İlk Astronot Masalı

1969 yılında, tüm dünya siyah-beyaz televizyonların başında nefesini tutmuşken, cesur astronot Neil dev bir roketle Ay'a doğru yola çıkar.

İlk Astronot Masalı - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş... Akıllı telefonların, tabletlerin ve renkli ekranların henüz icat edilmediği, insanların haberleri siyah-beyaz, kutu gibi televizyonlardan izlediği eski ama çok heyecanlı yıllarmış. O zamanlar çocuklar geceleri gökyüzüne bakar, gümüş gibi parlayan Ay'ın neden yapıldığını merak ederlermiş. Kimi "Ay peynirden yapılmış!" der, kimi "Orada tavşanlar yaşıyor!" diye kıkırdarmış.

Ama Neil adında cesur ve çok okuyan bir astronot, Ay'ın neyden yapıldığını kendi gözleriyle görmeye kararlıymış. Neil, yıllarca matematik ve fen bilimleri çalışmış, devasa makineleri nasıl kullanacağını öğrenmiş. Ve o büyük gün gelip çatmış!
Takvimler 1969 yılının Temmuz ayını gösteriyormuş. Dünyadaki milyonlarca insan, o siyah-beyaz televizyonların etrafında toplanmış, nefeslerini tutmuş bekliyormuş. Fırlatma rampasında, ucu bulutlara değen, beyaz ve devasa bir roket duruyormuş.

İlk Astronot Masalı - Masal Oku

Astronot Neil, kalın ve beyaz uzay kıyafetini giymiş, yuvarlak cam kaskını takmış ve arkadaşlarıyla birlikte roketin en tepesindeki minik odaya yerleşmiş.
Geri sayım başlamış:

"On, dokuz, sekiz... Üç, iki, bir... ATEŞLEME!"
"VUUUUUŞŞŞ!" diye heyecanlı bir gürültü kopmuş. Roketin altından turuncu alevler fışkırmış ve koca roket bir ok gibi gökyüzünü delip uzaya doğru fırlamış. Neil, koltuğuna yapışmış ama hiç korkmamış. Çünkü o, hayallerine doğru uçuyormuş.

Dünya'nın atmosferinden çıkınca birdenbire her şey çok sessiz ve huzurlu olmuş.

İlk Astronot Masalı - Masal Oku

Roketin motor sesleri gitmiş, yerini uzayın o sonsuz, karanlık ama yıldızlarla dolu pırıl pırıl manzarası almış. Neil, geminin küçücük penceresinden dışarı bakmış. Karşısında, kraterlerle dolu, kocaman, gri ve gümüş rengiyle parlayan Ay duruyormuş!

Günler süren sessiz yolculuğun ardından, uzay gemisi Ay'ın yörüngesine girmiş. "Kartal" adını verdikleri küçük iniş aracı, "Pısss..." diye yumuşak bir sesle Ay'ın gri tozlu yüzeyine konmuş.
Dünyadaki herkes televizyonun başında donup kalmış. Neil, geminin kapağını açmış. Yavaşça merdivenlerden aşağı inmiş. Kalbi "küt küt" atıyormuş. Kalın uzay botuyla, o güne kadar hiçbir canlının dokunmadığı Ay toprağına basmış. Toprak, sanki gri bir pudra şekeri gibi yumuşacıkmış.

İlk Astronot Masalı - Masal Oku

İşte o an, tarihe geçen o meşhur sözünü söylemiş:
"Bu benim için küçük, ama insanlık için dev bir adım!"
Neil, Ay'ın üzerinde "zıp zıp" zıplamış. Çünkü Ay'da yerçekimi çok azmış, adeta uçuyormuş gibi hissediyormuş. Oradan taş örnekleri toplamış, deneyler yapmış.
İşlerini bitirip başını yukarı kaldırdığında ise hayatındaki en güzel manzarayı görmüş: Simsiyah uzay boşluğunun ortasında, mavi okyanusları ve beyaz bulutlarıyla pırıl pırıl parlayan, camdan bir misket gibi duran Dünya!

İlk Astronot Masalı - Masal Oku

Neil o an anlamış ki; uzay ne kadar büyük ve gizemli olursa olsun, bizim bir tane evimiz varmış ve o mavi ev, evrendeki en değerli hazineymiş.
Astronot Neil ve arkadaşları, topladıkları Ay taşlarıyla birlikte sağ salim Dünya'ya, o güzel mavi yuvamıza geri dönmüşler. Neil, hayallerin ne kadar uzak olursa olsun, çok çalışarak, bilimle ve cesaretle ulaşılabileceğini tüm çocuklara kanıtlamış.
Gökten üç Ay taşı düşmüş: Biri cesur ve çalışkan Astronot Neil'a. Biri bilime ve akla inananlara. Biri de gökyüzüne bakıp o mavi dünyamızı korumaya söz veren zeki çocuklara.

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 39
Beğenmedim Beğenmedim 2
Sevdim Sevdim 35
Güldüm Güldüm 7
Kızdım Kızdım 1
Üzüldüm Üzüldüm 1
Şaşırdım Şaşırdım 8