Büyülü Vadi ile Pofuduk Ayıcık
Karların, çöllerin ve ormanların birleştiği Büyülü Vadi'de, yavru ayı Pofuduk saklambaç oynarken arkadaşlarını kokularından bulmaya çalışır.
Bir varmış bir yokmuş... Dünyanın tam ortasında, hiçbir haritada bulunmayan "Büyülü Vadi" adında inanılmaz bir yer varmış. Bu vadinin bir tarafı bembeyaz karlar ve buzullarla kaplı, diğer tarafı altın sarısı sıcak kumlarla dolu, tam ortası ise yemyeşil serin bir ormanmış. Kutupların, çölün ve ormanın hayvanları burada sınır olmadan, barış içinde bir arada yaşarmış.
Bir gün, ormanın yumuşak çimenlerinde üç sıkı dost saklambaç oynuyormuş: Orman sakini yavru ayı Pofuduk, kutuplardan gelen yavru penguen Paytak ve çölün en sevimli sakini, kocaman kulaklı çöl tilkisi Kumlu.
Ebe olma sırası yavru ayı Pofuduk'taymış. Pofuduk, ulu bir çınar ağacına yaslanıp gözlerini kapatmış. "Sağım solum sobe, saklanmayan ebe!" diyerek gözlerini açmış. Arkadaşları o kadar iyi saklanmış ki, etrafta hiç ses yokmuş.
Pofuduk, "Gözlerimle bulamıyorsam, süper burnumla bulurum!" demiş. Ayıların koku alma duyusu çok güçlüdür. Burnunu havaya kaldırmış ve derin bir nefes almış: "Sniff, sniff, sniff..."
Havada önce taze çam yapraklarının, sonra da rüzgarla gelen çok tanıdık, tuzlu ve hafif yosunlu bir koku hissetmiş. "Hımm," demiş Pofuduk. "Bu koku okyanus kokusu, serin rüzgarların kokusu!"
Kokusunu takip ederek karlı bölgenin sınırındaki bir buz kütlesinin arkasına gitmiş. "Sobeee Paytak!" diyerek minik pengueni bulmuş.
Paytak kıkırdayarak çıkmış. "Beni nasıl buldun?"
Pofuduk, "Üzerindeki okyanus ve tuz kokusundan," demiş.
Paytak göğsünü kabartmış: "Biliyor musun Pofuduk, biz penguenlerin bu kokusu çok önemlidir. Kutuplarda binlerce penguen bir aradayken, annelerimiz ve babalarımız bizi sadece görünüşümüzden değil, bu özel okyanus kokumuzdan tanır. Kokumuz bizim kimliğimizdir!"
Pofuduk çok şaşırmış. "Harika bir bilgi! Şimdi sıra Kumlu'da," demiş.
Burnunu tekrar havaya kaldırmış:
Bu sefer burnuna kuru, sıcak kumların ve hafifçe tatlı, baharatlı bir koku gelmiş. "İşte buldum! Sıcak çöl rüzgarının kokusu!"
Hızla kum tepelerinin başladığı yere koşmuş ve büyük bir kaktüsün arkasında saklanan çöl tilkisini bulmuş. "Sobe Kumlu!"
Kumlu, devasa kulaklarını sallayarak gülmüş. "Süper burnundan hiçbir şey kaçmıyor Pofuduk! Benim kokum da çölde çok işe yarar. Çöl o kadar büyük ve ıssızdır ki, biz çöl tilkileri geçtiğimiz yerlere kendi kokumuzu bırakırız. Böylece diğer tilki dostlarımız bizim nerede olduğumuzu anlar, çölde asla kaybolmayız. Kokumuz bizim mesajımızdır!"
Pofuduk, hayvanların kokularının aslında birer süper güç olduğunu öğrenince büyülenmiş. "Benim kokum da toprak ve çam kokuyor," demiş Pofuduk. "Annem ormanda hangi yöne gittiğimi hep bu kokudan anlar."
Tam o sırada, çalılıkların arasından siyah-beyaz çizgili, tüylü bir kuyruk belirmiş. Etrafa aniden çok keskin, birazcık da kötü bir koku yayılmış! Paytak ve Kumlu burunlarını tutmuşlar: "Iyy! Bu da ne?"
Çalılıklardan minik bir Kokarca çıkmış. Utanarak başını öne eğmiş: "Özür dilerim, sizi korkuttum sanırım. Ben korkunca istemsizce bu kokuyu salgılarım."
Pofuduk hemen arkadaşlarının yanına geçmiş ve gülümsemiş: "Burnunu tutma Paytak! Onun kokusu da onun süper gücü. Eğer aslanlar veya kurtlar ona saldırmak isterse, bu koku sayesinde onları uzaklaştırır ve kendini korur. Kokarca kardeş, sen de bizimle oynamak ister misin?"
Kokarca çok mutlu olmuş. "Gerçekten mi? Kötü kokuma rağmen mi?"
Kumlu kocaman kulaklarını sallamış: "Büyülü Vadi'de herkesin kokusu kendine özeldir ve hepsi doğanın bir mucizesidir demiş!
Gökten üç mis kokulu çiçek düşmüş: Biri süper burnuyla dostlarını bulan Pofuduk'a. Biri farklılıkların gücünü anlatan penguen ve tilkiye. Biri de arkadaşlarını olduğu gibi kabul eden tüm merhametli çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
36
Beğenmedim
5
Sevdim
32
Güldüm
5
Kızdım
4
Üzüldüm
1
Şaşırdım
6
