Pamuk Prenses ile Şirinler
Pamuk Prenses, Gargamel'in uykusuzluk iksiriyle uykusu kaçan Şirinler Köyü'ne yardım ediyor. Tatlı bir ninniyle herkesi uykuya davet ediyor.
Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarların ötesinde, elmacık yanakları gül pembesi, dudakları kiraz kırmızı ve saçları gece karası bir prenses yaşarmış. Adı Pamuk Prenses’miş. O kadar güzelmiş ki orman perileri bile onun neşeli kahkahalarına hayran kalırmış. Pamuk Prenses, kuşların dilinden anlar, çiçeklerle fısıldaşır, kalbi iyilikle dolu, narin mi narin bir genç kızmış. Günlerden bir gün, ormanda dolaşırken, minicik, şirin mi şirin evlerin olduğu bir köye rastlamış. Burası Şirinler Köyü’ymüş. Ancak köyde garip bir sessizlik, bir huzursuzluk varmış; normalde şen şakrak olan Şirinler, gözleri şiş, yorgun argın dolanıyorlarmış.
Meğerse kötü kalpli büyücü Gargamel ve sinsi kedisi Azman, Şirinler Köyü’ne gizlice sızmış. Gargamel, kocaman, kaynayan kazanında hazırladığı uykusuzluk iksirini köyün su kuyusuna dökmüş. İksir, suyla karışır karışmaz, Şirinler içtikleri her yudumda uykularının kaçtığını hissetmeye başlamışlar. Geceleri yataklarında dönüp durmuşlar, minik gözleri tavanı izlemiş, ne bir tıkırtı ne de bir fısıltı onları uykuya daldıramamış. Hele de Gözlüklü Şirin, sabaha kadar kitap okumaktan gözlüğünü kırmış, Şirine ise çiçeklerine şarkı söylemeyi bile unutmuş. Köyde herkesin yüzü asık, adımları yavaşlamış, uykusuzluktan şirinlikleri bile eksilmişti.
Pamuk Prenses, Şirinlerin bu halini görünce yüreği burkulmuş. Hemen ne olduğunu sormuş ve Gargamel’in hain planını öğrenmiş. Kara kara düşünürken, aklına parlak bir fikir gelmiş. Şirin Baba’nın bilge yüzüne bakıp gülümsemiş. “Merak etmeyin Şirinler,” demiş, “benim sihirli bir ninni sandığım var!” Pamuk Prenses, köyün ortasındaki büyük mantar evin önüne gelmiş, orman perilerinin hediye ettiği, üzerinde pırıltılı yıldızlar olan kadife bir kutuyu açmış. Kutudan çıkan tatlı mı tatlı, huzur veren bir melodi, tüm köyü sarmış. Şirinler, melodinin etkisiyle esnemeye başlamışlar, minik gözleri kapanmaya yüz tutmuş. Ninninin her notası, uykusuzluk iksirinin kötü etkisini silip süpürmüş, sanki bir tüy gibi hafifletmiş içlerini.
Pamuk Prenses’in sihirli ninnisiyle Şirinler, yataklarına uzanır uzanmaz mışıl mışıl uykuya dalmışlar. Köyde derin bir sessizlik, huzurlu bir uyku hüküm sürmüş. Ertesi sabah, Şirinler uyanınca kendilerini dinç ve neşeli hissetmişler. Pamuk Prenses’e sarılıp teşekkür etmişler. Gargamel ise, Şirinlerin uyuduğunu görünce şaşkınlıktan ağzı açık kalmış, Azman da kuyruğunu bacaklarının arasına sıkıştırıp kaçmış. Bu olaydan sonra Şirinler, uykunun ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anlamışlar. Gökten üç elma düşmüş; biri Pamuk Prenses'e, biri tatlı ninnilere, biri de uykusuna değer veren tüm çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
7
Beğenmedim
1
Sevdim
16
Güldüm
2
Kızdım
0
Üzüldüm
2
Şaşırdım
4
