Nasreddin Hoca ve Denizlerin Neşesi

Nasreddin Hoca'nın bilge gülüşüyle denizlerin derinliklerine inip yunuslarla dostluk kurduğu, kahkahalarla dolu eşsiz bir macera!

Nasreddin Hoca ve Denizlerin Neşesi - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bilge sözleriyle gönüllere taht kurmuş, esprili cevaplarıyla herkesi düşündürüp güldürmüş Nasreddin Hoca, gökyüzünün masmavi bir örtü gibi serildiği, denizin ise pırıl pırıl parladığı şirin bir sahil kasabasında yaşıyormuş. Hoca'nın her zamanki gibi neşeli bir sabahında, elinde kocaman bir sepetle pazara doğru yola koyulmuş. Adım sesleri "tıp tıp" diye yankılanırken, denizin taze kokusu burnuna dolmuş, içini bir ferahlık kaplamış. O gün nedense Hoca'nın gönlü, balık tezgahlarındaki taze hamsilere değil, denizin engin sırlarına akmış, gözleri ufukta, akılları denizin derinliklerinde gezinmiş durmuş.

Nasreddin Hoca ve Denizlerin Neşesi - Masal Oku

Hoca, pazar yerinin kalabalığından sıyrılıp deniz kenarına varmış. Orada, küçük bir kayığın içinde oturmuş, oltasını sallayan genç bir balıkçıya rastlamış. Balıkçı, neşesiz ve düşünceli bir haldeymiş. Hoca, yanına yaklaşmış, "Evlat, nedir bu halin? Oltan mı küstü sana, yoksa deniz mi naz ediyor?" diye sormuş. Balıkçı içini çekmiş, "Ah Hoca'm, sorma! Günlerdir bir tane bile balık tutamadım. Sanki denizdeki tüm canlılar bir sırra kapanmış, kaçıp gitmişler gibi." demiş. Tam o sırada, denizin yüzeyinde parlak, gümüşi bir sıçrama olmuş, ardından bir "fırrr" sesiyle kocaman, neşeli bir yunus belirmiş! Yunus, suyun içinde adeta dans eder gibi dönüp durmuş, sonra balıkçıya doğru gelip meraklı gözlerle bakmış. Hoca'nın gözleri parlamış, bu yunus, sıradan bir yunus değilmiş, sanki bir şeyler anlatmak ister gibiymiş.

Nasreddin Hoca ve Denizlerin Neşesi - Masal Oku

Hoca, balıkçıya dönmüş, "Bak evlat, deniz sana bir mesaj yolluyor sanki. Belki de balıkların değil, bu sevimli dostun derdine derman olmalısın." demiş. Balıkçı şaşkınlıkla yunusa bakmış. Yunus, kuyruğunu suya vurarak "şap şap" diye sesler çıkarmış ve denizin derinliklerine doğru işaret etmiş. Hoca, bilgece gülümsemiş, "Anlaşılan yunusun bir isteği var. Hadi bakalım, cesaretini topla, bu dostumuzu takip et." Balıkçı, önce tereddüt etmiş ama Hoca'nın güven veren bakışları ve yunusun davetkar hareketleri onu ikna etmiş. Kayığına atlamış ve yunusun peşinden denizin maviliklerine doğru yol almış. Yunus, onu küçük bir koyun girişine kadar götürmüş. Koyun içinde ise, ağlara takılmış, çırpınan küçük bir balık sürüsü varmış. Balıkçı hemen ağları çözmeye başlamış ve kısa sürede tüm balıkları özgürlüğüne kavuşturmuş. Yunus, sevinçle havaya sıçramış, balıkçıya minnettar bir bakış atmış.

Nasreddin Hoca ve Denizlerin Neşesi - Masal Oku

Balıkçı, o günden sonra artık sadece balık tutan bir adam olmaktan çıkmış, denizin kalbini dinleyen, her canlıya şefkatle yaklaşan bir dost kesilmiş. Hoca'nın bilge gülümsemesiyle, denizin sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda nefes alan, renkli balıkların cıvıl cıvıl yüzdüğü, yunusların neşeyle şarkı söylediği uçsuz bucaksız bir yuva olduğunu anlamış. O gün oltasına takılan balıklar o kadar çokmuş ki, sepeti pırıl pırıl pullarla dolup taşmış, her bir balık balıkçıya minnettar gözlerle bakmış. Hoca, uzaktan bu tabloyu izlerken keyifle başını sallamış, içinden "İşte gerçek bereket bu!" diye fısıldamış. Gökten üç elma düşmüş: Biri Nasreddin Hoca'nın bilge sözlerine. Biri bu masalı seven küçük kalplere sevgi. Biri de doğayla barışık yaşayan herkese.

Nasreddin Hoca ve Denizlerin Neşesi - Masal Oku

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 29
Beğenmedim Beğenmedim 3
Sevdim Sevdim 20
Güldüm Güldüm 7
Kızdım Kızdım 1
Üzüldüm Üzüldüm 2
Şaşırdım Şaşırdım 5