Doktor Damla ve Sağlık Sırları
Vücudumuza giren mikropları bir general gibi yönetip kovan cesur Doktor Damla, bir gün kendisi hastalanır.
Bir varmış bir yokmuş... Pencerelerinden her zaman güneş ışığı giren, duvarları renkli resimlerle dolu, çocukların hiç korkmadan koşa koşa geldiği "Neşeli Şifa Kliniği" adında bir hastane varmış. Bu klinikte, boynunda stetoskopu, sırtında görünmez bir kırmızı pelerini olan Doktor Damla çalışırmış.
Doktor Damla, sıradan bir doktor değilmiş. O, vücudumuza gizlice girmeye çalışan yaramaz ve somurtkan "Mikroplar Ordusu"na karşı savaşan usta bir komutanmış!
Bir gün kliniğe, sürekli hapşıran ve ateşi olan küçük Ali gelmiş. Ali, "Hapşu! Doktor abla, içimde tuhaf şeyler geziyor sanki," demiş.
Doktor Damla hemen stetoskopunu Ali'nin göğsüne koymuş. "Hımm," demiş gülümseyerek. "İçeriye küçük yeşil ve mor mikroplar sızmış. Ama merak etme Asker Ali, şimdi onlara harika bir taktikle saldıracağız!"
Doktor Damla, Ali'ye bir reçete yazmış. "Benim ordumun üç büyük silahı vardır Ali: Birincisi bol bol su içmek, ikincisi taze meyvelerle vitamin kalkanı oluşturmak, üçüncüsü ise mışıl mışıl uyumak. İlaçların da senin beyaz kan hücrelerine (askerlerine) güç verecek. Mikroplar bu güce dayanamayıp kaçacaklar!"
Ali, komutanı Doktor Damla'nın sözünü dinlemiş. Dediklerini harfiyen yapmış ve yaramaz mikroplar Ali'nin vücudundan koşa koşa kaçıp gitmişler. Ali iyileşip parklara dönmüş.
Ancak kışın en soğuk günlerinden birinde, klinikte garip bir şey olmuş. Çocuklar Doktor Damla'yı beklerken, kapı açılmış ama Doktor Damla her zamanki gibi enerjik değilmiş. Burnunu çekiyor, "Hapşu!" diye hapşırıyor ve yorgun görünüyormuş.
Ali ve diğer çocuklar şaşkınlıkla bakakalmışlar. "Doktorlar da mı hasta olur?" diye fısıldaşmışlar.
Doktor Damla, çocuklara sevgiyle bakmış. "Elbette çocuklar," demiş. "Doktorlar da birer insandır. Eğer çok yorulursak, uykumuzu alamazsak o yaramaz mikroplar bizim de kalkanımızı aşıp içeri girebilir. Sağlık hepimiz için önemlidir ve kimse mikroplardan tamamen saklanamaz."
Bunu duyan Ali, hemen komutanlığı devralmış! "O zaman şimdi savaşma sırası sizde Doktor Damla!" demiş. Ali ve arkadaşları, Doktor Damla'ya bir bardak ılık ıhlamur getirmişler. "Hemen evinize gidip mışıl mışıl uyumalısınız, vitamin kalkanınızı kuşanmalısınız," diyerek ona kendi taktiğini hatırlatmışlar.
Doktor Damla çocukların bu sözleri karşısında çok duygulanmış. Onların sözünü dinleyip evine gitmiş, dinlenmiş, ilacını içmiş ve bol bol su tüketmiş. Gerçekten de mikroplar, dinlenen ve iyileşmeyi isteyen bir vücutta fazla barınamazmış. Sadece üç gün sonra, Doktor Damla eskisinden daha güçlü, daha enerjik bir şekilde kliniğe geri dönmüş!
Doktor Damla o gün çocuklara en önemli dersi vermiş: "Doktora gitmekten asla korkmayın çocuklar. Doktorlar sizin en iyi takım arkadaşınızdır. Ama unutmayın; en iyi doktor bile hasta olabilir, çünkü sağlığımızı korumak, yediğimize içtiğimize dikkat etmek her insanın kendi görevidir."
O günden sonra Neşeli Şifa Kliniği'ne gelen çocuklar mikroplardan hiç korkmamışlar. Çünkü savaşma taktiğini çok iyi biliyorlarmış.
Gökten üç vitaminli elma düşmüş: Biri çocukları iyileştiren kahraman Doktor Damla'ya. Biri taktiği doğru uygulayan akıllı Ali'ye. Biri de sağlığına dikkat edip mikropları yenen güçlü çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
38
Beğenmedim
6
Sevdim
48
Güldüm
4
Kızdım
2
Üzüldüm
6
Şaşırdım
9
