Taklitçi Köpek Masalı
Simge Hanım'ın akıllı ve altın tüylü köpeği, her gün parktaki çocukları gizlice taklit ederek tek başına oynar.
Bir varmış bir yokmuş... Kaydırakların neşeyle parladığı, salıncakların gökyüzüne uçtuğu, ağaçların rüzgarda şarkı söylediği yemyeşil bir çocuk parkı varmış. Bu parka her sabah, yüzünden gülümsemesi eksik olmayan Simge Hanım ve onun altın rengi, yumuşacık tüylü, upuzun kulaklı köpeği gelirmiş.
Simge Hanım bankta kitabını okurken, köpeği uslu uslu çimlerde otururmuş. Ama bu köpek hiç de sıradan değilmiş! O, dünyanın en gizli ve en komik taklitçisiymiş. Diğer köpekler gibi top peşinde koşmak yerine, parktaki çocukları izlemeye bayılırmış.
Bir gün bir çocuk tek ayak üzerinde sekmeye başlamış. Köpek hemen çimlerin arkasına saklanmış ve o da tek arka patisi üzerinde sekerek ilerlemeye çalışmış! Başka bir gün bir kız çocuğu görünmez bir gitar çalıyormuş. Köpek yere sırtüstü yatmış, arka patisiyle karnını ritmik bir şekilde kaşıyarak gitar taklidi yapmış! Ama bunları hep gizlice, tek başına yaparmış.
Bir salı sabahı, kırmızı şapkalı, zeki bir çocuk olan Mustafa parka gelmiş. Mustafa oyun oynamadan önce etrafı incelemeyi çok severmiş. Birden, ağacın arkasında duran altın tüylü köpeği fark etmiş. Köpek, kaydıraktan kayan çocukları izliyor, sonra da çimenlik bir tepeden kendi kendine yuvarlanarak "kayıyormuş"!
Mustafa . "Bu köpek çocuk taklidi yapıyor!" diye düşünmüş. Gidip onu sevmek yerine, zekice bir şaka yapmaya karar vermiş.
Mustafa, köpeğin onu görebileceği bir yere geçmiş. Önce kollarını iki yana açıp heykel gibi donup kalmış. Göz ucuyla köpeğe bakmış. Köpek de hemen patilerini iki yana açıp heykel gibi donmuş!
Mustafa gülmemek için kendini zor tutmuş. "Demek benimle oynuyorsun," demiş.
Mustafa bu sefer yavaş çekimde yürüyen bir astronot taklidi yapmaya başlamış. Adımlarını ağır ağır atıyormuş.
Köpek bunu görünce ön patilerini havaya kaldırmış ve arka patileri üzerinde, tıpkı aydaki bir astronot gibi ağır çekimde geriye doğru yürümeye başlamış!
Bunu gören Mustafa : "Sen bir harikasın!"
Oyun daha da komikleşmiş. Mustafa, elleriyle yüzünü kapatıp "Ce-eee!" yapmış. Akıllı köpek de o uzun, yumuşak kulaklarını patileriyle gözlerinin üzerine indirmiş ve kulaklarını kaldırarak kendi dilinde "Ce-eee!" yapmış.
Simge Hanım, Mustafa'nın kahkahalarını duyup kitabından başını kaldırmış. Köpeğinin Mustafa ile senkronize bir şekilde dans ettiğini görünce çok şaşırmış.
"İnanamıyorum! O hep tek başına oynardı," demiş Simge Hanım.
Mustafa köpeğin yanına koşmuş ve onun yumuşacık boynuna sarılmış. "Çünkü o sadece taklit etmek değil, bizimle oyun oynamak istiyormuş Simge Abla!" demiş. "Onu oyunumuza dahil etmediğimiz için uzaktan kendi kendine eğleniyordu."
Simge Hanım ve Mustafa haklı olduklarını anlamışlar. Hayvanlar da tıpkı çocuklar gibi oyun oynamak, bir grubun parçası olmak isterlermiş. O günden sonra parktaki bütün çocuklar, altın tüylü köpeği "Baş Taklitçi" seçerek oyunlarına almışlar. Köpek bir daha asla ağaç arkasında tek başına oynamamış.
Gökten üç altın tüy düşmüş: Biri sessizce eğlenen akıllı köpeğe. Biri etrafındaki güzellikleri fark eden dikkatli Mustafa'ya. Biri de oyunlarına herkesi dahil eden kocaman kalpli çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
48
Beğenmedim
3
Sevdim
47
Güldüm
17
Kızdım
1
Üzüldüm
0
Şaşırdım
10
