Küçük Hana ve Üç Ayı

Ormanda kaybolan küçük Hana'nın üç ayı ile olan masalıdır.

Küçük Hana ve Üç Ayı

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, eski Japonya'nın bambu ormanlarında küçük bir köy varmış. Bu köyde Hana adında küçük bir kız yaşarmış. Hana'nın saçları altın gibi parlarmış, gözleri badem şeklindeymiş. Bir gün kelebeklerin peşinden koşarken ormanda yolunu kaybetmiş.

Ormanın derinliklerinde yürürken güzel bir ev görmüş. Geleneksel Japon eviymiş. Ahşap duvarları, kağıttan soji kapıları, kiremitli çatısı varmış. Bahçesinde küçük bir gölet, kırmızı köprü, pembe çiçekli kiraz ağaçları varmış. "Ne kadar güzel bir ev!" demiş Hana. Kapıya yaklaşmış, hafifçe vurmuş: "Tok tok tok!" Kimse cevap vermemiş.

Merakına yenilmiş, soji kapısını açmış: "Şıkk!" diye ses çıkarmış. İçerisi çok düzenliymiş. Tatami paspaslar, düşük ahşap masa, duvarda güzel resimler asılıymış. Masada üç kase pirinç çorbası duruyormuş, tüten buharlar çıkıyormuş: "Füüüt füüüt!" diye ses geliyormuş. Hana'nın karnı acıkmış. "Biraz tatsam olur herhalde" diye düşünmüş.

İlk kaseye bakmış. Kocaman kaseymiş. Kaşığı almış, "Şlüpp!" diye bir yudum almış. "Ayyy çok sıcak!" diye bağırmış, dilini yakmış. İkinci kaseye bakmış. Orta boydaymış. Tadına bakmış: "Brrrr çok soğuk!" demiş. Üçüncü kaseye bakmış. En küçük kaseymiş. Tadına bakmış: "Mmmm tam kıvamında!" demiş. Hepsini bitirmiş: "Nam nam nam!"

Karnı doyunca oturmak istemiş. Odada üç yastık görmüş. İlk yastığa oturmuş. Kocaman yastıkmış, çok yüksekmiş. "Ooof çok büyük!" demiş. İkinci yastığa oturmuş. Orta boydaymış ama çok sertmiş. "Ahh çok sert!" diye kalkmış. Üçüncü yastığa oturmuş. Küçük ve yumuşakmış. "Aaah tam bana göre!" demiş. Ama o kadar oturmuş ki "Çat!" diye yastık yırtılmış.

Yorgunmuş, uyumak istemiş. İç odaya geçmiş, üç futon yatak görmüş. İlk yatağa uzanmış. Çok büyük ve sertmiş. "Bu çok sert!" demiş. İkinci yatağa uzanmış. Çok yumuşakmış. "Bu çok yumuşak, batıyorum!" demiş. Üçüncü yatağa uzanmış. Tam kıvamındaymış. "Aaaah ne kadar rahat!" demiş. Gözleri kapanmış, uyuyakalmış: "Hıırrr hıırrr!"

O sırada evin sahipleri gelmiş. Üç ayıymış! Baba Ayı kocaman kahverengi ayıymış, kimono giyiyormuş. Anne Ayı orta boydaymış, başında güzel bir oya varmış. Yavru Ayı minicikmiş, çok tatlıymış. Baba Ayı masaya bakmış: "Birisi benim çorbamı içmiş!" diye gürlemiş. Anne Ayı bakmış: "Benim çorbama da dokunmuşlar!" demiş. Yavru Ayı ağlamaklı: "Benimkini bitirmişler!" demiş.

Oturma odasına girmişler. Baba Ayı: "Birisi benim yastığımı kullanmış!" demiş. Anne Ayı: "Benimkine de oturmuşlar!" demiş. Yavru Ayı: "Benimkini yırtmışlar!" diye ağlamış. İç odaya girmişler. Baba Ayı: "Birisi benim yatağıma uzanmış!" demiş. Anne Ayı: "Benimkine de yatmışlar!" demiş. Yavru Ayı: "Benimkinde biri uyuyor!" diye bağırmış.

Hana seslere uyanmış. Gözlerini açınca üç ayıyı görmüş. Korkudan "Aaahhh!" diye çığlık atmış. Fırlamış, koşmaya başlamış: "Tık tık tık!" Soji kapılarını açmış, bahçeden geçmiş, kırmızı köprüyü aşmış, ormana dalmış. Ayılar peşinden koşmamışlar. Baba Ayı başını sallamış: "İzinsiz girmek doğru değildi ama onu korkutmak da istemedik" demiş.

Hana koşa koşa köyüne varmış. Annesi kapıda bekliyormuş: "Hana neredeydin?" diye sormuş endişeyle. Hana her şeyi anlatmış. Annesi ciddi ciddi bakmış: "Hana, başkasının evine izinsiz girmek çok yanlış! Başkasının eşyalarını kullanmak doğru değil! Bundan sonra dikkatli olmalısın" demiş. Hana utanmış: "Haklısın anne, bir daha asla izinsiz bir yere girmeyeceğim" demiş.

Gökten üç kiraz çiçeği düşmüş: Biri kapı tokmağı olmuş, çünkü başkasının kapısını çalmadan girmek yanlışmış. Biri masalı dinleyen çocukların kalbine saygı olmuş. Biri de herkesin kalbine anlayış ve mutluluk olmuş.

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 6
Beğenmedim Beğenmedim 2
Sevdim Sevdim 4
Güldüm Güldüm 2
Kızdım Kızdım 1
Üzüldüm Üzüldüm 1
Şaşırdım Şaşırdım 0