Toz Pembe Bir Masal

Gülmenin yasak olduğu Gri Krallık'ta, gülücükler yayılır.

Toz Pembe Bir Masal

Bir varmış bir yokmuş... Dünyanın en gri, en ciddi ve en somurtkan ülkesi olan Gri Krallık'ta, gülmek kesinlikle yasakmış. Burada yaşayan Kral Asık surat, sabahları aynaya bakıp kaşlarını çatar, "Bugün de ne kadar ciddiyim, aferin bana!" dermiş. Krallıkta kurallar çok sıkıymış: Çiçekler sadece gri açabilir, kuşlar sessizce uçabilir ve kimse kimseyi gıdıklayamazmış!
Bir gün, bulutların üzerindeki Neşe Fabrikası'nda çalışan, dağınık kırmızı saçlı, yeşil tulumlu ve oldukça sakar peri Pırpır, çok önemli bir görev almış. Görevi, "Mutluluk Tozu"nu Gökkuşağı Ülkesi'ne götürmekmiş. Ama Pırpır o gün uykusunu alamadığı için yanlışlıkla, üzerinde kocaman bir burun resmi olan "Sihirli Pembe Hapşırık Tozu" çuvalını sırtlamış!

Pırpır, Gri Krallık'ın üzerinden uçarken, burnuna yaramaz bir sinek konmuş. Pırpır, "Pişşt! Git buradan!" diyerek ellerini sallarken dengesini kaybetmiş. Elindeki kocaman çuval parmaklarının arasından kayıp aşağıya, tam da Kral'ın avlusuna düşmüş.
Çuval patlayınca etrafa devasa, pufuduk, simli ve pespembe bir toz bulutu yayılmış. Toz o kadar hafif ve gıdıklayıcıymış ki rüzgarla her sokağa dağılmış.
Önce sarayın kapısındaki somurtkan nöbetçiler etkilenmiş. Mızraklarını tutmaya çalışırken burunları titremeye başlamış: "Hapşu! Hapşu!"
Ama bu sıradan bir hapşırık değilmiş! Her hapşıranın burnu palyaço burnu gibi pembeleşiyor, kıyafetleri değişik hale geliyormuş ve gülüyormuş.

Ciddi Nöbetçi Başı, "Hapşuuu! hihihi! Tutmayın beni dans edeceğim!" diyerek bale yapmaya başlamış.
Toz bulutu Kral Asık'ın balkonuna ulaşmış. Kral, aşağıda dans eden nöbetçileri görünce küplere binmiş.
"Bu da ne böyle? Ciddiyet bozuluyor! Muhafızlar! Şu pembe dumanı derhal tutuklayın!" diye bağırmış. Ama duman tutuklanır mı hiç? Pembe toz, Kral'ın emrine aldırmadan burnuna dolmuş.
Kralın o meşhur gri bıyıkları titremiş, gözleri sulanmış ve...

"HAPŞUUUUUU!" diye öyle bir hapşırmış ki, sarayın camları tıngırdamış.
Kral hapşırdıkça etrafındaki gri duvarlar pamuk şekeri pembesine, somurtkan heykeller gülen suratlara dönüşüyormuş. Atlar kişnemeyi bırakıp "Cik cik!" diye ötmeye başlamış. Kral Asık, kendine engel olamayıp göbeğini tuta tuta kahkahalar atmaya başlamış.
Kral hapşırdıkça halk da hapşırmış. Bütün krallık "Hapşu! Çok yaşa! Sen de gör!" sesleriyle inlemiş. Gri Krallık bir anda Toz Pembe Krallık olmuş. İnsanlar yerlerde yuvarlanarak gülüyor, hapşırdıkça havaya pembe baloncuklar çıkıyormuş.
Yukarıdan her şeyi izleyen Pırpır, utana sıkıla aşağı inmiş. "Eyvah! Krallığı mahvettim, şimdi beni zindana atacaklar," diye düşünmüş. Titreyerek Kral'a yaklaşmış: "Çok... çok özür dilerim Kralım! Yanlış tozu düşürdüm!"

Ama Kral Asık, gözünden yaşlar gelerek gülmüş ve Pırpır'ın elini sıkmış: "Özür dileme küçük peri! Ben yıllardır bu kadar eğlenmemiştim. Meğer somurtmak ne kadar yorucuymuş, gülmek ise kuş gibi hafifletiyormuş!"
O günden sonra Kral Asık, adını Kral Kıkırdak olarak değiştirmiş. Krallıkta somurtmak yasaklanmış, her yere "Dikkat! Gülme Tehlikesi" tabelaları asılmış.
Gökten üç pembe toz zerresi düşmüş: Biri sakar peri Pırpır'ın burnuna, biri neşelenen Kral'ın tacına, biri de hayatı toz pembe görmeyi seven çocukların yastığına.

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğendim Beğendim 5
Beğenmedim Beğenmedim 0
Sevdim Sevdim 6
Güldüm Güldüm 1
Kızdım Kızdım 0
Üzüldüm Üzüldüm 1
Şaşırdım Şaşırdım 0