Okula Başlama Masalı
Minik Elif'in okulun büyülü kapılarını açıp yeni dostluklar kurduğu, öğrenmenin keyfini keşfettiği sıcacık bir masal.
Bir varmış bir yokmuş, uzak diyarların birinde, yemyeşil ağaçların gölgelendirdiği, çiçeklerin rengarenk gülümsediği bir bahçenin ortasında, minicik bir evde Elif adında bir kız yaşarmış. Elif, kocaman, meraklı gözleriyle etrafına bakar, her şeyi öğrenmek istermiş. Parmak uçlarında yükselip pencereden dışarıyı seyreder, yaz güneşinin pırıl pırıl parladığı günlerde, bahçede oynayan çocukların seslerini dinlermiş. En çok da, bahçelerinin sonunda yükselen, rengarenk bayraklarla süslü o büyük binayı merak edermiş. Annesi, "Orası okul Elif'ciğim, yakında sen de oraya gideceksin," dermiş hep. Elif'in kalbi, her duyduğunda tatlı bir heyecanla pır pır edermiş. Okulun nasıl bir yer olduğunu, içinde neler sakladığını düşündükçe, yaz tatilinin bitmesini iple çekermiş.
Yaz günleri, kelebeklerin dans ettiği, kuşların cıvıl cıvıl şakıdığı (cıvıl cıvıl) bir rüya gibi akıp geçmiş. Elif, annesiyle birlikte okul alışverişine çıkmış. Rengarenk kalemler, mis kokulu silgiler, yepyeni bir beslenme çantası ve üzerinde en sevdiği çizgi film karakterinin olduğu bir sırt çantası almışlar. Elif, her bir eşyayı eline aldığında, sanki okulun büyülü dünyasına bir adım daha yaklaşıyormuş gibi hisseder, gözleri parıl parıl parlarmış. Eve döndüklerinde, çantasını yatağının başucuna koymuş, her gece uyumadan önce ona bakıp gülümsemiş. Okulun ilk günü gelip çattığında, Elif'in kalbi sevinçle dolup taşmış. Annesi saçlarını özenle taramış, en güzel elbisesini giydirmiş. Minik elleriyle sırt çantasını kavrayıp, annesinin elini tutarak okulun yolunu tutmuşlar. Kapıdan içeri adım attıklarında, Elif'i rengarenk duvarlar, neşeli resimler ve daha önce hiç görmediği kadar çok çocuk karşılamış. Kalbi hızla çarparken, etrafına şaşkınlıkla bakmış.
Sınıfın kapısından içeri girdiklerinde, Elif'i güler yüzlü bir öğretmen karşılamış. Öğretmenleri, "Hoş geldiniz çocuklar, ben Ayşe öğretmeniniz!" demiş sıcacık bir sesle. Sınıfta birçok yeni arkadaş varmış. Bazıları annelerinin elini sıkıca tutmuş, bazıları etrafa merakla bakınıyormuş. Elif, pencere kenarındaki bir masaya oturmuş, küçük parmaklarıyla masanın üzerindeki renkli boyaları incelemeye başlamış. Öğretmenleri, onlara şarkılar öğretmiş, oyunlar oynatmış. Elif, ilk başta biraz çekingen davransa da, diğer çocukların neşeli kahkahalarını duydukça yavaş yavaş rahatlamış. Özellikle yanındaki sarı saçlı küçük kızla göz göze geldiklerinde, ikisi de birbirine tatlı bir şekilde gülümsemiş.
Günün sonunda, Elif eve dönerken, sırt çantası artık sadece kitaplarla değil, yeni anılarla ve kocaman bir gülümsemeyle doluymuş. Okulun, yaz tatilini beklemeye değer bir macera olduğunu, her gün yeni bir şeyler keşfedeceği harika bir dünya olduğunu öğrenmiş. Şimdi her sabah, yeni bir günün ve yeni bir öğrenme macerasının heyecanıyla uyanıyormuş. Okul, Elif için sadece bir bina değil, kocaman bir arkadaşlık ve keşif bahçesiymiş. Gökten üç pırıl pırıl kalem düşmüş, biri Elif'e, biri yeni arkadaşlarına, biri de öğrenmenin keyfini keşfeden tüm çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
27
Beğenmedim
1
Sevdim
25
Güldüm
6
Kızdım
0
Üzüldüm
1
Şaşırdım
6
