Bir Uçurtma Masalı

Kasabadaki okulda, 6 yaşındaki Elif ve 4 yaşındaki Can anlaşamıyordu.

Bir Uçurtma Masalı - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş... Arnavut kaldırımlı sokakları olan, evlerin pastel mavilere, pembelere boyandığı, her köşesinde çiçeklerin açtığı, sonbahar güneşinin "pırıl pırıl" parladığı şirin mi şirin bir kasaba varmış. Bu kasabanın tam meydanında, bahçesinde dev bir çınar ağacı olan Renkli Kasaba Anaokulu bulunurmuş.

Okulun öğretmeni, renkli hırkalarıyla meşhur, hep gülümseyen Şeyda Öğretmenmiş. Sınıfta her yaştan çocuk varmış. Sınıfın en büyüğü olan 6 yaşındaki Alya, "Ben artık büyüdüm, her şeyi bilirim," der, küçüklerle pek oynamazmış. Sınıfın en küçüğü, 4 yaşındaki minik Cansu ise ablalarından biraz çekinir, sessizce köşesinde oynarmış.

Bir Uçurtma Masalı - Masal Oku

Bir sabah Şeyda Öğretmen sınıfa koca bir kutu ahşap blok getirmiş. "Çocuklar," demiş, "Bugün hep birlikte dev bir 'Dostluk Kalesi' yapacağız. Ama kural şu: Büyükler mimar olacak, küçükler ise inşaatçı. Birlikte çalışmazsanız kale yıkılır!"
Alya önce burun kıvırmış. "Cansu daha çok küçük, blokları düzgün koyamaz ki," demiş. Cansu üzülmüş, dudaklarını büzmüş. Ama Şeyda Öğretmen onlara cesaret vermiş. Alya, kalenin planını yapmış, "Şuraya koy Cansu," demiş. Cansu, minik elleriyle blokları dikkatlice yerleştirmiş. Alya'nın boyunun yettiği yüksek yerlere Cansu'nun eli yetmemiş, Cansu'nun girdiği dar tünellere de Alya sığmamış.

Bir bakmışlar ki; Alya'nın aklı ve Cansu'nun çabası birleşince ortaya sınıfın tavanına kadar uzanan harika bir kale çıkmış! Alya, Cansu'ya "Çak!" yapmış. "Hey! İyi iş çıkardık ufaklık," demiş. Cansu'nun gözleri parlamış.

Bir Uçurtma Masalı - Masal Oku

Öğleden sonra kasaba meydanında "Geleneksel Uçurtma Şenliği" varmış. Hava o kadar güzelmiş ki; gökyüzü masmavi, ağaçlar turuncu ve sarıymış. Kasabanın o tatlı rüzgarı hafifçe esiyormuş.
Şeyda Öğretmen ve öğrencileri meydana inmişler. Herkes uçurtmasını hazırlamış.

Minik Cansu, kendi boyu kadar olan renkli uçurtmasını uçurmaya çalışıyormuş. İpi çekiyor, koşuyor ama rüzgarı bir türlü yakalayamıyormuş. Uçurtma sürekli "Pof!" diye yere düşüyormuş. Cansu ağlamak üzereymiş.
Bunu gören Alya, hemen yanına koşmuş.

Bir Uçurtma Masalı - Masal Oku

"Üzülme Cansu," demiş. "Benim kollarım daha uzun, rüzgarı yakalamana yardım edebilirim. Sen makarayı tut, ben uçurtmayı havaya fırlatacağım."

Alya, rüzgarın yönünü hesaplamış (tıpkı bir abla gibi) ve uçurtmayı havaya bırakmış. "Şimdi koş Cansu!" diye bağırmış.
Cansu, minik bacaklarıyla koşmuş, koşmuş... Ve uçurtma havalanmış! Gökyüzünde süzülmeye başlamış. Cansu makarayı tutarken, Alya da ipin karışmaması için ona yardım etmiş.
O gün gökyüzünde en yükseğe çıkan uçurtma, onlarınki olmuş. Şeyda Öğretmen yanlarına gelip ikisine de birer dondurma ısmarlamış.

Bir Uçurtma Masalı - Masal Oku

"Gördünüz mü?" demiş. "Büyük olmak yol göstermektir, küçük olmak ise o yolda hevesle yürümektir. Birleşince harika bir takım oldunuz."
Alya ve Cansu, dondurmalarını yerken birbirlerine gülümsemişler. Artık okulda kimse "sen küçüksün" ya da "sen büyüksün" demiyormuş. Herkes "biz arkadaşız" diyormuş.
Gökten üç renkli uçurtma düşmüş: Biri sevgi dolu Şeyda Öğretmen'e. Biri yol gösteren Alya'ya. Biri de hevesli minik Cansu'ya.

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 30
Beğenmedim Beğenmedim 2
Sevdim Sevdim 33
Güldüm Güldüm 3
Kızdım Kızdım 4
Üzüldüm Üzüldüm 4
Şaşırdım Şaşırdım 8