Kardelen ve Kelebekler Masalı
Kışın en sert geçtiği günlerde, her yer karlar altındayken cesur bir Kardelen çiçeği başını karların arasından çıkarır.
Bir varmış bir yokmuş... Gökyüzünün gri bulutlarla kaplı olduğu, rüzgarın "Vuuuu!" diye ıslık çaldığı çok soğuk bir Kış Ormanı varmış. Bu ormanda her yer kalın, bembeyaz bir kar örtüsüyle kaplıymış. Ağaçlar çıplak dallarıyla uykuya dalmış, toprak donmuş, hayvanlar yuvalarına çekilmiş. Ormandaki herkes umutsuzmuş. "Bahar hiç gelmeyecek galiba, sonsuza kadar kışın ortasında kalacağız," diye fısıldaşıyorlarmış.
Toprağın çok derinlerinde, karanlık ve sıcak yuvasında uyuyan minik bir çiçek soğanı varmış. Bu soğan, baharın müjdecisi olan Kardelen'e aitmiş. Kardelen, yukarıdaki umutsuz sesleri duymuş. "Eğer ben uyanmazsam, ormandakiler baharın geleceğine hiç inanmayacak. Birinin cesaret edip güneşi çağırması lazım," diye düşünmüş.
Kardelen, bütün gücünü toplamış. İncecik, narin yeşil gövdesiyle o kalın ve buz gibi kar tabakasını itmeye başlamış. "Hıııhh! Başarabilirim!" demiş. Kar o kadar sert ve soğukmuş ki, minik çiçeğin yaprakları titriyormuş. Ama o hiç pes etmemiş. Azimle yukarı doğru uzanmış, uzanmış ve... "ÇIT!"
Karların ortasında küçücük bir delik açılmış ve Kardelen, o bembeyaz, zarif başını karların arasından dışarı çıkarmış!
Dışarısı gerçekten çok soğukmuş. Kardelen rüzgarda hafifçe sallanmış ama dimdik durmaya devam etmiş. "Ben buradayım! Umut burada!" diye gülümsemiş.
Onun karların içindeki o bembeyaz parıltısını ilk gören, kışın uyumayan sihirli Mavi Kelebekler olmuş. Kelebekler, bu dondurucu soğukta açan çiçeği görünce gözlerine inanamamışlar.
"Ne kadar cesur bir çiçek! Karları delip çıkmış!" demiş kelebeklerden biri.
Mavi Kelebekler, Kardelen'in üşümemesi için hemen onun etrafında toplanmışlar. Pırıl pırıl kanatlarını çırparak Kardelen'in etrafında sevgiyle dönmeye, ona rüzgardan koruyan sihirli bir kalkan oluşturmaya başlamışlar.
Kelebeklerin kanatlarından dökülen mavi tozlar, karların üzerinde yıldız gibi parlıyormuş.
Kardelen ve kelebeklerin oluşturduğu bu harika ışık ve sevgi çemberi, o kadar parlakmış ki, bulutların arkasında uyuklayan Güneş'in bile dikkatini çekmiş.
Güneş, bulutları aralayıp aşağıya bakmış. Karların tam ortasında tek başına duran cesur Kardelen'i ve ona dostça sarılan Mavi Kelebekleri görünce içi sıcacık olmuş. Güneş kocaman gülümsemiş. Güneş gülümsedikçe, altın sarısı ışıkları ormanı ısıtmaya başlamış.
Orman ısındıkça karlar yavaş yavaş "Şıp... şıp..." diye erimeye, dereler coşkuyla akmaya başlamış. Ağaçlar uykularından uyanmış, kuşlar yuvalarından çıkıp şarkı söylemiş. Bahar sonunda gelmiş!
Ormandaki tüm canlılar, etrafında mavi kelebeklerin uçuştuğu minik Kardelen'e minnetle bakmışlar. O küçücük çiçek, onlara en karanlık ve en soğuk zamanlarda bile, cesaretin ve umudun dünyayı değiştirebileceğini göstermiş.
Gökten üç mavi kelebek tüyü düşmüş: Biri pes etmeyen cesur Kardelen'e. Biri onun yanında duran dost canlısı kelebeklere. Biri de kalbindeki umudu hiç kaybetmeyen güzel çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
32
Beğenmedim
0
Sevdim
53
Güldüm
9
Kızdım
0
Üzüldüm
2
Şaşırdım
7
