Zurna Vadisi Masalı

İki komşu köyün savaşını durdurmak için yola çıkan küçük davulcu Deran'ın cesaret, dostluk ve barış dolu neşeli kahramanlık masalı sizi bekliyor.

Zurna Vadisi Masalı - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş, iki dağın koynunda sarmaş dolaş uzanan Zurna Vadisi'nde, kirpikleri gündoğumu gibi uzun, yanakları elma kırmızısı bir çocuk yaşarmış. Adı Deran'mış bu küçük çocuğun; sırtında hep kendi eliyle yaptığı minik bir davul taşırmış, davulunun derisine ise annesinin diktiği turuncu bir güneş işlenmiş. Deran'ın öyle tatlı bir huyu varmış ki, kızgın bir arı bile onun davulunun tıngırtısını duyunca vızıltısını kesip dinlermiş. "Ben büyüyünce," dermiş gözleri ışıldayarak, "davulumla bütün vadiyi güldüreceğim!"

Zurna Vadisi Masalı - Masal Oku

Ne var ki o günlerde vadi hiç de güleç değilmiş. Doğu yamacındaki Kekikli Köy ile batı yamacındaki Nardan Köyü, tek bir pınarın suyu yüzünden yıllardır kaşlarını çatarmış birbirine. Kekikliler "Su bizim tarlamızdan doğuyor!" derken, Nardanlılar "Ama bizim bahçemize akıyor!" diye diretirmiş. Öyle ki iki köyün büyükleri, taş atmak için sopalar yontmaya, davulları savaş için germeye başlamışlar. O gece kuşlar bile korkudan susmuş, yalnızca uzaklardan bir baykuşun "buhu" sesi yankılanmış vadide. Deran pencereden bu hüzünlü telaşı izlerken minik yüreği burkulmuş: "İki köy de birbirine kızarsa, artık kimse benim davulumla gülmeyecek ki!"

Zurna Vadisi Masalı - Masal Oku

Sabah olur olmaz Deran davulunu sırtlanmış, çiy damlalarının parıldadığı patikadan iki köyün buluştuğu pınar başına koşmuş. Bir yanda öfkeli Kekikliler, bir yanda burnundan soluyan Nardanlılar dizilmiş; tam sopalarını kaldıracaklarken minik çocuk aralarına atlayıvermiş. "Durun!" diye seslenmiş cesurca, sonra davuluna öyle neşeli, öyle tatlı bir tempo tutturmuş ki, gerginlikten katılaşmış ayaklar istemsizce oynamaya başlamış. Deran çalarken bir yandan da sormuş: "Söyleyin bakalım, bu pınarın suyu tek başına Kekikli'yi doyurur mu, tek başına Nardan'ı sular mı?" İki köy de düşünmüş; su ancak ikisine birden yetermiş. O sırada bir güvercin süzülüp Deran'ın davulunun üstüne konmuş, kanatlarını yelpaze gibi açmış. Deran gülümsemiş: "Bakın, kuşlar bile bölüşmeyi biliyor. Gelin bu suyu bir oluk yapıp ikiye paylaştıralım, hem tarla hem bahçe kansın!"

Zurna Vadisi Masalı - Masal Oku

Köylüler önce birbirlerine, sonra o güneş işli minik davula bakmışlar; kalpleri yumuşamış, sopalar yere düşmüş. Hep birlikte gün batmadan taşları üst üste dizip suyu iki kola ayıran güzel bir oluk yapmışlar. O akşam vadide savaş davulu değil, düğün davulu çalmış; Kekikli'nin kekiğiyle Nardan'ın narı aynı sofrada buluşmuş, çocuklar el ele halay çekmiş. Deran'ın minik davulu artık iki köyün ortak sevincinin sesi olmuş. Anlarsınız ya sevgili çocuklar, en büyük kahramanlık kılıçla değil, uzatılan bir dost eliyle, paylaşmayı bilen bir yürekle kazanılırmış; küçücük bir barış adımı, koca bir vadiyi güldürmeye yetermiş. Gökten üç davul tokmağı düşmüş; biri cesur davulcu Deran'a, biri barışı seçen tüm köylülere, biri de bu masalı dinleyip kavgayı değil dostluğu seçen tüm güzel yürekli çocuklara.

Zurna Vadisi Masalı - Masal Oku

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 12
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 17
Güldüm Güldüm 1
Kızdım Kızdım 1
Üzüldüm Üzüldüm 1
Şaşırdım Şaşırdım 1