Uyku Diyarı Tavşanı
Uykusu kaçan Tavşan Çiko, Pofuduk Uyku Bulutu ile tanışır ve Uyku Diyarı'na yolculuk yapar.
Bir varmış bir yokmuş... Rüzgarın yapraklara "Şşşş..." diyerek sessiz olmayı öğrettiği, Ay Dede'nin gülümsediği Büyük Orman'da gece olmuş. Herkes yuvasına çekilmiş.
Bu ormanda, Çiko adında, pamuk gibi beyaz tüyleri olan, üzerine ay dede desenli mavi pijamalarını giymiş, elinden hiç bırakmadığı turuncu havuç oyuncağına sarılan minik bir tavşan yaşarmış. Çiko o gece yatağına yatmış ama uykusu bir türlü gelmiyormuş. Gözleri kocaman açıkmış. Yastığını düzeltmiş, yorganını çekmiş ama nafile.
"Herkes uyuyor ama ben uyuyamıyorum," demiş Çiko üzülerek.
Tam o sırada penceresinden içeriye, pamuk şekerine benzeyen, pembe ve mor renklerde parlayan yumuşacık bir Uyku Bulutu süzülmüş. Bulut, Çiko'ya fısıldamış:
"Merhaba Çiko. Ben seni Uyku Diyarı'na götürmeye geldim. Orada uykunun ne kadar tatlı olduğunu göreceksin."
Çiko, havuç oyuncağını alıp Bulutun üzerine oturmuş. Bulut o kadar yumuşakmış ki, Çiko hemen rahatlamış. Gökyüzüne yükselmişler. Yıldızların arasından geçip Uyku Diyarı'na varmışlar. Burası harika bir yermiş! Yerler yastıktan, ağaçlar yorgandanmış.
Nehirlerden ılık süt akıyormuş. Bulut, Çiko'yu önce pamuktan yapılmış alçak bir çitin yanına götürmüş. Orada pofuduk, beyaz Rüya Koyunları sıra olmuş, çitin üzerinden atlıyorlarmış.
"Bak Çiko," demiş Bulut. "Bu koyunları izle. Onlar o kadar yavaş ve sakin atlıyorlar ki... Bir... İki... Üç..."
Çiko koyunları izlemeye başlamış. Koyunlar "Hopp... Hopp..." diye yumuşacık atladıkça Çiko'nun göz kapakları ağırlaşmış. "Ne kadar da huzurlular," diye düşünmüş.
Sonra Bulut onu biraz daha ileriye, parlayan bir yıldızın üzerine götürmüş. Orada yavru bir Ayıcık uyuyormuş. Ayıcık derin derin nefes alıp veriyormuş.
Uyku Bulutu, "Bak Çiko," demiş. "Uyumak için vücudunu gevşetmelisin. Ayıcık gibi yap. Karnını bir balon gibi şişirerek derin bir nefes al ve yavaşça söndür."
Çiko denemiş. Burnundan derin bir nefes almış... Ve ağzından yavaşça vermiş. Vücudunun kuş tüyü gibi hafiflediğini hissetmiş.
Uyku Bulutu, Çiko'yu tekrar odasına, sıcacık yatağına getirmiş.
"Artık sırrı biliyorsun Çiko," demiş. "Koyunları düşün, derin nefes al ve kendini uykunun kollarına bırak."
Çiko yatağına yatmış. Yorganını çenesine kadar çekmiş. Önce hayalindeki koyunları saymış, sonra derin bir nefes almış. Gözlerini kapatmış ve Uyku Diyarı'ndaki o huzurlu anları düşünerek mışıl mışıl, tatlı bir uykuya dalmış.
Gökten üç uyku tozu düşmüş: Biri mışıl mışıl uyuyan Çiko'nun yastığına. Biri onu gezdiren Uyku Bulutu'na. Biri de şimdi gözlerini kapatıp uyuyan tatlı çocukların kirpiklerine.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
63
Beğenmedim
4
Sevdim
52
Güldüm
14
Kızdım
0
Üzüldüm
3
Şaşırdım
6
