Bir Bayram Masalı

Bir aylık sabır ve orucun ardından gelen Ramazan Bayramı sabahı, Davut Dede'nin evinde büyük bir coşku yaşanır.

Bir Bayram Masalı - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş... Evlerin mis gibi kolonya ve taze çörek koktuğu, yüzlerin hep gülümsediği şirin bir mahallede kocaman, ahşap bir ev varmış. Bu evde, mahallenin en tonton dedesi Davut Dede ve pamuk kalpli Zeynep Nine yaşarmış.
O sabah evde her zamankinden farklı, tatlı bir telaş varmış. Çünkü tam bir ay süren sabır, dua ve oruç ayının ardından beklenen o güzel gün gelmiş çatmış: Ramazan Bayramı!

Güneş pırıl pırıl doğarken, evin neşesi olan 7 yaşındaki Ali ve 5 yaşındaki kız kardeşi Nisa erkenden uyanmışlar. Odalarındaki sandalyede, bir gece önceden özenle asılmış yepyeni "bayramlık" kıyafetleri duruyormuş. Ali, bembeyaz gömleğini ve lacivert pantolonunu giymiş. Nisa ise pembe, dantelli elbisesinin içinde adeta bir bahar çiçeği gibi olmuş.

Bir Bayram Masalı - Masal Oku

Ali, dedesinin yanına koşmuş. Davut Dede, bayram namazı için hazırlanıyormuş.
"Dede," demiş Ali, "Neden bugün herkes bu kadar mutlu? Bayram tam olarak nedir?"
Davut Dede, Ali'nin başını okşamış ve gülümseyerek anlatmış:

"Güzel yavrum, bizler bir ay boyunca Allah rızası için oruç tuttuk. Açların halinden anladık, sabretmeyi öğrendik. Bayram ise, bu güzel sabrın sonunda Rabbimizin bize verdiği bir hediyedir. Bayram demek; küslerin barışması, büyüklerin ziyaret edilmesi, çocukların sevindirilmesi ve sofraların paylaşılması demektir. Birlik olma günüdür."

Bir Bayram Masalı - Masal Oku

Bu sözleri duyan Ali'nin kalbi huzurla dolmuş. Davut Dede ve Ali, omuz omuza mahalledeki camiye gidip bayram namazını kılmışlar. Dualar etmişler, herkesle kucaklaşıp "Bayramınız mübarek olsun" diyerek tebrikleşmişler.

Onlar eve döndüğünde Zeynep Nine harika bir bayram sofrası kurmuşmuş. Masada peynirler, zeytinler, sıcacık pideler ve bayramın olmazsa olmazı ev baklavası varmış. Bütün aile, anne ve babalarıyla birlikte o büyük sofranın etrafında toplanmışlar. Neşe içinde kahvaltılarını ya
pmışlar.
Kahvaltıdan sonra en heyecanlı an gelmiş: El öpme merasimi!

Bir Bayram Masalı - Masal Oku

Ali ve Nisa sıraya girmişler. Önce Davut Dede'nin, sonra Zeynep Nine'nin ellerini öpüp alınlarına koymuşlar. Zeynep Nine, onlara dualar edip ceplerinden çıkardığı mis kokulu akide şekerlerini vermiş. Davut Dede ise çocukların gözlerini parlatan o meşhur bayram harçlıklarını kırmızı mendillerin içinde ellerine tutuşturmuş.
Nisa sevinçle zıplamış: "Teşekkür ederim dedeciğim! Bu parayla mahalledeki oyuncakçıdan bir top alıp, bütün arkadaşlarımla oynayacağım!"

Ali de eklemiş: "Ben de arkadaşlarıma dondurma ısmarlayacağım!"

Bir Bayram Masalı - Masal Oku

Davut Dede kahkaha atmış: "Aferin size çocuklarım. Parayı sadece biriktirmek değil, dostlarla paylaşmak da bayramın bereketindendir."
O gün evin kapısı hiç kapanmamış. Komşular gelmiş, akrabalar gitmiş. Ali ve Nisa misafirlere kolonya tutmuş, çikolata ikram etmişler. Akşam olup da yataklarına yattıklarında, ikisi de çok yorgun ama çok mutluymuş.

Anlamışlar ki; yeni kıyafetler ve harçlıklar çok güzel olsa da, asıl bayram sevdiklerinle bir arada, huzurla ve sağlıkla gülebilmekmiş.
Gökten üç akide şekeri düşmüş: Biri her zaman dua eden Davut Dede ve Zeynep Nine'ye. Biri büyüklerine saygılı Ali ve Nisa'ya. Biri de bayramların kıymetini bilen, kalbi sevgi dolu tüm çocuklara.

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 61
Beğenmedim Beğenmedim 5
Sevdim Sevdim 38
Güldüm Güldüm 7
Kızdım Kızdım 2
Üzüldüm Üzüldüm 2
Şaşırdım Şaşırdım 2