Meyve Tabağı Masalı
Kırmızı Elma, Sarı Muz ve Mor Üzüm meyve tabağında "En güçlü kim?" diye konuşurlar.
Bir varmış, bir yokmuş... Güneşli bir odada, kocaman bir masa varmış. Masanın üzerinde çok güzel bir meyve tabağı duruyormuş. Tabağın içinde üç tatlı arkadaş yaşarmış. Biri yuvarlak ve kırmızı Elma. Diğeri uzun ve sarı Muz. Öteki ise minik, yuvarlak, mor Üzüm.
Bir gün meyveler tabağın içinde kendi aralarında konuşmaya başlamışlar.
Kırmızı Elma hoplayıp zıplamış. "Kütür kütür! En kırmızı benim! Ben çocukların kalbini korur, karınlarını çok rahatlatırım!" demiş.
Sarı Muz başını sallamış, esnemiş. "Hayır hayır! Ben yumuşacığım! Ben kasları güçlendirir, onlara koşmaları için bol bol enerji veririm!" demiş.
Minik mor Üzümler kıkır kıkır gülmüş. "Lüp lüp lüp! Biz minicik bilyeler gibiyiz! Biz beyni korur, hafızayı güçlendirip çocukları çok akıllı yaparız!" demişler.
Hepsi, "En çok vitamin bende! En çok beni sevecek!" diyerek tatlı tatlı yarışmışlar.
Tam o sırada odanın kapısı açılmış. İçeriye minik bir bebek gelmiş. Adı Yavuz'muş. Yavuz yeni uyanmış, birazcık yorgunmuş. Gözlerini ovuşturmuş. "Ihı ıhı..." demiş, canı hiç oyun oynamak istememiş. Kolları aşağı sarkmış.
Yavuz'un annesi onu kucaklayıp mama sandalyesine oturtmuş. "Hadi Yavuz, meyve saati geldi! Önce meyvelerimizi yıkayalım," demiş.
Anne, meyveleri almış ve musluğun altına götürmüş. Suyu açmış: "Şıp şıp şıp..."
Serin su meyvelerin üzerine dökülmüş. Kırmızı Elma suyun altında bir top gibi fırıl fırıl dönmüş. Sarı Muz bir kayık gibi suyun üzerinden kaymış. Mor Üzümler ise su damlalarıyla balon gibi zıplamışlar. Meyveler bu su oyununu çok sevmiş. Yıkanınca hepsi tertemiz olmuş, pırıl pırıl parlamışlar!
Annesi meyveleri kesme tahtasına almış. "Şimdi Yavuz'a bir sürpriz yapalım!" demiş. Annesi, tabakta harika bir "Gülen Yüz" yapmış! Sarı Muz'dan kocaman, gülen bir ağız yapmış. Kırmızı Elma dilimlerinden tombul yanaklar yapmış. Mor Üzümlerden ise iki tane pırıl pırıl göz yapmış.
Gülen yüzlü meyve tabağı Yavuz'un önüne gelince, Yavuz'un yorgun yüzü birden aydınlanmış. "Heee!" diyerek kıkırdamış. O da tabağa gülümsemiş.
Yavuz önce Kırmızı Elma yanaklardan bir ısırık almış. "Ham! Kütür kütür!" Elma onun kalbine güç vermiş.
Sonra Sarı Muz ağızdan büyük bir ısırık almış. "Nam nam! Şap şup!" Muz onun kollarına ve bacaklarına bolca enerji katmış.
En son minik mor Üzüm gözlerden yemiş. "Hap! Hap!" Üzümler onun aklını pırıl pırıl yapmış.
Yavuz'un yanakları pembe pembe olmuş. Yorgunluğu bir anda uçup gitmiş. "Agu! Gıdı gıdı!" diyerek ayağa kalkmış. Kollarını kaldırmış, "Vınnn!" diye zıplamaya başlamış.
Çok güçlü, akıllı ve enerjik bir bebek olmuş!
Kırmızı Elma, Sarı Muz ve Mor Üzüm Yavuz'un midesinden bunu hissedince çok sevinmişler. Anlamışlar ki, hepsi birbirinden faydalıymış. Biri kalp için, biri enerji için, diğeri zeka içinmiş! Hepsi birleşince bebekleri kocaman yaparlarmış.
Bir daha hiç yarışmamışlar, hep birlikte el ele tutuşup çocuklara vitamin olmuşlar.
Gökten üç minik meyve düşmüş: Biri kırmızı elma, biri sarı muz, biri mor üzüm. Üçü de meyvesini bitiren tatlı bebeklerin karnına şifa olmuş.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
24
Beğenmedim
6
Sevdim
44
Güldüm
6
Kızdım
1
Üzüldüm
3
Şaşırdım
5
