Keloğlan ile Peribacaları Masalı
Keloğlan, Kapadokya'nın peribacalarında kaybolan rüzgârın şarkısını bulmak için cesur bir yolculuğa çıkar. Dostlukla biten büyülü bir masal.
Bir varmış bir yokmuş, Kapadokya'nın bal rengi topraklarında, peribacalarının gölgesine kurulmuş küçük bir köyde Keloğlan yaşarmış. Başı ayın bir yanı gibi parlak, kalbi ise o bal rengi vadiler kadar yumuşakmış. Yamalı yeleği ve geniş şalvarıyla sabahtan akşama dek kayalara tırmanır, güvercinlerin yuvalarına selam verirmiş. Her gün gün doğarken peribacaları arasında dolaşan tatlı bir ezgi duyarmış; rüzgârın taşları çalarak söylediği, kimsenin adını bilmediği bir şarkıymış bu.
Derken bir sabah vadi sessizliğe gömülmüş. Rüzgârın şarkısı susmuş, peribacaları birer yaslı dev gibi dikilip kalmış. Köyün yaşlı güvercini, kanatlarını çırparak Keloğlan'a yaklaşmış: 'Kötü kalpli bir yankı cini, rüzgârın ezgisini en yüksek peribacasının içine hapsetmiş. Onu kurtaracak kadar cesur biri lazım,' demiş. Keloğlan hiç düşünmeden değneğini eline almış, cebine bir parça kuru ekmek koyup yola düşmüş. Tıp tıp eden adımlarıyla vadileri aşmış, bal rengi kayaların arasından kıvrıla kıvrıla yükselen patikaları tırmanmış.
En yüksek peribacasının önüne vardığında taştan bir kapı görmüş, kapının anahtarı ise tam üstünde, bir kaya oyuğuna sıkışmış ışıltılı bir tüy gibi duruyormuş. Keloğlan, dostu güvercinin yardımıyla o tüyü alıp kapıyı açmış. İçeride yankı cini, rüzgârın ezgisini bir kafese kapatmış, kıkırdayarak oturuyormuş. 'Bu şarkı artık yalnız benim!' diye böbürlenmiş. Ama Keloğlan öfkeyle değil, tatlı sözle yaklaşmış: 'Güzellik paylaşıldıkça çoğalır, sakladıkça soluverir,' demiş. Fırrr diye bir ses duyulmuş; cin, bu dürüst sözlerden utanıp küçülmüş, kafesin kapısı kendiliğinden açılıvermiş.
Rüzgârın ezgisi özgür kalınca vadi yeniden canlanmış, peribacaları sevinçle uğuldamış, güvercinler havada dönmüş. Keloğlan köyüne döndüğünde herkes onu şarkılarla karşılamış. O günden sonra güzellikleri saklamak değil paylaşmak gerektiğini herkes öğrenmiş; cin bile vadinin bekçisi olup ezgiyi korumaya ant içmiş. Gökten üç beyaz tüy düşmüş; biri cesur Keloğlan'a, biri sadık dostu güvercine, biri de masalımızı dinleyen, güzellikleri arkadaşlarıyla paylaşan tüm iyi yürekli çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
1
Beğenmedim
0
Sevdim
5
Güldüm
0
Kızdım
0
Üzüldüm
0
Şaşırdım
0
