Maske Masalı
Utangaç bankacı İpkis ve köpeği Milo gizemli bir maske bulur.
Bir varmış bir yokmuş... Binaların gri, insanların yüzlerinin asık olduğu, gülmenin neredeyse unutulduğu "Ciddi Şehir"de, İpkis adında çok iyi kalpli ama bir o kadar da utangaç, sessiz bir adam yaşarmış. İpkis, bankada çalışır, kimseyle konuşmaya cesaret edemezmiş. Tek dostu, zıpır mı zıpır, benekli küçük köpeği Milo imiş.
Bir akşam İpkis, işten dönerken nehir kenarındaki sazlıkların arasında parlayan tuhaf bir nesne görmüş. Eğilip bakmış; bu, tahtadan yapılmış, eski ve gizemli bir maskeymiş. "Belki duvarıma asarım," diyerek maskeyi almış ve evine gitmiş.
Evde koltuğuna oturmuş, maskeyi evirip çevirmiş. "Acaba bunu yüzüme taksam ne olur?" diye düşünmüş. Merakına yenik düşerek maskeyi yüzüne yaklaştırmış ve... ŞLAK! diye maske yüzüne yapışmış!
Bir anda odanın içinde rengarenk bir hortum kopmuş!
İpkis fırıl fırıl dönmeye başlamış. Hortum durduğunda, o sessiz ve solgun İpkis gitmiş; yerine yemyeşil yüzlü, kocaman parlak dişli, fosforlu sarı takım elbiseli ve şapkalı, yerinde duramayan çılgın bir adam gelmiş! Bu Yeşil Maskeymiş!
Yeşil Maske aynaya bakıp, gözlerini kocaman açarak, "Smokin!" diye bağırmış. (Bu, "Harika görünüyorum!" demekmiş.)
Milo onu görünce korkmamış, aksine "Hav hav!" diyerek oyun oynamaya başlamış. Yeşil Maske, "Parti zamanı Milo!" diyerek pencereden dışarı, sokağa fırlamış.
Sokaklar çok sessizmiş. Yeşil Maske, "Bu şehir çok sıkıcı! Biraz renk katalım!" demiş. Cebinden bir balon çıkarmış, üflemiş, bükmüş ve saniyeler içinde balondan kocaman bir zürafa, sonra bir motorsiklet, sonra da bir helikopter yapmış! Sokaktaki çocuklar camlardan bakıp kıkırdamaya başlamışlar.
Sonra meydandaki somurtkan heykeli görmüş. Hızla etrafında dönmüş ve heykele komik bir bıyık, başına da çiçekli bir şapka çizmiş. Ciddi Şehir, bir anda renklenmeye başlamış.
O sırada şehrin en ciddi, en gülmeyen Polisi Bay Somurtkan, devriye geziyormuş. Gürültüyü duyunca koşup gelmiş. Yeşil Maske'yi sarı takımıyla görünce, "Dur! O kıyafet de ne? Burada eğlenmek ve gürültü yapmak yasak!" diye bağırmış.
Yeşil Maske, ellerini havaya kaldırmış: "Teslim oluyorum memur bey! Ama önce..."
Cebinden bir teyp çıkarmış ve düğmesine basmış.
Bir anda sokakta marakas sesleri duyulmuş: "Çıkı çıkı çiki çiki! Bom!"
Yeşil Maske, "Müzik başlasın!" diye bağırmış ve çılgınca dans etmeye başlamış. Direklerin etrafında dönüyor, şapkasını havaya atıp kafasıyla tutuyor, ayaklarını o kadar hızlı hareket ettiriyormuş ki kimse gözlerini ondan alamıyormuş.
Yeşil Maske şarkı söylemiş: "Çiki bum çiki bum! Somurtmak yok, gülmek var!"
Polis Bay Somurtkan, "Dur!" demeye çalışmış ama bacakları kendi kendine oynamaya başlamış. Önce sağ ayak, sonra sol ayak... Ve bir bakmışlar ki, o ciddi polis, Yeşil Maske ile karşılıklı göbek atıyor! Milo da arka ayakları üzerinde dansa katılmış. Bütün mahalle sokağa dökülmüş, herkes kahkahalarla dans treni oluşturmuş.
Gecenin sonunda Yeşil Maske, "Harika bir partiydi millet!" diyerek bir hortum gibi dönerek evine girmiş ve maskeyi çıkarmış.
Ertesi sabah İpkis uyanmış. Aynaya bakmış. Artık eskisi kadar utangaç değilmiş. Çünkü içindeki neşenin ve cesaretin ne kadar güçlü olduğunu fark etmiş. Sokağa çıkmış, Bay Somurtkan'a kocaman bir "Günaydın!" demiş. Bay Somurtkan da ona gizlice göz kırpmış.
Gökten üç yeşil tüy düşmüş: Biri özgüvenini kazanan İpkis'e. Biri neşelenen Bay Somurtkan'a. Biri de içindeki enerjiyi dışarı çıkarmaktan korkmayan çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
33
Beğenmedim
7
Sevdim
29
Güldüm
14
Kızdım
4
Üzüldüm
5
Şaşırdım
9
