Uykucu Ayı Pofi
Bahar gelmesine rağmen ayıcık Pofi bir türlü uykudan uyanamaz.
Bir varmış bir yokmuş... Karların eridiği, çiçeklerin "Merhaba!" diyerek açtığı, kuşların cıvıldadığı "Yeşil Vadi Ormanı"na bahar gelmiş. Bütün hayvanlar kış uykusundan uyanmış, neşeyle koşuşturuyormuş. Ama bir kişi hariç!
Ormanın en tonton, en uykucu üyesi, başında kırmızı uyku şapkasıyla yatan minik ayıcık Pofi, mağarasında hala horul horul uyuyormuş.
Kış bitmiş, güneş açmış ama Pofi'nin uyanmaya hiç niyeti yokmuş.
Bunu fark eden ormanın gözcüsü Bilge Baykuş, Pofi'nin mağarasına gitmiş. Kanat çırpmış, "Huuu! Huuu! Uyan Pofi!" diye seslenmiş ama Pofi sadece diğer tarafına dönmüş. Baykuş, "Onu ancak çok güçlü, çok tatlı bir koku uyandırabilir," diye düşünmüş.
Aklına hemen Arılar gelmiş. Baykuş, ulu çınar ağacındaki arı kovanına gitmiş. Kraliçe Arı ve diğer işçi arılar vızır vızır çalışıyormuş.
Baykuş, "Merhaba Arı Kardeşler! Pofi uyanamıyor, kış uykusu çok ağır bastı. Sizin o mis kokulu balınızdan birazcık mağarasına götürsek, kokusunu alıp uyanır mı?" diye sormuş.
Arılar önce vızıldayarak itiraz etmişler:
"Vızzz! Asla olmaz! Pofi geçen yaz bizim ballarımızı izinsiz yedi. Bizi çok uğraştırdı. Neden ona yardım edelim ki? Bırak uyusun!"
Bilge Baykuş gözlüğünü düzeltmiş ve sakin bir sesle şöyle demiş:
"Haklısınız, Pofi yaramazlık yaptı. Ama birisi zorda kaldığında, eski kırgınlıkları unutmak ve yardım etmek erdemdir. Eğer uyanmazsa baharın güzelliklerini kaçıracak, aç kalacak. Ona bir şans daha verelim."
Arılar düşünmüşler. Kalpleri bal gibi tatlıymış aslında. Kraliçe Arı, "Tamam," demiş. "Ona yardım edeceğiz ama uyanınca bize söz vermeli."
Arılar, en taze, en güzel kokan çiçek ballarını bir kaba doldurmuşlar. Hep birlikte vızıldayarak Pofi'nin mağarasına uçmuşlar. Mağaranın içine girip, bal dolu kabı Pofi'nin tam burnunun ucuna koymuşlar. Sonra kanatlarını çırparak kokuyu Pofi'ye doğru yelpazelemişler.
Pofi'nin burnu titremiş: "Sniff... Sniff..."
O muhteşem koku rüyasına girmiş. Pofi ağzını şapırdatmış ve yavaşça bir gözünü açmış. Sonra diğerini...
Karşısında Arıları ve Baykuş'u görünce şaşırmış. Ve tabii o harika balı!
Pofi mahcup bir şekilde gülümsemiş: "Siz... Siz beni uyandırmak için bal mı getirdiniz? Ama ben size yaramazlık yapmıştım."
Arılar vızıldamış: "Seni affettik Pofi. Bahar geldi, uyanma vakti de geldi artık demişler!"
Pofi, baldan bir parmak almış ve enerjisi yerine gelmiş. "Söz veriyorum," demiş, "Bundan sonra balınızı izinsiz almayacağım ve bahçenize en güzel çiçekleri ekeceğim."
O günden sonra Pofi, Baykuş ve Arılar ormanın en iyi dostları olmuşlar. Pofi her sabah erkenden kalkmış ve baharın tadını çıkarmış. Tüm orman dostluk, yardımlaşma ve dayanışma ile yaşıyormuş.
Gökten üç damla bal düşmüş: Biri hatasını anlayan Pofi'ye. Biri iyiliği seçen Arılara. Biri de sabahları neşeyle uyanan güzel çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
61
Beğenmedim
4
Sevdim
45
Güldüm
7
Kızdım
2
Üzüldüm
4
Şaşırdım
7
