Konuşan Oyuncaklar Masalı
Küçük Eslem uykuya daldıktan sonra odasındaki oyuncaklar canlanır ve gizli bir balo düzenlerler.
Bir varmış bir yokmuş... Yıldızların gökyüzünde elmas gibi parladığı, rüzgarın tatlı ninniler fısıldadığı bir gecede, Eslem adında neşeli bir kız çocuğu yaşıyormuş. Eslem, oyuncaklarını dünyadaki her şeyden çok severmiş ama oynadıktan sonra onları toplamayı hep unuturmuş.
O gece de Eslem, kırmızı papyonlu ayıcığı Bobi, mor saçlı bez bebeği Lila ve kurmalı gümüş robotu Tingi ile oynadıktan sonra hepsini halının üzerinde dağınık bir şekilde bırakıp mışıl mışıl uykuya dalmış.
Eslem'in nefes alışverişleri yavaşlayıp odasına Ay Dede'nin gümüş ışığı vurduğunda, inanılmaz bir şey olmuş!
Robot Tingi'nin sırtındaki kurma anahtarı kendi kendine "Kırt kırt" diye dönmeye başlamış. Tingi'nin yeşil gözleri parlamış. "Bip bop! Tehlike geçti, Eslem uyudu!" demiş.
Bunu duyan Ayıcık Bobi hemen ayağa kalkmış, üzerindeki tozları silkelerken "Hapşu!" diye hapşırmış. Bez Bebek Lila ise mavi elbisesini düzelterek zarafetle ayağa kalkmış.
Lila, "Arkadaşlar! Bugün Ay Dede çok parlak, tam da Büyük Oyuncak Balosu yapmak için harika bir gece!" diyerek neşeyle fırıl fırıl dönmüş.
Odadaki diğer oyuncaklar da uyanmış. Arabalar kornalarına "Düt düt" diye yavaşça basıyor, tahta bloklar birbirine vurarak müzik yapıyormuş. Bobi, boynundaki kırmızı papyonunu düzeltmiş ve Lila'yı dansa kaldırmış. Tingi ise tekerlekleri üzerinde kayarak onlara ritim tutuyormuş: "Çiki çiki bip bop!"
Halının üzerindeki dağınıklık bir anda muhteşem bir dans pistine dönüşmüş. Oyuncaklar saatlerce dans etmiş, kıkır kıkır gülmüş ve çok eğlenmişler.
Gecenin sonuna doğru Ayıcık Bobi durmuş ve yatakta uyuyan Eslem'e sevgiyle bakmış.
"Eslem bizi bazen yere atıyor, bazen toplamayı unutuyor ama uyurken hepimize teker teker iyi geceler öpücüğü veriyor. O bizim en iyi arkadaşımız," demiş.
Lila gülümsemiş: "Haklısın Bobi. Neden ona sabah uyandığında mutlu olacağı bir sürpriz yapmıyoruz?"
Tingi yeşil gözlerini kırparak, "Bip bop! Evi toplayalım!" demiş.
Hemen işe koyulmuşlar. Oyuncak arabalar kendi garajlarına park etmiş.
Tahta bloklar zıplayarak kutularına girmiş. Bobi, Lila ve Tingi omuz omuza verip etraftaki boya kalemlerini ve kağıtları toplamış. O kadar güzel çalışmışlar ki, Eslem'in odası pırıl pırıl olmuş.
En sonunda Lila, çekmeceden bulduğu pembe bir kağıdı katlayıp harika bir origami çiçek yapmış. Bobi ve Tingi ile birlikte bu çiçeği Eslem'in başucundaki komodinin üzerine nazikçe bırakmışlar.
Sabah güneş doğduğunda, oyuncaklar yerlerine geçmiş ve tekrar hareketsiz, sessiz hallerine bürünmüşler.
Eslem gözlerini ovuşturarak uyanmış. Etrafına bakmış ve gözlerine inanamamış! Dün gece dağınık bıraktığı odası tertemizmiş. Oyuncakları raflarda gülümsüyor, masası pırıl pırıl parlıyormuş. Başucundaki pembe kağıttan çiçeği görünce yüzünde kocaman bir gülümseme açmış.
"Siz yaptınız, değil mi?" diye fısıldamış oyuncaklarına. Onların gece canlandığını hayal etmiş. O gün Eslem çok önemli bir şey öğrenmiş: Oyuncaklarına ve eşyalarına ne kadar değer verir ve onları düzenli tutarsa, onlar da onu o kadar mutlu edermiş.
O günden sonra Eslem, oyuncaklarıyla oynadıktan sonra onları asla yerde bırakmamış. Her birini kendi elleriyle yuvalarına yerleştirip öyle uyumuş.
Gökten üç sihirli yıldız düşmüş: Biri gece balosu yapan neşeli oyuncaklara. Biri eşyalarına değer vermeyi öğrenen Eslem'e. Biri de odasını her zaman tertemiz tutan akıllı çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
0
Beğenmedim
0
Sevdim
0
Güldüm
0
Kızdım
0
Üzüldüm
0
Şaşırdım
0
