Çarşamba ve Sihirli Okul
Çarşamba adlı kız özel bir okula gider ve orada sihirli dostlar edinir

Bir zamanlar Çarşamba adında minik bir kız varmış. Çarşamba'nın saçları siyah, gözleri büyük ve çok meraklıymış. Annesi her sabah ona güzel elbiseler giydirirmiş. Bir gün annesi ona özel bir okula gideceğini söylemiş. "Yaşasın!" diye bağırmış Çarşamba sevinçle.
Okul çok farklıymış, duvarları mor ve yeşil renklerle boyanmış. Kapısı büyük ve üzerinde yıldızlar varmış. Kapıda yaşlı bir öğretmen karşılamış onu. "Hoş geldin Çarşamba, ben Bayan Ay" demiş nazikçe. Çarşamba "Merhaba" demiş utangaç bir sesle. Bayan Ay'ın gözleri çok güler yüzlüymüş.
Sınıfa girdiğinde çok şaşırmış Çarşamba. Orada konuşan bir kedi, uçan bir baykuş ve dans eden küçük periler varmış. Kedi "Miyavvv, hoş geldin yeni arkadaş!" demiş neşeyle. Baykuş "Huuu huuu, merhaba!" diye ötmüş. Çarşamba gözlerini ovuşturmuş, rüya mı görüyorum diye düşünmüş. Ama hayır, gerçekmiş hepsi.
Bayan Ay "Bu okul sihirli" demiş gülümseyerek. "Burada herkes özeldir ve güzel şeyler öğrenir. Sen de çok özel bir kızsın Çarşamba." Çarşamba çok heyecanlanmış bu sözleri duyunca. İlk derslerinde renkli kalemlerle resim yapmış, şarkılar söylemiş. Kalemi "şıp şıp" sesler çıkararak kendiliğinden hareket etmiş. Ne kadar eğlenceliymiş!
Teneffüste bahçeye çıkmışlar hep birlikte. Orada konuşan çiçekler, gülen ağaçlar varmış. Çiçekler renkli renkli dans ediyormuş. Bir çiçek "Selaaaam güzel kız!" diye bağırmış Çarşamba'ya. O da "Selam güzel çiçek" diye karşılık vermiş mutlulukla. Çok eğlenmiş bahçede koşarken. Ağaçlar "hışır hışır" seslerle alkışlamış onu.
Öğle yemeğinde sihirli yemekler yemişler. Tabaklar kendiliğinden dolmuş lezzetli yemeklerle. Bardaklar "gulu gulu" sesler çıkararak süt doldurmuş. Çarşamba arkadaşlarıyla birlikte kahkahalarla gülmüş. Yemekler çok lezzetliymiş, sanki annesinin yaptığı gibi. Artık bu okulu çok sevdiğini anlamış. Kalbi "çat çut" sevinçle atmış.
Akşam eve dönerken çok mutluymuş Çarşamba. Annesine tüm gün yaşadıklarını heyecanla anlatmış. "Konuşan kediler var anne, uçan baykuşlar var!" demiş. "Yarın da gidebilir miyim?" diye sormuş umutla. Annesi "Tabii ki canım" demiş ve onu sıkıca sarılmış. Çarşamba o gece rüyasında bile okulu görmüş.
Ertesi gün Çarşamba koşarak okula gitmiş. Artık sihirli okulun en mutlu öğrencisiymiş. Her gün yeni şeyler öğrenmiş, güzel dostluklar kurmuş. Kediyle oyunlar oynamış, baykuşla şarkılar söylemiş. Perilerle dans etmiş, çiçeklerle konuşmuş. Okulu o kadar sevmiş ki hafta sonlarını bile iple çekmeye başlamış.
Günler geçmiş, Çarşamba daha da mutlu olmuş. Artık okula giderken korkmuyor, heyecanlanıyormuş. Sihirli arkadaşları ona her gün yeni şeyler öğretiyormuş. Paylaşmayı, yardımlaşmayı, güzel konuşmayı öğrenmiş. Bayan Ay ona "Sen çok güzel bir kız oldun Çarşamba" demiş. Çarşamba gururla gülümsemiş.
Çarşamba böylece öğrenmiş ki yeni yerler korkutucu değilmiş. Arkadaş olmak çok güzelmiş ve farklı olmak hiç sorun değilmiş. Her çocuk gibi o da çok özelmiş ve sevilmeyi hak ediyormuş. Okula gitmek aslında çok eğlenceliymiş. Gökten üç sihirli yıldız düşmüş: biri Çarşamba'nın mutluluğuna, biri bu masalı dinleyen güzel çocuklara, biri de tüm dünyada okula giden cesur çocuklara. İşte masalımız burada biter, mutlu günler diler.
Tepkiniz Nedir?






