Bir Kahvaltı Masalı

Jale, "Süper Güç Kahvaltısı"nı yapıp okula giderken, uykucu kardeşi Nihat kahvaltısız evden çıkar.

Bir Kahvaltı Masalı - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş... Güneşin "Cee-eee!" diyerek perdeleri araladığı, horozların "Ü-ürü-üüü!" diye herkesi okula çağırdığı pırıl pırıl bir sabahta, şirin bir evde iki kardeş yaşarmış: Enerjik, neşeli ve spor yapmayı seven Jale ile uykuyu çok seven, yataktan vinçle bile zor kalkan Nihat.

O sabah saat "Zırrr!" diye çalmış. Jale, "Oley! Bugün Beden Eğitimi dersi var!" diyerek zıplayıp kalkmış. Elini yüzünü yıkamış, dişlerini fırçalamış ve mutfağa koşmuş. Annesi masayı renkarenk donatmış: Gülen yüzlü yumurtalar, inci gibi zeytinler, kütür kütür salatalıklar ve ballı sütler...
Jale, "Bunlar benim yakıtım!" demiş. Yumurtayı yemiş "Kaslarım şişti!", sütü içmiş "Motorum çalıştı!", peyniri yemiş "Gözlerim açıldı!" demiş.

Bir Kahvaltı Masalı - Masal Oku

Ama yan odada Nihat hala yorganı kafasına çekmiş, "Beş dakika daha... Sadece gözümü dinlendiriyorum..." diye mırıldanıyormuş. Annesi, "Hadi Nihat, kahvaltı yapmadan çıkarsan pilin biter," dese de Nihat dinlememiş.
"Ben aç değilim anne, hem geç kaldım!" diyerek, pijamalarını aceleyle çıkarıp formasını giymiş. Saçları dağınık, gözleri yarı kapalı, karnı ise bomboş bir şekilde evden fırlamış.

Okula vardıklarında ilk ders Beden Eğitimiymiş. Öğretmen düdüğünü çalmış: "DÜÜÜT! Haydi çocuklar, bahçeye! Koşu yarışı yapacağız!"
Jale yerinde duramıyormuş, zıp zıp zıplıyormuş. Nihat ise daha şimdiden esnemeye başlamış, ayakta zor duruyormuş.

Bir Kahvaltı Masalı - Masal Oku

Öğretmen "Hazır, Başla!" dediği anda Jale bir ok gibi fırlamış! Kahvaltıdan aldığı enerjiyle rüzgar gibi koşuyormuş. Arkadaşları "Hadi Jale!" diye tezahürat yapıyormuş.
Nihat da koşmaya çalışmış. "Hadi bacaklarım, çalışın!" demiş ama bacakları sanki kurşun gibi ağırmış. Bir adım, iki adım derken Nihat'ın nefesi kesilmiş, başı dönmüş. Pistin yarısına bile gelemeden "Pof!" diye çimlerin üzerine oturup kalmış.
"Abla," demiş Nihat, "Neden bacaklarım beni taşımıyor? Neden sen uçuyorsun da ben sürünüyorum?"
Jale yarışı birinci bitirip Nihat'ın yanına gelmiş: "Çünkü ben depomu doldurdum Nihat! Sen ise boş depoyla araba sürmeye çalışıyorsun. Kahvaltı yapmazsan enerjin olmaz ki!"

Sonraki ders sınıfta matematikmiş. Sınıf sessizken birden Nihat'ın karnından "GURRR... GURUL GURUL..." diye öyle güçlü bir ses gelmiş ki, yanındaki arkadaşı "Gök mü gürledi?" diye pencereden bakmış. Nihat utancından kıpkırmızı olmuş. Açlıktan ne dersi dinleyebilmiş ne de teneffüste top oynayabilmiş.

Bir Kahvaltı Masalı - Masal Oku

Akşam eve döndüklerinde Nihat, yorgunluktan koltuğa yığılmış. "Anne, baba! Ben hatamı anladım. Bugün pilsiz robot gibiydim. Yarın sabah beni erkenden kaldırın, ben de Jale gibi şampiyon kahvaltısı yapmak istiyorum!" demiş.

Ertesi sabah saat çalmadan Nihat uyanmış! Elini yüzünü yıkamış, sofraya Jale'den bile önce oturmuş. Peyniri yemiş, yumurtayı bitirmiş, sütünü lıkır lıkır içmiş.
O gün okulda Nihat, hem yarışlarda en hızlı koşan hem de dersleri en iyi dinleyen çocuk olmuş.

Bir Kahvaltı Masalı - Masal Oku

Nihat ve Jale o günden sonra anlamışlar ki; kahvaltı yapmak, güne bir sıfır önde başlamak ve süper güçlerini toplamak demekmiş. Bu şekilde kahvaltının önemini iyice öğrenmişler.

Gökten üç haşlanmış yumurta düşmüş: Biri hızlı koşan Jale'ye. Biri dersini alan Nihat'a. Biri de kahvaltısını yapıp güne zımba gibi başlayan tüm çocuklara.

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 69
Beğenmedim Beğenmedim 4
Sevdim Sevdim 45
Güldüm Güldüm 16
Kızdım Kızdım 3
Üzüldüm Üzüldüm 3
Şaşırdım Şaşırdım 8