Niloya Masalı

Niloya, dedesinin verdiği özel tohumu eker ama sabırsızlanır.

Niloya Masalı - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş... Yemyeşil fındık ağaçlarının gölgelediği, ortasından şırıl şırıl berrak bir nehrin aktığı şirin bir Anadolu köyünde, Niloya adında neşe dolu bir kız çocuğu yaşarmış. Niloya, pembe çiçekli elbisesi, iki yana topladığı saçları ve bitmek bilmeyen merakıyla köyün gülüymüş. En yakın arkadaşı ise, sırtında eviyle gezen yavaş ama akıllı kaplumbağası Tosbik'miş.
Bir sabah, güneş pırıl pırıl parlıyormuş. Niloya'nın tonton dedesi bahçede toprağı havalandırırken Niloya yanına koşmuş.
"Kolay gelsin dedeciğim! Bugün bahçeye ne ekeceğiz?" diye sormuş.
Dedesi gülümseyerek cebinden minicik, kahverengi bir tohum çıkarmış.

Niloya Masalı - Masal Oku

"Bu, çok özel bir 'Gökkuşağı Çiçeği' tohumu Niloya. Bunu toprağa emanet edeceğiz, o da bize dünyanın en güzel renklerini hediye edecek," demiş.
Niloya heyecanla zıplamış: "Oley! Hemen ekelim dede! Hemen büyüsün, hemen kocaman olsun!"
Tohumu nazikçe toprağa gömmüşler, üzerine can suyunu dökmüşler. Niloya, çiçeğin hemen oracıkta, mısır patlar gibi "Pıt!" diye çıkmasını beklemiş. Gözlerini toprağa dikmiş, beklemiş, beklemiş... Ama toprakta hiçbir hareket yokmuş.
Niloya, "Tosbik, neden çıkmıyor? Yoksa yolu mu kaybetti?" diye sormuş. Tosbik, yavaşça başını kabuğundan çıkarıp Niloya'ya bakmış, sanki "Acele etme" dermiş gibiymiş.

Niloya Masalı - Masal Oku

O gece Niloya tam uyuyacakken, dışarıda rüzgar "Vuuuu" diye esmeye başlamış. Ardından gökyüzü gürlemiş ve yağmur "Şarıl şırıl" yağmaya başlamış.
Niloya yatağından fırlamış, pencereye koşmuş. "Eyvah!" demiş. "Tohumum! Yağmurda üşüyecek, rüzgarda uçup gidecek!"
Hemen yağmurluğunu giyip bahçeye çıkmaya kalkışmış ama dedesi onu kapıda durdurmuş.
Dedesi, Niloya'nın endişeli gözlerine bakıp gülümsemiş:
"Korkma güzel kızım. Tohumlar yağmurdan korkmaz ki. Aksine, yağmur onlar için en lezzetli şerbettir. Toprak yorgan gibi onu sarar, yağmur da ona ninniler söyler. Eğer yağmur yağmazsa tohum susuz kalır ve büyüyemez."

Niloya Masalı - Masal Oku

Niloya biraz rahatlamış ama yine de sabaha kadar penceresinden bahçeyi izlemiş. "Dayan minik tohum, yağmur sana mama getirdi," diye fısıldamış.
Ertesi sabah yağmur dinmiş, güneş eskisinden daha parlak doğmuş. Niloya koşarak bahçeye gitmiş.
"Hala yok!" diye bağırmış üzülerek. "Yağmur yağdı, güneş açtı, neden çıkmadı?"
Dedesi yanına gelmiş ve Niloya'yı dizine oturtmuş.
"Bak Niloya," demiş. "Doğanın bir saati vardır. Bizim saatimiz 'tik-tak' diye hızlı çalışır ama doğanın saati yavaş ve emin adımlarla ilerler. Sabretmek, sadece beklemek değil, umutla beklemektir. Acele edip toprağı kazarsan, tohum küser."
Niloya derin bir nefes almış. Tosbik'e bakmış; o da yavaş yavaş, tadını çıkararak yürüyormuş. "Haklısın dede," demiş Niloya. "Bekleyeceğim."

Niloya Masalı - Masal Oku

Aradan günler geçmiş. Niloya her gün toprağa şarkılar söylemiş. Ve bir sabah, bahçeye çıktığında gözlerine inanamamış!
O boş toprağın üzerinde, yağmurla ve güneşle beslenmiş, daha önce hiç görmediği kadar parlak; sarı, pembe ve mor yaprakları olan harika bir çiçek açmış! Çiçek, sabah rüzgarıyla Niloya'ya "Merhaba!" der gibi sallanıyormuş.
Niloya sevinçle, "Başardık Tosbik! Yağmurdan korkmadım, sabrettim ve büyüdü!" diye bağırmış. Dedesi de gururla onları izlemiş.
Niloya o gün anlamış ki; güzel şeyler hemen olmazmış, emek, yağmur ve en önemlisi sabır gerekirmiş.
Gökten üç renkli tohum düşmüş: Biri sabırlı Niloya'nın bahçesine. Biri doğayı seven dedesinin avucuna. Biri de sabretmeyi öğrenen tüm akıllı çocukların kalbine.

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 49
Beğenmedim Beğenmedim 4
Sevdim Sevdim 36
Güldüm Güldüm 9
Kızdım Kızdım 1
Üzüldüm Üzüldüm 5
Şaşırdım Şaşırdım 5