Yaramaz Kedi Siyam
Tonton Nine'nin evinde yaşayan yaramaz kedi Siyam, neşeli Sarı Kuş'u yakalamak için planlar yapar. Ancak evde Meksika'nın en hızlı faresi Gonzales de vardır!
Bir varmış bir yokmuş... Pencerelerinden güneş ışığı eksik olmayan, içi antika eşyalarla dolu, şirin mi şirin bir ev varmış. Bu evde, gözlüklerini burnunun ucuna takan, pamuk saçlı, melek kalpli Tonton Nine yaşarmış. Tonton Nine'nin evinde iki de tüylü çocuğu varmış: Altın sarısı tüyleriyle kafesinde neşeyle şarkı söyleyen Sarı Kuş ve burnu kıpkırmızı, siyah-beyaz tüylü, aklı fikri yaramazlıkta olan kedi Siyam.
Tonton Nine her sabah Sarı Kuş'un yemini verir, sonra da bahçedeki çiçeklerini sulamaya çıkarmış. Nine kapıdan çıkar çıkmaz, Siyam'ın o kocaman kırmızı burnu titremeye başlar, gözleri Sarı Kuş'un kafesine kilitlenirmiş.
"Miyavv! Ne kadar da tatlı bir kuş...
Acaba tadı da tatlı mıdır?" diye yalanarak kafese doğru parmak uçlarında gizlice yaklaşmaya başlarmış.
Sarı Kuş ise saf saf etrafa bakar, "Bir kedi gördüm sanki! Evet evet, yaramaz bir kedi gördüm!" diye cıvıldarmış.
Bir gün Siyam, kafese doğru tam zıplayacakken, odanın öbür ucundan bir rüzgar esmiş! "Arriba! Andale! Andale!" diye bir ses duyulmuş ve evdeki halının tozu dumana katılmış.
Bu, Meksika'nın en hızlı faresi, kocaman şapkalı Gonzales'ten başkası değilmiş! Gonzales o kadar hızlıymış ki, koşarken ayakları görünmezmiş.
Siyam havada uçarken, Gonzales şimşek hızıyla gelip Siyam'ın kuyruğunu masanın bacağına düğümleyivermiş! Siyam, "Miyaaaaaav!" diyerek kafese değil, "GÜMM!" diye duvara çarpmış ve yere yapışmış. Etrafında küçük yıldızlar dönüyormuş.
Gonzales, kafesin yanına çıkmış, Sarı Kuş'a göz kırpmış: "Merhaba Senyor Kuş, bu koca burunlu kedi seni mi rahatsız ediyor?"
Sarı Kuş sevinçle, "Teşekkürler Hızlı Fare! Beni yemesine engel oldun," demiş.
Siyam çok sinirlenmiş. "Seni gidi minik bücür! İkinizi birden yakalayacağım!" demiş. Hemen mutfağa koşmuş, bir kutu un almış. Rengi belli olmasın, hayalet gibi görünsün diye her yerine un bulamış. Bembeyaz bir kedi olup sessizce salona geri dönmüş.
Ama Gonzales'in kulakları radar gibiymiş. Siyam tam ağzını açmış, pençelerini uzatmışken, Gonzales, "Arriba! Yiiihaaa!" diyerek elektrikli süpürgeyi çalıştırmış. Süpürgenin hortumunu Siyam'a doğru tutmuş. Süpürge "VUUUUUP!" diye Siyam'ın üzerindeki bütün unu, hatta Siyam'ı bile yarısına kadar içine çekivermiş! Siyam, süpürgenin ucunda sıkışmış, bacakları havada çırpınarak çok komik bir halde kalmış.
Sarı Kuş ve Gonzales kahkahalarla gülmeye başlamışlar.
Tam o sırada kapı açılmış ve Tonton Nine içeri girmiş. Siyam'ı o halde görünce kaşlarını çatmış:
"Siyam! Yine mi yaramazlık peşindesin? Kuşumu rahat bırakmanı sana bin kere söyledim! Kötülük peşinde koşan, her zaman böyle komik durumlara düşer," demiş ve onu süpürgeden çıkarıp mutfaktaki kedi mamasının önüne oturtmuş.
Siyam, kafasındaki unları silkelerken anlamış ki; başkalarına zarar vermeye çalışmak her zaman insanın (veya kedinin) kendi başına bela açarmış. Kafasında dönen yıldızlarla mamasını yemeye başlamış. Gonzales ve Sarı Kuş ise birbirlerine "Çak!" yaparak dostluklarını kutlamışlar.
Gökten üç peynir parçası düşmüş: Biri hızlı kahraman Gonzales'e. Biri neşeli Sarı Kuş'a. Biri de arkadaşlarına asla zarar vermeyen iyi kalpli çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
74
Beğenmedim
15
Sevdim
91
Güldüm
29
Kızdım
10
Üzüldüm
7
Şaşırdım
14
