Terlikli Kedi Masalı
Ayaklarına yanlışlıkla terlik geçiren komik bir kedinin, kahkahalarla dolu bir maceraya atılıp köyün en sevimli kahramanı olma masalı.
Bir varmış bir yokmuş, ay ışığının çatılarda dans ettiği eski bir değirmen kasabasında, patileri kadar yumuşak bir kalbi olan tembel mi tembel bir kedi yaşarmış. Adı Zıpır'mış; kürkü tarçın rengi, bıyıkları upuzun, gözleri iki damla bal gibi parlarmış. Bütün gün pencere pervazında uyur, uyandığında ise tek kelimeyle meşhurmuş: Zıpır dünyanın en beceriksiz koşucusuymuş, çünkü ne zaman hızlansa kendi patilerine takılıp yuvarlanırmış. Kasabalılar onu her gördüğünde 'İşte geldi düşe kalka giden kedi!' diye gülümsermiş.
Bir sabah, sahibi yaşlı fırıncı teyzenin terlikleri kapının önünde dururken, Zıpır uykusundan telaşla fırlamış ve ne olduysa o an olmuş; ön patileri birer pofuduk ev terliğinin içine hop diye kaymış! Terliklerle yürümeye çalışırken 'şıp şıp, şap şap' diye komik sesler çıkararak sokağa yuvarlanmış. Köyün çocukları onu görünce kahkahayı basmış, kazlar 'gaak gaak' diye peşine takılmış. Zıpır utancından saklanmak isterken, terliklerin yumuşaklığı sayesinde artık patilerine takılıp düşmediğini fark etmiş. Meğer o sakar kedi, terlikler sayesinde ilk kez düzgün yürüyebiliyormuş!
Tam o sırada değirmenin ambarından tiz bir çığlık yükselmiş; obur bir çakal, kışlık ununu çalmak için içeri dalmış, minik fareler ise korkudan titriyormuş. Herkes kaçışırken, terlikli Zıpır cesaretini toplayıp 'şıp şıp şap' diye koşmuş. Terliklerinin verdiği o gülünç seslerden ürken çakal, karşısında sanki iki dev canavar yürüyor sanıp şaşkına dönmüş. Zıpır bir hamlede un çuvalının üstüne zıplayıp beyaz bir bulut kaldırmış, çakal apışıp kalmış, sonra da kuyruğunu kısıp 'off off' diye kaçıp gitmiş. Fareler sevinçten zıplarken kasabalılar alkışa durmuş.
O günden sonra kimse Zıpır'a 'sakar kedi' dememiş; artık ona sevgiyle 'Terlikli Kahraman' derlermiş. Fırıncı teyze ona yumuşacık kırmızı bir yatak dikmiş, çocuklar her akşam onun terlik sesini dinlemeye gelirmiş. Zıpır anlamış ki, herkesin kusur sandığı yön, bazen en büyük güç olabilirmiş; yeter ki insan kendine gülebilsin ve pes etmesin. Gökten üç yumuşacık terlik düşmüş; biri cesur kedi Zıpır'a, biri onu koşulsuz seven fırıncı teyzeye, biri de kendi eksiklerine gülüp asla vazgeçmeyen tüm tatlı çocuklara.
.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
10
Beğenmedim
2
Sevdim
26
Güldüm
7
Kızdım
1
Üzüldüm
2
Şaşırdım
2
