Kötü Kedi Şerafettin Masalı
Mahallenin en yaramaz kedisi Şerafettin, diğer kedilerin sütünü içer ve mamalarına su katarak kötü şakalar yapar.
Bir varmış bir yokmuş... Arnavut kaldırımlı dar sokakları, sardunya sarkan pencereleri olan eski ve güzel bir mahallede, bir kedi çetesi yaşarmış. Bu kediler sabahları güneşlenir, akşamları uyumlu bir koro gibi miyavlarlarmış. Ancak mahallede öyle bir kedi varmış ki, onun olduğu yerde huzur kalmazmış. Bu kedinin adı Şerafettin'miş! Şerafettin, sarı-siyah tüylü, her an bir kurnazlık peşinde koşan oldukça yaramaz bir kediymiş.
Şerafettin diğer kedilere şaka yapmaya bayılırmış ama şakaları hiç de komik değilmiş.
Beyaz kedi Pamuk, köşedeki kaseden sütünü içmek için arkasını döndüğünde, Şerafettin "Vınnn!" diye koşar, sütü bir dikişte içer ve kaçarmış. Gri kedi Duman, çıtır çıtır kuru mamasını tam yiyecekken; Şerafettin çatıdan hortumla su sıkar, mamaları hamur gibi ıslatıp mahvedermiş. Kediler aç kalır, Şerafettin ise çatıya çıkıp göbeğini tutarak, "Miyav hah hah ha! Ne kadar komiksiniz!" diye kahkaha atarmış.
Mahallenin kedileri bu duruma çok üzülmüş ve sinirlenmişler. Bir akşam, Şerafettin uyurken eski fıçının etrafında gizli bir toplantı yapmışlar. Duman, "Şerafettin bizi çok üzüyor, ona bir ders vermeliyiz ki şaka kurbanı olmanın nasıl bir his olduğunu anlasın," demiş. Birlikte fısıldaşarak harika ve çok komik bir tuzak hazırlamışlar.
Ertesi sabah, Şerafettin gerinerek uyanmış. "Bugün acaba kimin mamasını ansızın yesem?" diye sokağa inmiş. Bir de ne görsün? Sokağın tam ortasında, kocaman, ağzına kadar taze günlük sütle dolu pırıl pırıl bir kase duruyormuş! Etrafta hiç kedi yokmuş.
Şerafettin'in gözleri parlamış. "Ooo! Benden gizli ziyafet ha! Hemen hepsini içeyim de görsünler!" diyerek kaseye doğru koşmuş.
Ancak kediler, kasenin etrafındaki taşlara kaygan zeytinyağı sürmüş ve yukardaki ipe de büyük bir kova bağlamışlarmış. Şerafettin tam kaseye yaklaşırken kaygan taşa basmış. Ayakları sekiz çizmeye başlamış!
"Vıııjjtt! Miyavvv!" diye bağırarak kayarken, yanlışlıkla gerili olan ipe takılmış.
İp çekilince, yukarıdaki kova devrilmiş. Kovanın içinde su falan yokmuş; içi ağzına kadar rengarenk, yumuşacık kuş tüyleriyle doluymuş!
"POF!"
Bütün tüyler, kaymaktan zaten şaşkına dönmüş Şerafettin'in üzerine yapışmış. Şerafettin artık bir kediye değil, kocaman, sarı-siyah ve komik dev bir tavuğa benziyormuş!
Kutuların arkasına saklanan diğer kediler ortaya çıkmış ve göbeklerini tuta tuta gülmeye başlamışlar. "Miyav hah hah ha!" sesleri tüm sokağı inletmiş. Şerafettin, üzerindeki tüyleri silkelemeye çalışırken herkesin ona gülmesine çok bozulmuş. Yanakları kızarmış. Alay edilmek, şaka kurbanı olmak hiç de eğlenceli değilmiş! Kalbi çok kırılmış.
O an Duman öne çıkmış: "Nasılmış Şerafettin? Sen bizim mamamızı bozup, sütümüzü içtiğinde biz de işte böyle üzülüyorduk. Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapmamalısın."
Şerafettin başını öne eğmiş. Kendi yaptığı kötü şakaların başkalarını ne kadar kırdığını şimdi çok iyi anlamış.
Tüylerini temizlerken, "Haklısınız arkadaşlar," demiş. "Ben sadece eğleniyorum sanıyordum ama sizi üzüyormuşum. Hepinizden çok özür dilerim. Bir daha kimsenin mamasına su katmayacağım."
Kediler, Şerafettin'in gerçekten pişman olduğunu görünce onu affetmişler. Üzerindeki tüyleri temizlemesine yardım etmişler ve o kocaman süt kasesini hep birlikte, sırayla yalayarak paylaşmışlar.
O günden sonra Şerafettin, mahallenin yaramazı değil, en koruyucu ve oyuncu kedisi olmuş.
Gökten üç kedi maması düşmüş: Biri hatasını anlayan Şerafettin'e. Biri ona empatiyi öğreten akıllı kedilere. Biri de arkadaşlarına asla kötü şaka yapmayan iyi kalpli çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
56
Beğenmedim
16
Sevdim
73
Güldüm
21
Kızdım
6
Üzüldüm
10
Şaşırdım
10

ben bayıldım❤️❤️❤️❤️❤️🩷🩷🩷🩷🩷🩷🎈