Minik Sincap ile Ceviz Ağacı
Minik Sincap Fındık'ın dostluk ve paylaşmanın değerini keşfettiği, sıcacık bir macera masalı. Kalpleri ısıtan bu hikayeyi okumaya hazır olun!
Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil dalların gökyüzüne uzandığı, kuş cıvıltılarının neşeyle yankılandığı, pırıl pırıl bir ormanda, kocaman bir ceviz ağacının kovuğunda yaşayan, tüyleri tarçın renginde, gözleri pırıl pırıl, minicik bir sincap varmış. Adı Fındık’mış. Fındık, diğer sincaplardan biraz farklıymış; o, bulduğu her cevizi özenle saklar, kışa hazırlık için en derin oyuklara gizlermiş. Diğer sincaplar oyun oynarken, o hep bir sonraki cevizi düşünür, yanakları şişene kadar toplarmış. Orman, Fındık'ın telaşlı adımlarıyla doluymuş, bazen bir yaprak hışırtısıyla irkilir, bazen de bir dalın sallanmasıyla heyecanlanırmış. Onun en büyük hayali, kimsenin sahip olamayacağı kadar çok cevize sahip olmakmış.
Günlerden bir gün, ormana beklenmedik bir misafir gelmiş. Uzak diyarlardan, gri tüyleriyle dikkat çeken, koca kulaklı, şaşkın bakışlı bir eşek ailesi, kendilerine yeni bir yuva arıyorlarmış. Eşeklerin lideri, Bilge Eşek adı verilen yaşlı ve bilge bir hayvanmış. Bilge Eşek, ormandaki tüm hayvanlara nazikçe selam vermiş, ancak Fındık, cevizlerini kimseyle paylaşmak istemediği için onlardan uzak durmuş. Oysa ormanın diğer sakinleri, özellikle de neşeli tavşanlar ve cıvıl cıvıl kuşlar, yeni komşularına sıcak bir karşılama sunmuşlar. Fındık, cevizlerini sakladığı kovuğundan onları izlerken, içinden bir ses ona bu kadar bencilliğin iyi bir şey olmadığını fısıldamış, ama o bu sesi duymazdan gelmiş. Bir akşamüstü, ormanda aniden fırtına başlamış.
Fırtına dindikten sonra, Fındık yıkılan kovuğunun başında şaşkınlıkla durmuş. Tüm cevizleri etrafa saçılmış, bazıları çamurların içine karışmış, bazıları ise sel sularıyla sürüklenip gitmiş. Gözleri dolmuş, tüm emeğinin bir anda yok olduğunu görmenin acısıyla kıvrılmış. Tam o sırada, Bilge Eşek ve ailesi, Fındık'ın yanına gelmişler. Bilge Eşek, şefkatli gözlerle Fındık'a bakmış ve "Üzülme minik dostum, biz sana yardım ederiz. Birlikte daha güçlü oluruz," demiş. Eşek ailesi, koca burunlarıyla çamurların arasından cevizleri toplamaya başlamış, küçük tavşanlar ve kuşlar da onlara katılmış. Herkes el birliğiyle çalışırken, Fındık ilk kez yalnız olmadığını, paylaştıkça çoğalan bir sevginin var olduğunu hissetmiş. Ormanın derinliklerinden gelen sesler, Bilge Baykuş'un da bu dayanışmayı onayladığını gösteriyormuş.
Fındık, o gün cevizlerinden çok daha değerli bir şey kazanmış: gerçek dostluğu ve paylaşmanın güzelliğini. Topladıkları cevizleri, yeni yaptıkları ortak bir depoda biriktirmişler. Kış geldiğinde, tüm orman sakinleri bu cevizlerden eşitçe faydalanmış ve kimse aç kalmamış. Fındık, artık cevizlerini saklamak yerine, arkadaşlarıyla birlikte oyunlar oynuyor, ormanda neşeyle koşuşturuyormuş. O günden sonra, Fındık'ın kalbi de cevizleri gibi dolu dolu olmuş, ama bu sefer sevgiyle, dostlukla ve paylaşmanın verdiği huzurla. Gökten üç altın yaprak düşmüş, biri minik sincap Fındık'a, biri ona yardım eden Bilge Eşek ve ailesine, biri de paylaşmanın ve dostluğun değerini bilen tüm çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
19
Beğenmedim
3
Sevdim
9
Güldüm
4
Kızdım
0
Üzüldüm
1
Şaşırdım
3
