Bir Uzay Masalı

Küçük Fenerci ve Sönen Yıldızlar Krallığı masalında, minik bir gezgin sönen yıldızları kurtarmak için sevginin ışığını keşfeder. Büyülü bir uzay yolculuğu.

Bir Uzay Masalı - Masal Oku

Bir varmış bir yokmuş, kadife gibi kapkara gökyüzünün en ıssız köşesinde, üstünde küçücük bir fenerin sallandığı yusyuvarlak bir gezegen varmış. Bu minik dünyanın biricik sahibi, saçları gecenin karası kadar koyu, gözleri iki damla ışık gibi parlayan küçük bir fenerciymiş. Sırtında yıldız tozu lekeleriyle bezenmiş lacivert bir tulum, elinde ise hiç sönmeyen küçük bir fener taşırmış. Her akşam gezegeninin tepesine çıkar, avucundaki fenerle uzaktaki yıldızlara "iyi geceler" der, karşılığında onların ışıl ışıl kırpışmasını izlermiş. Fenerinin sıcacık ışığı, o küçük gezegeni bir kucak gibi sarar sarmalarmış.

Bir Uzay Masalı - Masal Oku

Derken bir gece, uzaklardaki gökkubbede tuhaf bir şey olmuş; her zaman pırıl pırıl gülümseyen yıldızlardan biri, sonra diğerleri teker teker sönüvermiş. Küçük fenerci meraka kapılıp minik roketine binmiş, fıs fıs sesler çıkaran motoruyla yola koyulmuş. Uzun bir yolculuğun ardından, bir zamanlar gökyüzünün en görkemli yeri olan Yıldızlar Krallığı'na varmış. Ne var ki krallığın kuleleri kararmış, sokakları buz gibi soğumuş, tahtında oturan yaşlı Yıldız Kralı ise soluk soluk parlıyormuş. "Ah minik gezgin," demiş kral titrek bir sesle, "krallığımın yıldızları sönüyor, çünkü halkım artık ışığını kimseyle paylaşmıyor. Herkes kendi ışığını saklıyor, yalnız kaldıkça sönüp gidiyoruz." Küçük fenerci bu sözler karşısında yüreği burkularak etrafına bakınmış; her yıldız kendi köşesine büzülmüş, ışığını bir sır gibi göğsünde gizliyormuş.

Bir Uzay Masalı - Masal Oku

Küçük fenerci düşünmüş taşınmış, sonra fenerini kaldırıp krallığın orta meydanına çıkmış. "Bakın," demiş yumuşacık bir sesle, "benim fenerim tek başına da yanar, ama ışığını sizinle paylaşınca sönmez, tam tersine daha da büyür!" Sonra fenerini en yakınındaki soluk yıldıza uzatmış; o küçük yıldız fenerin ışığıyla dokununca yeniden pırıl pırıl parlamış. O parlayan yıldız da ışığını yanındakine vermiş, o da bir başkasına... Meydanda hafif bir esinti dolaşmış, sanki gökyüzü derin bir nefes almış gibi. Işıklar birbirine değdikçe krallık yeniden aydınlanmaya başlamış, kararan kuleler altın gibi ışıldamış, buz tutmuş sokaklar sımsıcak olmuş. Yaşlı Yıldız Kral'ın soluk yüzü de yavaş yavaş canlanmış, gözlerinden minicik ışık damlaları süzülmüş.

Bir Uzay Masalı - Masal Oku

O geceden sonra Yıldızlar Krallığı hiç kararmamış; her yıldız ışığını komşusuyla paylaşmayı öğrenmiş, gökyüzü eskisinden bin kat daha görkemli parlamış. Küçük fenerci roketine binip kendi minik gezegenine dönmüş, ama artık her akşam yıldızlara sadece "iyi geceler" demekle kalmayıp, fenerinin ışığını da onlarla paylaşırmış. Uzaktan bakanlar, o küçük gezegenle koca krallığı bir ışık köprüsünün birbirine bağladığını görürmüş. Sevgiyi ve ışığı paylaşmak insanı da, yıldızları da yalnızlıktan kurtarırmış; çünkü paylaşılan hiçbir şey azalmaz, büyürmüş. Gökten üç minik ışık düşmüş, biri cömert küçük fenerciye, biri yeniden parlayan yaşlı Yıldız Kral'a, biri de masalımızı dinleyip sevgisini ve elindekini arkadaşlarıyla paylaşan tüm uslu çocuklara.

Bir Uzay Masalı - Masal Oku

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 9
Beğenmedim Beğenmedim 3
Sevdim Sevdim 16
Güldüm Güldüm 2
Kızdım Kızdım 1
Üzüldüm Üzüldüm 2
Şaşırdım Şaşırdım 1