Kirpi Dürdane ile Uyku Masalı
Ormanın en uykusuz kirpisi Dürdane, gökten dökülen uyku tozlarını toplayıp herkese tatlı rüyalar dağıtmayı öğrenir. Sıcacık bir uyku masalı.
Bir varmış bir yokmuş, koca meşelerin gölgesinde uyuklayan, çilekli çalıların mis koktuğu bir vadinin en ücra köşesinde, sırtındaki dikenleri gece olunca yumuşacık ışıldayan küçük bir kirpi yaşarmış. Adı Dürdane'ymiş bu minik kirpinin. Öteki hayvanlar akşam ezanıyla birlikte yuvalarına çekilip uykuya dalarken, Dürdane bir türlü uyuyamaz, mırıl mırıl yıldızları saymaya koyulurmuş. Ay ışığında pırıldayan burnu, meraktan iki yana oynayan minicik kulakları ve hiç durmadan zıplayan patileriyle vadinin en tatlı, en uykusuz canıymış o.
Bir gece, uyku tutmayan Dürdane pencereden başını uzatıp gökyüzüne bakarken, tepelerden aşağıya doğru süzülen ipek gibi bir toz bulutu görmüş. Bu toz, karahindiba tohumları gibi hafif hafif dökülüyor, değdiği her yaprağa huzurlu bir uyku yayıyormuş. "Vay canına," demiş Dürdane, "demek herkesin uyuyabilmesinin sırrı buymuş!" Uçuşan tanecikleri yakalamak için minik sepetini kapıp dışarı fırlamış. Ne var ki toz, o dokunmak isteyince kaçıveriyor, avuçlarının arasından kayıp gidiyormuş. Bir baykuş dalın üstünden "Uuu, uuu" diye seslenmiş; Bilge Tosbağa Nine ise ağır ağır yaklaşıp, "Ah minik dostum," demiş, "o uyku tozunu yalnızca kendine saklamak isteyen hiç toplayamaz. O taneler ancak paylaşmak isteyen ellere kondurur kendini."
Dürdane bu sözü aklına yazmış. Ertesi gece sepetini alıp yola koyulmuş, ama bu kez içinden "Ben bu tozu yorgun dostlarıma dağıtacağım," diye geçirmiş. İşte o an, dökülen taneler sanki bir mıknatısa kapılmış gibi onun sepetine dolmaya başlamış. Sepeti dolunca soluğu hastalanıp uyuyamayan yaşlı Ayı'nın mağarasında almış; bir tutam tozu onun burnuna serpince koca ayı derin bir "oh" çekip mışıl mışıl uykuya dalmış. Sonra yavrularını kaybetme korkusuyla gözünü kırpamayan Tavşan Ana'ya gitmiş, ürkek Geyik yavrusunun kirpiklerine üflemiş. Vadi boyunca dere şırıl şırıl akarken, Dürdane bütün gece uyuyamayan ne kadar dost varsa hepsine tatlı rüyalar taşımış. Öyle çok koşturmuş ki, en sonunda sepeti bomboş kalmış, kendi göz kapakları da uykudan ağırlaşmış.
Şafak sökerken Dürdane bir çınarın kökünde kıvrılmış, hayatında ilk kez öyle derin, öyle huzurlu bir uykuya dalmış ki, rüyasında uyuttuğu bütün dostlarının gülümseyen yüzlerini görmüş. Uyandığında bütün vadi ona teşekkür etmek için başında toplanmış, dikenlerine çiçek tacı takmışlar. Bilge Tosbağa Nine, "Gördün mü küçük dostum," demiş, "başkalarına huzur dağıtan, en tatlı uykuyu kendi bulurmuş." Ve o günden sonra Dürdane vadinin sevgili uyku dağıtıcısı olmuş; kendi mutluluğunu ancak paylaştıkça çoğaltacağını öğrenmiş. Gökten üç uyku tozu düşmüş; biri cömert kirpi Dürdane'ye, biri onu yüreklendiren Bilge Tosbağa Nine'ye, biri de masalımızı dinlerken sevdikleriyle paylaşmayı bilen tüm uykucu çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
15
Beğenmedim
2
Sevdim
29
Güldüm
3
Kızdım
0
Üzüldüm
0
Şaşırdım
3
