Penguen Masalı
Sürüsündeki kalabalıktan sıkılan Pingu, tek başına yaşamak için uzaklara gider.
Bir varmış bir yokmuş... Dünyanın en güneyinde, her yerin bembeyaz buzullarla kaplı olduğu "Buzul Vadisi"nde, yüzlerce penguenden oluşan kocaman bir sürü yaşarmış. Bu sürünün en meraklı ve biraz da sabırsız üyesi, gri tüylü minik penguen Pingu imiş.
Penguenler, soğuktan korunmak için birbirlerine yapışık gibi dip dibe yürürlermiş. Pingu bu durumdan çok sıkılmış.
"Of! Çok sıkıştım! Sağıma dönüyorum teyzem, soluma dönüyorum amcam. Ben artık özgürce kanat çırpmak, tek başıma kaymak istiyorum!" demiş.
Annesi, "Ama Pingu, biz birbirimizi ısıtmak için böyle duruyoruz. Sürüden ayrılırsan üşürsün," dese de Pingu dinlememiş.
Bir sabah, herkes uyurken Pingu sessizce sürüden ayrılmış. Buzun üzerinde karnının üstüne yatmış ve "Vınnn!" diye kayarak uzaklaşmış. Rüzgar tüylerini okşuyormuş. "İşte özgürlük bu!" diye bağırmış.
Pingu kaymış, kaymış ve sürüsünü göremeyeceği kadar uzağa gitmiş. Karşısına kocaman, bembeyaz bir tepe çıkmış. Ama bu tepe hareket ediyormuş! Pingu dikkatli bakınca bunun bir tepe değil, kocaman, beyaz tüylü, mavi atkı takan sevimli bir Kutup Ayısı olduğunu görmüş. Adı Tontik'miş.
Tontik, Pingu'yu görünce gülmüş: "Merhaba ufaklık! Buralarda tek başına ne yapıyorsun?"
Pingu, "Ben sürüden ayrıldım, artık tek başıma maceraya atılıyorum!" demiş.
Tontik, "Ooo! Cesurca! Gel o zaman seninle 'Buz Kaydırağı' oynayalım," demiş.
Pingu ve Tontik bütün gün oynamışlar. Tontik onu sırtına alıp gezdirmiş, kartopu oynamışlar. Pingu çok eğleniyormuş. Ama akşam olunca güneş batmış ve dondurucu bir rüzgar, "VUUUU!" diye esmeye başlamış. Hava o kadar soğumuş ki, Pingu'nun minik tüyleri onu ısıtmaya yetmemiş. Tir tir titremeye başlamış.
Tontik, kalın kürkü sayesinde üşümüyormuş. Pingu'nun titrediğini görünce, "Gel bakalım ufaklık," diyip onu kucağına almış ve atkısıyla sarmış. Ama rüzgar o kadar sertmiş ki Pingu hala ısınıyamıyormuş.
Pingu, "Tontik," demiş dişleri takırdayarak, "Çok üşüyorum. Sürümü, annemi, babamı özledim. Onların yanındayken hiç üşümezdim."
Tontik başını sallamış: "Haklısın Pingu. Benim kürküm kalın, ben yalnız yaşayabilirim ama siz penguenler bir aradayken güçlüsünüz. Hadi seni evine götürelim."
Tontik, Pingu'yu omzuna oturtmuş ve fırtınanın içinde yürümeye başlamış. Uzun bir yolculuktan sonra, uzakta siyah-beyaz bir kalabalık görünmüş. Penguen sürüsü, birbirlerine sımsıkı sarılmış, fırtınanın geçmesini bekliyormuş.
Pingu, Tontik'in omzundan inip koşarak annesinin yanına gitmiş ve sürünün en ortasına, o sıcak yere girivermiş.
"Ohhh!" demiş Pingu. "Burası dünyanın en sıcak yeriymiş!" Ev gibisi yok demiş.
Pingu o gün anlamış ki; kalabalık bazen sıkıcı olsa da, sevdiklerinle yan yana olmak en büyük güvenmiş. Tontik de onlara el sallayıp kendi evine dönmüş. Masalımız da böylece mutlulukla bitmiş.
Gökten üç kar tanesi düşmüş: Biri maceracı Pingu'nun gagasına. Biri dost canlısı Tontik ve atkısına. Biri de ailesinin kıymetini bilen tüm çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
86
Beğenmedim
6
Sevdim
60
Güldüm
9
Kızdım
5
Üzüldüm
15
Şaşırdım
13
