Gezgin Horoz ile Yıldızlar
Cesur horoz Horozali'nin uzaydaki macerası, kaybolan melodi peşinde bir maceraya hazır olun.
Bir varmış bir yokmuş, uzak mı uzak galaksilerin birinde, tüyleri gökkuşağı renklerinde parlayan, her sabah uzayın derinliklerine yankılanan neşeli bir ötüşle uyanan bir horoz yaşarmış. Adı Horozali’ymiş. Horozali’nin sıradan horozlardan farkı, kanatlarının altında gizli bir rüya taşımasıymış: Yıldızların fısıltılarını duymak, evrenin en derin melodisini keşfetmek. Her gece, gözleri gökyüzündeki pırıltılara takılırmış, sanki her biri ona bir şarkı söylermiş gibi. Kırmızı ibiği, uzayın sonsuz boşluğunda bir fener gibi süzülür, her adımında kozmik tozlar ayaklarının altından pırıl pırıl yükselirmiş.
Günlerden bir gün, Horozali’nin yaşadığı gezegenin gökyüzünde, daha önce hiç görülmemiş, mor ve yeşil tonlarında parlayan devasa bir kozmik bulut peydahlanmış. Bu bulut, gezegenin en güzel melodilerini, kuşların cıvıltılarını, rüzgarın uğultusunu ve hatta Horozali’nin neşeli ötüşünü bile alıp götürmüş. Dünya sessizliğe bürünmüş, renkler solmuş, neşe kaybolmuş. Horozali, bu sessizliğin ardından kalbinde bir sızı hissetmiş. Anlamış ki, evrenin uyumu bozulmuştu ve bu büyülü melodiyi geri getirmek için cesur bir yolculuğa çıkması gerekiyormuş. Kanatlarını çırpmış, fırrr! diye bir sesle, daha önce hiç gitmediği, bilinmez galaksilere doğru süzülmüş.
Yolculuğu sırasında, devasa asteroitlerin arasından geçmiş, renkli nebulaların içinden geçmiş, göktaşlarının şıp şıp sesleriyle dans etmiş. Karşısına çıkan her yeni gezegen, ona farklı bir sır fısıldamış. Bir gezegende, altından tüyleri olan bilge bir baykuşla karşılaşmış. Baykuş, Horozali’ye, melodiyi çalanın, sadece yalnızlığıyla beslenen, gri tüylü, melankolik bir uzay tilkisi olduğunu söylemiş. Tilki, evrenin tüm neşesini kendi yalnızlığına hapsetmiş, çünkü kimse onun şarkılarını dinlememiş. Horozali, tilkinin inine doğru ilerledikçe, kalbinde hem korku hem de merhamet yükselmiş. Inin girişinde, tilkinin hüzünlü ve tekdüze bir mırıldanma sesi duyulmuş. Horozali, derin bir nefes almış ve içeri süzülmüş.
Horozali, tilkinin karşısına çıktığında, tilkinin gözlerinde derin bir hüzün görmüş. Horozali, içten bir sesle kendi neşeli ötüşünü bırakmış, tilkinin yalnızlığına bir umut ışığı olmuş. Tilki, ilk başta şaşırmış, sonra Horozali’nin saf ve içten şarkısına kayıtsız kalamamış. Horozali, tilkiye, her canlının kendi melodisinin evrenin büyük uyumunda bir yeri olduğunu, kimsenin yalnız kalmaması gerektiğini anlatmış. Tilki, Horozali’nin sözlerinden ve şarkısından etkilenmiş, kalbindeki buzlar çözülmüş ve çaldığı tüm melodileri serbest bırakmış. Evren yeniden renklenmiş, sesler geri gelmiş, Horozali’nin gezegeni tekrar neşeyle dolmuş. Gökten üç pırıl pırıl yıldız düşmüş; biri Horozali’nin cesaretine, biri uzay tilkisinin değişen kalbine, biri de kendi melodisini evrenin uyumuna katan tüm çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
5
Beğenmedim
1
Sevdim
18
Güldüm
2
Kızdım
0
Üzüldüm
1
Şaşırdım
1
