Yeşil Peri Masalı
Yeşil Peri Doğa'nın gücü yeşil hayvanlarla konuşabilmektir.
Bir varmış bir yokmuş... Renklerin havada kelebek gibi uçuştuğu, ağaçların fısıldaştığı Peri Ormanı'nda, her biri farklı bir görevi olan minik periler yaşarmış. Kimi çiçekleri boyar, kimi rüzgarı tararmış. Ama aralarında biri varmış ki, onun görevi yemyeşil ormanı dinlemekmiş. Bu, sarı saçlarını topuz yapmış, yapraklardan dikilmiş pırıl pırıl yeşil bir elbise giyen Yeşil Peri Doğaymış.
Yeşil Peri'nin özel gücü, ormandaki tüm yeşil hayvanlarla konuşabilmesiymiş. Bir sabah, kanatlarını "pır pır" çırparak ormanda gezerken, derin bir "Of!" sesi duymuş.
Sesin geldiği nilüfer yaprağına konmuş. Orada somurtkan, yeşil bir Kurbağa oturuyormuş.
"Neden üzgünsün Kurbağa Kardeş?" diye sormuş Peri.
Kurbağa, "Vrak! Herkes zıplıyor ama ben gökyüzünü, ağaçların tepesini hiç göremiyorum. Sadece bu gölü görüyorum," demiş.
Yeşil Peri gülümsemiş. Sihirli değneğini sallamış ve Kurbağa'nın bacaklarına yeşil, parlak tozlar serpmiş. "Hadi zıpla!" demiş. Kurbağa bir zıplamış, oooo! Ağaçların en tepesine kadar yükselip manzarayı seyretmiş. Sevinçle "Vrak vrak!" diye şarkı söylemiş.
Peri yoluna devam etmiş. Güneşli bir kayanın üzerinde titreyen minik, yeşil bir Kertenkele görmüş.
"Senin neyin var minik dostum?" diye sormuş.
Kertenkele dişlerini takırdatarak, "Çok üşüyorum Peri. Güneş ağaçların arkasında kalıyor, ben ısınamıyorum," demiş.
Yeşil Peri, değneğini yukarı kaldırmış. Ağaçların dallarını nazikçe aralamış ve Güneş'in en sıcak ışıklarını bir fener gibi o kayanın üzerine tutmuş. Kaya sıcacık olmuş. Kertenkele, "Ohhh! Teşekkür ederim!" diyerek sırtüstü yatıp keyif yapmış.
Peri Doğa uçarken bir ağaç dalında üzgünce duran minik, yeşil bir Tırtıl görmüş. Tırtılın karnı "Gurrr" diye ötüyormuş.
"Merhaba Tırtıl, neden yemek yemiyorsun?" diye sormuş Peri.
Tırtıl boynunu bükmüş: "En taze, en lezzetli yapraklar şu ince dalın ucunda. Ama ben oraya kadar yürürsem dal kırılır, düşerim. Karnım çok aç."
Peri Doğa hemen harekete geçmiş. Değneğiyle o ince dala dokunmuş. Dal, sihirli bir yay gibi aşağıya, tam Tırtıl'ın ağzının kenarına kadar eğilmiş. Tırtıl, yerinden kıpırdamadan en taze yaprakları "kıtır kıtır" yemiş ve karnını doyurmuş.
Son olarak, orman yolunda oflaya puflaya yürüyen yeşil kabuklu bir Kaplumbağa görmüş.
"Sen neden ağlıyorsun Tosi?" demiş Peri.
Kaplumbağa, "Herkes oyun parkına gitti ama ben çok yavaşım. Oraya varana kadar akşam olacak," demiş.
Yeşil Peri, Kaplumbağa'nın kabuğunu okşamış. Değneğiyle yere dokunmuş. Yerdeki çimler birleşip kaygan, yemyeşil bir yosun kaydırağına dönüşmüş. Kaydırak, taaa oyun parkına kadar uzanıyormuş!
"Atla bakalım!" demiş Peri. Kaplumbağa kabuğunun üzerine yatmış ve "Vınnnn!" diye kayarak saniyeler içinde parka varmış.
Yeşil Peri, o gün dört yeşil dostunu mutlu etmenin sevinciyle bir çiçeğin içine kıvrılmış. Anlamış ki, sihir sadece değnekte değil, başkalarının derdini dinlemekteymiş.
Gökten üç yeşil elma düşmüş: Biri dünyayı keşfeden Kurbağa'ya. Biri karnı doyan Tırtıl'a. Biri de hayallerine hızla kavuşan Kaplumbağa'ya.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
77
Beğenmedim
7
Sevdim
62
Güldüm
14
Kızdım
4
Üzüldüm
5
Şaşırdım
5

ben bayılım😁😁😁😁😁😁😁😁😁😁😁😁😁😁😁😁😁
Çok güzel bir gün için çok iyi 💗