğe gelmiş. Elsa, bardakların içine taze inek sütü doldurmuş. Sonra ellerini havaya kaldırmış, parmak uçlarından mavi karlar uçuşmuş ve sütün içine "Fışşş!" diye birazcık buz büyüsü üflemiş. Süt, üzerinde hafif bir serinlik tüten, harika bir Kuzey Işıkları Sütü'ne dönüşmüş!
Elsa, "Süt, kemiklerimizin ve dişlerimizin en büyük kahramanıdır. Dişlerinizin birer buz kristali kadar beyaz ve sağlam olmasını istiyorsanız, sütünüzü lıkır lıkır içmelisiniz," demiş.
Çocuklar kahvaltılarını bitirdiklerinde yanakları pembeleşmiş, üşümeleri tamamen geçmiş. İçleri o kadar enerjiyle dolmuş ki, yerlerinde duramıyorlarmış!
"Hadi Elsa! Kardan adam yapmaya gidelim!" diye zıplamışlar.
Elsa çocukların bu enerjik halini görünce çok mutlu olmuş. Birlikte şatonun bahçesine çıkmışlar. Çünkü sabah yedikleri o "Süper Güç Kahvaltısı", gün boyunca onları bir kalkan gibi korumuş.
Çocuklar o gün anlamışlar ki; güne sağlam bir kahvaltıyla başlamak, tıpkı Elsa'nın buz büyüsü gibi gerçek bir sihirmiş!
Gökten üç buz kristali düşmüş: Biri çocukları çok seven Elsa'ya. Biri kahvaltısını tabakta hiç bırakmayan akıllı çocuklara. Biri de her sabah çocuklarına sevgiyle kahvaltı hazırlayan annelere.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
61
Beğenmedim
6
Sevdim
59
Güldüm
18
Kızdım
3
Üzüldüm
3
Şaşırdım
11
