Minik Ördek ile Çilek Tarlası
Ördek Vidalı, çilek tarlasının kaybolan neşesini bulmak için arı Vınvın ve kurbağa Zıpzıp'la komik bir maceraya atılır. Kahkaha dolu klasik masal.
Bir varmış bir yokmuş, çilek kokularının rüzgârla dans ettiği yemyeşil bir vadinin kıyısında, sazların gölge yaptığı ılık bir bataklık varmış. Bu bataklığın en gülünç, en komik ama en tatlı sakini, sırtında kocaman iki turuncu leke taşıyan Vidalı adında bir ördek yavrusuymuş. Vidalı yürürken sağa sola yalpalar, her adımında "vak vak vik" diye komik sesler çıkarır, çamura basınca da suratına balçık sıçratıp kendi kendine kıkırdarmış. Onun en sevdiği şey ise vadinin ötesindeki çilek tarlasına gidip, kızarmış çilekleri gagasıyla sayarak günü neşeyle karşılamakmış.
Ne var ki o sabah vadiye tuhaf bir sessizlik çökmüş; çiçekler başlarını öne eğmiş, çilekler solgunlaşmış, arıların o tatlı "vızzz vızzz" mırıltısı bile kesilmiş. Vidalı paytak paytak koşarak tarlaya vardığında, bir çiçeğin tepesinde suratını asmış, tombul ve tüylü sarı-siyah çizgili bir arıyla karşılaşmış. "Ben Vınvın," demiş arı iç çekerek, "vadimizin neşe çiçeği kaybolmuş! O çiçek her sabah açardı da bütün bahçe gülerdi, şimdi hiçbirimizin keyfi kalmadı." Vidalı gagasını kaşımış, sonra kocaman bir kararlılıkla "Vak! Öyleyse o neşe çiçeğini bulacağız, göreceksin!" demiş. Tam o sırada yakındaki bir nilüfer yaprağının üstünden şıpır şıpır zıplayarak, gözlüğü sürekli burnundan kayan yeşil bir kurbağa gelmiş: "Ben Zıpzıp, ben de gelirim! Ama önce şunu söyleyeyim, ben zıplarken bazen nereye düşeceğimi bilemem, kusura bakmayın şimdiden."
Üçlü, bataklığın çamurlu patikalarından, çilek tarlasının kızıl tepelerinden ve çiçeklerin dizildiği renkli koridorlardan geçerek yola koyulmuş. Zıpzıp bir zıplamış, hop diye Vidalı'nın kafasına konmuş; Vidalı şaşkınlıkla "vak vak" diye bağırıp suya yuvarlanınca üçü birden kahkahalara boğulmuş. Derken yaşlı bir söğüdün altında, kurumaya yüz tutmuş minik bir tomurcuk bulmuşlar; işte kaybolan neşe çiçeği buymuş, ama susuzluktan solmuş, ışıksız kalmış. Vınvın hemen kanatlarını çırpıp çiçeğin tozunu üflemiş, Zıpzıp bataklıktan gagalar dolusu tatlı su taşımış, Vidalı ise geniş kanatlarıyla çiçeğe gölge yapıp güneşin fazla yakmasını önlemiş. Hep birlikte, sabırla ve gülüşerek çalışırken tomurcuk yavaş yavaş kıpırdanmış; önce bir yaprağını, sonra bir taç yaprağını açmış ve birden bütün vadiyi ışıl ışıl bir sarı-pembe parıltıyla doldurmuş. O anda arıların vızıltısı geri dönmüş, çilekler yeniden kızarmış, çiçekler başlarını dikip gülümsemiş.
Neşe çiçeği yeniden açtığında bütün vadi bayram yerine dönmüş; arılar dans etmiş, kurbağalar nilüferlerde zıplayıp şıpır şıpır ses çıkarmış, Vidalı ise sevincinden çamurda takla atıp herkesi güldürmüş. O günden sonra Vidalı, Vınvın ve Zıpzıp her sabah birlikte çilek tarlasında buluşur, neşe çiçeğine su verir ve vadiyi kahkahalarıyla doldururmuş. Çünkü anlamışlar ki neşe, tek başına değil, dostlarla el ele verip birbirine yardım edince en güzel şekilde çiçek açarmış. Gökten üç çilek yaprağı düşmüş, biri komik ama iyi yürekli ördek Vidalı'ya, biri çalışkan arı Vınvın ile tatlı kurbağa Zıpzıp'a, biri de bu masalı dinleyen, arkadaşlarına her zaman yardım eden tüm güler yüzlü çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
22
Beğenmedim
3
Sevdim
32
Güldüm
4
Kızdım
2
Üzüldüm
2
Şaşırdım
4
