Çekirge ile Kertenkele Masalı
Güneşli Vadi'nin iki yeşil sakini Kertenkele ve Çekirge, "Kim ormanın en yetenekli yeşili?" diye komik bir rekabete girerler.
Bir varmış bir yokmuş... Güneşin devasa yeşil yaprakları ısıttığı, rengarenk çiçeklerin açtığı "Güneşli Vadi" adında cıvıl cıvıl bir orman varmış. Bu ormanın iki küçük, inatçı ve yemyeşil sakini varmış: Biri, uzun arka bacaklarıyla yay gibi fırlayan Çekirge, diğeri ise taşların üzerinde süzülerek yürüyen, turuncu benekli Kertenkele.
Bir sabah ikisi büyük bir papatyanın üzerinde karşılaşmışlar. Kertenkele göğsünü kabartarak, "Hey Çekirge! Şu ormandaki en harika yeşil hayvan benim. Baksana şu parlak pullarıma ve uzun kuyruğuma!" demiş.
Çekirge antenlerini oynatıp kıkırdamış: "Hadi oradan! En harika yeşil hayvan benim. Senin gibi yerde sürünmüyorum, gökyüzüne kadar zıplıyorum!"
İkisi de inatçıymış. Aralarında, kimin daha yetenekli olduğuna dair manasız ve komik bir rekabet başlamış.
Çekirge, Kertenkele'yi kıskandırmak için, "Bak şimdi, senin o çok övündüğün düz ve kaygan kayaya ben de tırmanacağım!" diyerek ıslak ve pürüzsüz bir kayanın üzerine zıplamış. Ama ayaklarında kertenkeleler gibi yapışkan yastıkçıklar olmadığı için "Vıııjjtt... Şlapp!" diye kayıp çamurun içine düşmüş. Kertenkele kahkahalarla gülmüş.
Sonra Kertenkele nispet yapmış: "Gülme sırası bende! Ben de senin gibi otların arasında şarkı söyleyip metrelerce uzağa atlayacağım!"
Kertenkele arka ayakları üzerinde durup bacaklarını birbirine sürtmüş ama "Cırrr" sesi yerine sadece "Pıss" diye komik bir ses çıkmış. Sonra da zıplamak için kendini ileri doğru fırlatmış ama havada takla atıp tepe taklak bir yonca yaprağının içine yuvarlanmış! Bu sefer de Çekirge göbeğini tuta tuta gülmeye başlamış.
O sırada ormanın bilgesi Kaplumbağa Tonton oradan geçiyormuş. İki yeşil afacanın çamur ve yapraklar içinde komik hallerini görünce gülümsemiş:
"Ne yapıyorsunuz siz böyle yaramazlar? Elma ile armudu mu yarıştırıyorsunuz?"
Kertenkele ve Çekirge aynı anda, "Ondan daha yetenekli olduğumu kanıtlıyordum!" demişler.
Kaplumbağa başını sallamış: "Siz hiç doğayı dinlemiyorsunuz! Çekirge, sen uzun bacaklarınla polenleri bir çiçekten diğerine taşır, ormanın şarkısını söylersin. Senin müziğin olmadan bahar eksik kalır. Kertenkele, sen de kayalarda süzülüp zararlı sivrisinekleri yakalarsın. Sen olmasan ormanı böcekler basar. İkinizin de doğaya hizmeti bambaşka ve ikiniz de çok önemlisiniz. Bir elmanın bir çilek gibi kokmaya çalışması ne kadar komikse, sizin yarışınız da o kadar komik!"
Çekirge ve Kertenkele birbirlerine bakmışlar. Üstleri başları çamur ve toz içindeymiş. İkisi de bu anlamsız yarışın ne kadar saçma olduğunu fark edip kıkırdamaya başlamışlar.
Kertenkele kuyruğunu uzatmış, Çekirge de uzun bacağıyla onun kuyruğuna vurarak "Çak!" yapmışlar.
O günden sonra Çekirge ve Kertenkele bir daha hiç yarışmamışlar. Biri çimenlerde neşeyle şarkı söylerken, diğeri kayaların üzerinde güneşlenerek ormanı korumuş. Anlamışlar ki; herkesin kendine has bir yeteneği varmış ve doğadaki hiçbir canlı diğeriyle aynı olmak zorunda değilmiş.
Gökten üç yeşil yaprak düşmüş: Biri müzisyen Çekirge'ye. Biri çevik Kertenkele'ye. Biri de arkadaşlarının farklı yeteneklerine saygı duyan akıllı çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
53
Beğenmedim
0
Sevdim
40
Güldüm
10
Kızdım
1
Üzüldüm
2
Şaşırdım
5

😺😸❣️❤️👍