Minik Kuzu Pamuk
Minik Kuzu Pamuk'un Uyku Vakti, yumuşacık tüylü bir kuzunun anne koyunuyla yıldızlı gecede uykuya dalışını anlatan tatlı bir masal.
Bir varmış bir yokmuş, yeşil bir tepenin yamacında, papatyaların uykuya daldığı bir çiftlik varmış. Bu çiftlikte, tüyleri kar gibi bembeyaz, minicik bir kuzu yaşarmış. Adı Pamuk'muş. Öyle yumuşacıkmış ki, üstüne konan kelebekler bile pufa yaslanmış gibi keyiflenirmiş. Pamuk gün boyu zıplar, mele mele koşar, sonra da anne koyunun sıcacık karnına sokulurmuş. Çiftlikte tavuklar neşeyle gıdaklar, ördekler gölette şıpır şıpır yüzer, minik serçeler dallarda cıvıl cıvıl şarkılar söylermiş. Pamuk da onları izlerken bazen küçük sıçrayışlar yapar, bazen de papatyaların arasına uzanıp gökyüzündeki pamuk bulutları seyredermiş. En sevdiği şey ise annesiyle birlikte sabahın serinliğinde çimenlerin üzerinde yavaş yavaş dolaşmakmış.
Akşam olmuş, güneş tepenin ardına usulca inmiş. Kırmızı, turuncu bir aydınlık her yeri sarmış. Anne koyun, "Haydi Pamuk, uyku vakti geldi," demiş yumuşak bir sesle. Ama minik kuzu hiç uyumak istemezmiş. "Meee, ben daha oynamak istiyorum," demiş ve çayırda hoplaya zıplaya koşmuş. Rüzgâr fısıl fısıl esmiş, otların arasından "hışır hışır" sesler yükselmiş. Pamuk bir çiçeği koklamış, bir böceği izlemiş, bir de suya bakıp kendi yansımasına gülümsemiş. Bir uğur böceği gelip burnuna konunca kıkır kıkır gülmüş. Uzakta cırcır böcekleri gece şarkılarını söylemeye başlamış, hava gitgide daha sessiz ve huzurlu olmuş. Çiftlikteki hayvanlar birer birer yuvalarına çekilirken Pamuk, zamanın nasıl geçtiğini fark etmemiş. Gökyüzü koyulaştıkça etrafındaki renkler yumuşacık bir masal örtüsüne dönüşmüş.
Derken hava iyice serinlemiş, gökyüzünde ilk yıldızlar birer birer parıldamaya başlamış. Pamuk yorulmuş, minik bacakları titremiş. "Meee anne, neredesin?" diye seslenmiş. Uzaktan bir baykuş "huu huu" diye ötmüş ve Pamuk biraz korkmuş. Tam o sırada anne koyun yumuşak adımlarla yanına gelmiş, sıcacık tüyleriyle onu sarıp sarmalamış. "Ben hep buradayım yavrum," demiş. Ay, gökyüzünden gümüş bir battaniye gibi ışığını çayıra sermiş, her yeri huzurla örtmüş. Pamuk annesinin sıcaklığıyla hemen rahatlamış, kalbindeki küçük korkular usulca kaybolmuş. Birkaç ateş böceği etrafta minik fenerler gibi parlayarak uçmuş ve geceyi daha da güzel göstermiş. Anne koyun, Pamuğun başını sevip ona yıldızların da gece boyunca onları izlediğini söylemiş. Pamuk gökyüzüne bakıp parlayan yıldızlara gülümseyince kendini yeniden mutlu hissetmiş.
Pamuk annesinin yanında minicik bir yumak olmuş, gözleri usul usul kapanmış. "İyi geceler anne," demiş uykulu bir sesle. Anne koyun onu öpmüş, tatlı tatlı melemiş ve ikisi de mışıl mışıl uykuya dalmış. Sabaha kadar güzel rüyalar görmüşler. Sabah olduğunda güneşin ilk ışıkları çayıra gülümseyerek dokunmuş ve Pamuk gözlerini dinlenmiş, mutlu bir şekilde açmış. Yeni bir gün, yeni oyunlar ve yeni güzellikler onu bekliyormuş. Gökten üç yumuşacık tüy düşmüş, biri tatlı kuzu Pamuk'a, biri şefkatli anne koyuna, biri de masalımızı dinleyip uslu uslu uyuyan tüm sevgili çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
13
Beğenmedim
3
Sevdim
16
Güldüm
1
Kızdım
1
Üzüldüm
3
Şaşırdım
2
