Tilkili Köy Masalı
Güneşli Vadi kasabasının halkı, ormandaki ağaçları kesip tilkilerin yuvalarını bozunca, tilkiler kasabaya iner.
Bir varmış bir yokmuş... Evlerin önünde geniş verandaların olduğu, pencerelerinden elmalı turta kokularının yayıldığı, etrafı ulu çam ağaçlarıyla çevrili şirin mi şirin "Güneşli Vadi" adında bir kasaba varmış. Bu kasabanın insanları çok çalışkanmış ama birazcık da açgözlülermiş. Kasabanın asabi Belediye Başkanı, "Daha çok ev yapmalıyız, daha çok odun kesmeliyiz!" diyerek kasabanın yanındaki çam ormanına girmeye başlamış.
Ormana giren kasabalılar ağaçları kesmiş, gürültü yapmış ve orada yüzyıllardır huzur içinde yaşayan turuncu tüylü, sevimli Tilkilerin huzurunu kaçırmışlar. Yuvaları bozulan, yiyecek bulamayan tilkiler çok kızmış. "Madem siz bizim evimizi aldınız, biz de sizin evinize geliriz!" diyerek bir gece topluca kasabaya inmişler.
Ertesi sabah kasaba halkı uyandığında gözlerine inanamamış! Kasabanın her yeri tilkilerle doluymuş! Tilkiler verandadaki sallanan sandalyelerde uyuyor, pencerelere konan elmalı turtaları afiyetle yiyor, çocukların toplarıyla oynuyorlarmış. Kasaba halkı ne yaptıysa tilkileri gönderememiş. Tilkiler kimseye zarar vermiyormuş ama kasabada hayat durma noktasına gelmiş.
Belediye Başkanı çaresizce meydanda kara kara düşünürken, kasabaya yabancı bir Mızıkacı gelmiş. Geniş kenarlı şapkası, kareli gömleği ve kot pantolonuyla ilginç bir adammış.
Mızıkacı, Belediye Başkanı'na yaklaşmış: "Sayın Başkan, eğer bana bir kese altın verirseniz, bu tilkileri kimsenin onları rahatsız etmeyeceği yeni bir ormana götürebilirim," demiş.
Başkan, "Yeter ki şu tilkileri gönder, sana iki kese altın veririm!" diye söz vermiş.
Mızıkacı gülümsemiş, cebinden gümüş mızıkasını (armonika) çıkarmış ve dudaklarına götürmüş. Mızıkadan o kadar tatlı, o kadar ritmik ve büyüleyici bir melodi çıkmış ki, kasabadaki bütün tilkiler kulaklarını dikmiş. Mızıkacı yavaş adımlarla kasaba meydanından çıkıp uzaklara, dağların ardındaki dokunulmamış, yemyeşil "Huzur Ormanı"na doğru yürümeye başlamış.
Bütün tilkiler, sanki sihirli bir ipe dizilmiş gibi, neşeyle zıplayarak Mızıkacı'nın peşinden gitmişler. Kasaba tilkilerden tamamen temizlenmiş.
Mızıkacı, tilkileri güvenli ormana yerleştirdikten sonra kasabaya dönmüş. Belediye Başkanı'nın kapısını çalmış.
"Görev tamamlandı Sayın Başkan. Söz verdiğiniz altınları alabilir miyim?" demiş.
Ancak Başkan, tilkilerin gittiğini görünce kurnazlık yapmış. "Ne altını? Altı üstü biraz mızıka çaldın. Al sana bir elmalı turta, git buradan!" diyerek sözünde durmamış.
Mızıkacı hiç sinirlenmemiş. Mızıkasını tekrar çıkarmış. "Doğanın evini yıktınız, hayvanları evsiz bıraktınız. Üstüne bir de sözünüzü tutmuyorsunuz. O zaman asıl dersi şimdi alacaksınız," demiş. Mızıkacı bu kez çok farklı, hareketli bir melodi çalmaya başlamış.
Bu melodiyi duyan kasabanın bütün çocukları, neşeyle gülerek Mızıkacı'nın peşine takılmışlar! Başkan ve aileler panik içinde, "Durun! Nereye gidiyorsunuz?" diye bağırmış ama çocuklar şarkının büyüsüyle dans ederek Mızıkacı'yı takip etmeye devam etmişler.
Mızıkacı, çocukları kasabanın hemen dışındaki o kesilen, tahrip edilen ormanın sınırına getirmiş ve müziği durdurmuş. Çocuklar şaşkınlıkla kesilmiş ağaçlara bakmışlar.
Mızıkacı, nefes nefese arkalarından koşan Başkan'a ve ailelere dönmüş:
"Gördünüz mü? Çocuklarınıza bırakacağınız dünya bu mu? Ağaçları kesilmiş, hayvanları kovulmuş bir dünya! Benim altınlara ihtiyacım yok. Benim isteğim, sözünüzde durmanız ve bu ormanı tekrar ağaçlandırmanızdır!"
Belediye Başkanı ve kasabalılar o an yaptıkları büyük hatayı anlamışlar. Sadece hayvanlara değil, kendi geleceklerine de zarar verdiklerini fark etmişler. Başkan, Mızıkacı'dan ve çocuklardan özür dilemiş.
O günden sonra Güneşli Vadi kasabası halkı, kestikleri her ağacın yerine üç fidan dikmiş. Tilkilerin yaşadığı ormana bir daha asla dokunmamışlar. Mızıkacı ise gümüş mızıkasının sesiyle başka diyarlara doğru yola çıkmış.
Gökten üç elmalı turta düşmüş: Biri doğayı koruyan Mızıkacı'ya. Biri hatasını anlayan kasaba halkına. Biri de hayvanları seven, sözünde duran dürüst çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
49
Beğenmedim
3
Sevdim
45
Güldüm
9
Kızdım
6
Üzüldüm
5
Şaşırdım
12
