Ramazan Davulcusu Masalı
Ramazan ayında sahur vaktinin habercisi olan Davulcu Davut Amca, bu gece yanına meraklı küçük İsmail'i alır.
Bir varmış bir yokmuş... Minarelerinde kandillerin ışıl ışıl yandığı, Arnavut kaldırımlı sokaklarında huzurun dolaştığı eski ve güzel bir mahallede, Ramazan ayı gelmiş. Herkesin heyecanla beklediği bu ayda, mahallenin en sevilen kişisi Davulcu Davut Amca imiş. Davut Amca, yıllardır her gece sahur vakti geldiğinde davulunu omzuna asar, insanları tatlı uykularından oruç tutmaya uyandırırmış.
Mahallenin meraklı ve temiz kalpli genci İsmail, o gece uyumamış. Penceresinden Davut Amca'yı bekliyormuş. Davut Amca sokağa girince İsmail koşarak kapıya çıkmış.
"Davut Amca! Davut Amca! Ben de seninle gelebilir miyim? İnsanları nasıl uyandırdığını çok merak ediyorum," demiş.
Davut Amca, beyaz sakalını sıvazlayıp gülümsemiş: "Gel bakalım İsmail. Ama sessiz olacağız, davulun sesi yetecek. Bu gece benim fenerimi sen taşı."
Birlikte yola koyulmuşlar. Davut Amca tokmağı davula vurmaya başlamış: "GÜM GÜM GÜM!
Sessiz sokaklar davulun sesiyle yankılanmış. Davut Amca, o gür sesiyle bir mani okumaya başlamış:
"Besmeleyle çıktım yola,
Selam verdim sağa sola,
A benim ağalarım beylerim,
Sahurunuz mübarek ola!"
İsmail, elindeki fenerle yolu aydınlatırken sormuş: "Davut Amca, insanlar neden gece yarısı uyanıp yemek yiyorlar? Uykuları bölünmüyor mu?"
Davut Amca, davula bir daha vurmuş ve anlatmış: "Evlat, buna Sahur denir. Biz Müslümanlar, Allah rızası için oruç tutarız. Sahur yemeği ise bize gün boyu dayanma gücü verir, berekettir. Uykudan kalkıp yemek yemek ve niyet etmek, orucun en güzel başlangıcıdır."
Onlar yürüdükçe, evlerin ışıkları birer birer yanmaya başlamış.
Pencerelerden bakan teyzeler, amcalar Davut Amca'ya ve minik yardımcısı İsmail'e el sallamışlar. Kimi sepetle aşağıya bahşiş, kimi de sıcak poğaça bırakmış. İsmail, insanların yüzündeki o tebessümü görünce çok mutlu olmuş. Kimse uykusu bölündüğü için kızmıyor, aksine dua ediyormuş.
Mahallenin sonuna geldiklerinde, Davut Amca İsmail'e dönmüş: "Gördün mü İsmail? Biz sadece gürültü yapmıyoruz, insanları bir ibadete, bir güzelliğe çağırıyoruz. Davulun sesi, Ramazan'ın neşesidir."
İsmail o gece evine döndüğünde annesiyle babası sahura kalkmışmış. İsmail de onlara katılmış. "Niyet ettim Allah rızası için oruç tutmaya," diyerek ilk orucuna hazırlanmış.
O günden sonra İsmail, Ramazan'ı ve sahur vaktini daha çok sevmiş. Çünkü biliyormuş ki, sokakta yankılanan o "Güm güm" sesi, birlik, beraberlik ve bereketin sesiymiş.
Gökten üç hurma düşmüş: Biri maniler söyleyen Davut Amca'ya. Biri feneri taşıyan İsmail'e. Biri de sahura kalkıp niyet eden güzel kalpli çocuklara.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğendim
85
Beğenmedim
4
Sevdim
55
Güldüm
9
Kızdım
3
Üzüldüm
2
Şaşırdım
6

Harika bir hikaye. çok güzel bir örnekle ramazan ı şerifi anlatmışsınız. Allah razı olsun inşallah