Çiy Perisi Masalı

Küçük çiy perisi, susuz kalan vadiyi kurtarmak için gözyaşı pınarını aramaya çıkar. Paylaşmayı ve umudu anlatan büyülü bir peri masalı.

Çiy Perisi Masalı - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş, çiy damlalarından örülmüş ince kanatlarıyla sabahın ilk ışığında uçan minnacık bir peri varmış. Boyu bir papatya sapından kısa, saçları çiğ tanesi gibi parıltılıymış; her nefesinde yapraklara serin bir damla bırakırmış. Nilüfer Vadisi'nin bütün çiçekleri ona Pırıl derlermiş, çünkü dokunduğu her tomurcuk sevinçten ışıldarmış. Pırıl, henüz çok küçük bir periymiş ama kalbi koca bir göl kadar genişmiş.

Bir varmış bir yokmuş, çiy damlalarından örülmüş ince kanatlarıyla sabahın ilk ışığında uçan minnacık bir peri varmış. B

Derken bir yaz, Nilüfer Vadisi'ne garip bir sessizlik çökmüş. Bulutlar küsmüş gibi uzaklara gitmiş, dereler incelmiş, çiçekler başlarını eğmiş. Toprak çatlamış, 'çıt çıt' diye iç çekmiş. Pırıl kanatlarındaki son çiy damlalarını bir leyleğin yavrusuna, bir de solmuş menekşeye bağışlamış ama bu koca vadiye yetmezmiş. Yaşlı bir söğüt, dallarını hışırdatarak ona dağın ardındaki Gözyaşı Pınarı'ndan söz etmiş. 'Oraya yalnızca kalbi başkaları için çarpan biri ulaşabilir,' demiş söğüt, 'ama yol upuzun ve sabrı sınayan bir yolmuş.'

Derken bir yaz, Nilüfer Vadisi'ne garip bir sessizlik çökmüş. Bulutlar küsmüş gibi uzaklara gitmiş, dereler incelmiş, çi

Pırıl, minik kanatlarını çırpa çırpa yola koyulmuş. Dikenli yamaçları aşmış, sıcak rüzgârlara direnmiş; yorulduğunda bir kelebek ona sırtında yol vermiş. Nihayet pınara vardığında, gümüş sularını bir cadı gibi kıskanan hırçın bir kaya devi onu durdurmuş. 'Bu su benimdir!' diye gürlemiş kaya. Pırıl korkmamış, usulca yaklaşıp devin çatlaklarına son çiy damlasını bırakmış; o çatlaklardan minik bir çiçek açıvermiş. Devin taş kalbi yumuşamış, gözlerinden 'şıp şıp' ilk damlalar süzülmüş. Meğer dev, yıllardır kimseyle paylaşmadığı için susamış ve yalnız kalmış. Paylaşmanın ne demek olduğunu öğrenince, pınarın bendini kendi elleriyle açmış.

Pırıl, minik kanatlarını çırpa çırpa yola koyulmuş. Dikenli yamaçları aşmış, sıcak rüzgârlara direnmiş; yorulduğunda bir

Gümüş sular çağıl çağıl vadiye akmış, çatlak toprak kana kana içmiş, çiçekler yeniden başlarını kaldırmış. Pırıl'ın kanatları bin bir çiy tanesiyle yeniden ışıldamış, kaya devi ise vadinin en nazik bekçisi olmuş. O günden sonra kimse susuz kalmamış, çünkü herkes elindekini komşusuyla paylaşmayı öğrenmiş. Sevgili çocuklar, bir damla suyu bile paylaşan kalp, koca bir vadiyi çiçeğe boğabilir; cömertlik en kuru toprağı bile yeşertir. Gökten üç berrak çiy damlası düşmüş; biri cömert çiy perisi Pırıl'a, biri kalbi yumuşayan yalnız kaya devine, biri de arkadaşlarıyla seve seve paylaşan tüm güzel yürekli çocuklara.

Gümüş sular çağıl çağıl vadiye akmış, çatlak toprak kana kana içmiş, çiçekler yeniden başlarını kaldırmış. Pırıl'ın kana

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 9
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 9
Güldüm Güldüm 2
Kızdım Kızdım 2
Üzüldüm Üzüldüm 0
Şaşırdım Şaşırdım 1